12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/2013 E. , 2023/5683 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Davacı hakkında dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 12.07.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle;
CMK'nın 250 nci maddesi ile görevli İstanbul 9 uncu Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2009 tarih ve 2009/697 teknik takip numaralı arama, el koyma ve onama kararı ile müvekkiline ait olan fakat o tarihte yakın akrabası dava dışı ...'in geçici zilyetliğinde bulunan ... plaka sayılı Porsche Cayenne Turbo marka 2008 model arazi taşıtına uyuşturucu naklinde kullanıldığından bahisle el konulduğunun, Adana 7 nci Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/208 esas ve 2013/82 karar sayılı ilamı ile sanık ...'in yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verildiği, müvekkile ait olan ... plaka sayılı aracın karar kesinleştiğine iadesine karar verildiği, kararın 16.07.2013 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, müvekkilinin hiç bir alakası ve ilgisi olmamasına rağmen kendisine ait olan lüks bir araca 4 yıl boyunca el konulduğunun, müvekkilinin haksız el koyma nedeni ile uğramış olduğu 100.000,00 TL maddi zararının avukatlık ücreti ile birlikte davalı hazineden alınarak müvekkiline verilmesini, dava ve talep etmiştir.
2.Davalı vekili 18.11.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmadığını, mükerrer dava açılmasının önlenmesi için davacının ikametgahının araştırılmasını, maddi zararların ispatlanmış olmadığını, tazminat talebinin haksız zenginleşmeye yolaçacak nitelikte olduğunu beyanla tüm taleplerin reddini, öne sürmüştür.
3.Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2013/254 Esas, 2014/427 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 40.050,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4.Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2013/254 Esas, 2014/427 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 12.12.2016 tarihli ve 2016/117 Esas, 2016/13258 Karar sayılı kararı ile; ..16.06.2009-09.03.2010 tarihleri arasında davacının aracından yararlanamamış olması hususu dikkate alındığında, tazminata esas dava dosyası incelenerek, bu süreç içerisinde, davacının, aracının kendisine teslim edilmesi hususunda herhangi bir talebinin bulunup bulunmadığı, talepte bulunmuş ise hangi sebebe dayanılarak iade edilmediği, bu şekilde davacıya ait olan aracın 09.03.2010 tarihine kadar teslim edilmemesinin davacının eylemlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu açıklığa kavuşturulup, diğer yandan, zarar hesaplanırken, 16.06.2009-09.03.2010 tarihleri arasında davacının sahibi olduğu aracın yıpranması sonucu oluşacak, bakım, tamir ve amortisman giderlerinin dikkate alınması gerekirken, aracın bir günlük kira bedeli dikkate alınmak suretiyle maddi zararın belirlenmesi, kabul ve uygulamaya göre de; hükmedilen maddi tazminat miktarına göre belirlenecek nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretini geçtiğinin anlaşılması karşısında, davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2018 tarihli ve 2017/29 Esas, 2018/187 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
6.Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2018 tarihli ve 2017/29 Esas, 2018/187 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.02.2020 tarihli ve 2019/10727 Esas, 2020/876 Karar sayılı kararı ile; ..ceza davasına esas Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/208-2013/82 sayılı dosyanın Ceza Genel Kurulunun 2015/500 esasına kaydedildiği tespit edildiği, Ceza Genel Kurulu Başkanlığının 16.02.2018 tarihli yazısında, ... adına kayıtlı ... plakalı araca ilişkin olarak sanık ... müdafii tarafından 10.06.2010 tarihli dilekçe ile araç üzerindeki tedbirin teminat karşılığında, 16.05.2016 tarihli dilekçe de ise kesinleşmiş karar gereğince tedbirin kaldırılmasının talep edildiği, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesince 08.04.2013 tarihli karar ile mahkumiyet hükümlerinin kesinleşmesi akabinde söz konusu aracın iadesine karar verildiğinin bildirilmiş olmasına karşın, el koyma sürecinde, davacının, aracının kendisine teslim edilmesi hususunda herhangi bir talebinin bulunup bulunmadığı, talepte bulunmuş ise aracın hangi sebebe dayanılarak iade edilmediği hususunun belirtilmediği, bu kapsamda, Dairemizin 12.12.2016 tarih, 2016/117-2016/13258 sayılı ilamının gereği tam olarak yerine getirilip, tazminata esas dava dosyası incelenerek, davacıya ait olan aracın 09.03.2010 tarihine kadar teslim edilmemesinin davacının eylemlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, kanuna aykırı olduğundan bahisle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
