11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/1530 E. , 2010/7447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2007/295 - 2008/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin LPG alanında faaliyet gösterdiğini, davalının bayisi olmadığı halde işyerinde müvekkili markasını taşıyan tüpleri bulundurduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, haksız rekabetin men’ine, 3.000.00 YTL maddi ve 6.000.00 YTL manevi tazminatın 26.09.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, tüplerin toplatılmasına, imhasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüplerin boş olduğunu, satış veya dolum için toplanmadığını, takas amaçlı bulundurulduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının, davacı bayisi olmadığı halde tüplerini işyerinde şahsi ihtiyaçtan fazla bulundurduğu, bu durumun TTK.nun 56 ve 57/10 ncu maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, davacının maddi ve manevi zararının doğduğu gerekçesiyle davalının haksız rekabetin men’ine, 3.000.00 YTL maddi ve 500.00 YTL manevi tazminatın 29.09.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, haksız rekabetin men’i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle ayrıca 500.00 YTL manevi tazminata hükmedilmiştir. Ancak, haksız fiilin özel bir türü olan haksız rekabet eyleminin gerçekleştiği tarih, davalı işyerinde ele geçirilen davacı markalarını taşıyan tüplerin çeşidi, sayısı, manevi tazminatın amacı, paranın alım gücü, aynı alanda faaliyet gösteren davalı tacirin basiretli hareket etmesi yükümlülüğü, davacının ticari itibarında zedelenmesi dikkate alındığında davacı yararına daha makul bir tutarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3.Ayrıca, uyuşmazlık TTK.nun 4 ncü maddesinde tanımlanan, ticari iş olarak nitelenen ve aynı Kanunun 56 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan haksız rekabetten kaynaklanmaktadır. Esasen, haksız rekabet, haksız fiilin özel bir türüdür. Taraflar da tacirdir. Tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Bu durum karşısında, uyuşmazlığın ticari işten kaynaklandığı, kaldı ki tarafların tacir olduğu, davacının ticari işlerde mümkün avans faizi oranında temerrüt faizi talep etmesinde bir yanlışlık bulunmadığı dikkate alınıp, talep gibi temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faiz oranı üzerinden karar verilmesi de yanlış olmuştur.
4.Öte yandan, maddi ve manevi tazminat istemleri, birbirlerinden ayrı davalardır. Objektif dava birleşmesi sonucu birlikte açılmıştır. O halde, manevi tazminat davasının kabulü nedeniyle davacı yararına ayrıca vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuş, bu yönüyle de kararın bozulması gerekmiştir.