7.Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2020/177 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 36.355,89 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 13.04.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; El koyma işlemi yasal koşullara göre verildiğini, maddi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı kendi kusurlu eylemlerinin sonucuna katlanması gerektiğini, tazminatı gerektiren bir hususun bulunmadığından usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana (kapatılan) 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/208 Esas – 2013/82 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, uyuşturucu madde nakletme suçundan davacının malen sorumlu sıfatıyla aracına 16.06.2009 tarihinde el konulduğu, aracın 09.03.2010 tarihinde yediemin sıfatıyla davacıya teslim edildiği, ... isimli şahıs hakkında yapılan yargılama sonucunda bu kişinin delil yetersizliğinden beraatine, araç üzerinde bulunan tedbir şerhinin ise kaldırılmasına karar verildiği, kararın 13.11.2014 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, ... plakalı aracın el koyma ve teslim tarihleri arasında hasara uğradığı veya hareketsizlikten dolayı araçta zarar oluştuğuna ilişkin bir tespitin olmadığı, davacı araç malikinin orta sınıfın üzerinde bir aracı el koyma tarihlerinde kiralaması durumunda günlük ortalama 150,00 TL ödemesi gerektiği, davacı araç sahibinin el koyma tarihlerinde araç kiraladığına ilişkin dosyaya sözleşme ve fatura ibraz etmediği, davacı adına kayıtlı aracın ticari bir maksatla kullanılmadığı, bu nedenle kazanç kaybının olmadığı, ... plakalı 2008 model Porsche Cayenne Turbo marka araç 16.06.2009-09.03.2010 tarihleri arasında 267 gün bağlı kaldığını, araç piyasasında 267 gün bağlı kalmış bir araçla, 267 gün kullanılmış aynı araç arasında satış değerinde bir farklılık olmayacağı, hatta kullanılan aracın yaptığı Km fazla olacağından değerinde bir miktar daha azalma olacağını, aracın bağlı kalması yanı hareketsiz kalmasından dolayı değer kaybetmediği değerlendirilmiş, Yargıtay bozmasına göre maddi zarar olarak göz önüne alınmasını istediği bakım, tamir, amortisman gideri hesabı bakımından dava dosyasında bakım ve tamir bedeli olarak hesaplamaya değer bir bulgu olmadığı, amortisman gideri hesaplanması için dava dosyasında 09.09.2008 tarihli Alpkaya Otomotiv tarafından ... adına düzenlenmiş araç satış faturası örneği bulunmadığından VUK hükümlerine göre kesin, net amortisman hesabı yapılamadığı, davacı tarafından aracın maliyetini ispat edici alış faturası temin edilebilirse ek bilirkişi raporu yazılabileceği, dava dilekçesinde sözü edilen Türkiye Sigortalar Birliği’nin resmi nitelikteki 2013 yılı Kasko Değeri listesinden alınan 248.500- TL araç değeri üzerinden ise Toplam 36.355,89 TL amortisman gideri olacağı anlaşıldığından davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 36.355,89 TL maddi tazminatın haksız el koyma tarihi olan 16.06.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana (kapatılan) 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/208 Esas – 2013/82 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, uyuşturucu madde nakletme suçundan davacının malen sorumlu sıfatıyla aracına 16.06.2009 tarihinde el konulduğu, aracın 09.03.2010 tarihinde yediemin sıfatıyla davacıya teslim edildiği, söz konusu araca 266 gün elkonulduğu, ... isimli şahıs hakkında yapılan yargılama sonucunda bu kişinin delil yetersizliğinden beraatine, araç üzerinde bulunan tedbir şerhinin ise kaldırılmasına karar verildiği, kararın 13.11.2014 tarihinde kesinleştiği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin temyiz istemi;
El konulan aracın malen sorumlu sıfatıyla davacıya ait olduğu, suç tarihinde yakın akrabası olan ...'in kullanımında olduğundan el konulduğu, dosya dışı sanık ... ve davacının müdafiinin aynı olduğu, vekilin aşamalarda aracın teslimini talep ettiği, ancak mahkemece talebin reddedildiği, davacı vekilinin 26.02.2010 tarihinde aracın teslimini talep etmesi üzerine mahkemece 26.02.2010 tarihi celsesinde aracın ihtiyati tedbir konularak sahibine yediemin olarak teslimine karar verildiği, bunun üzerine 09.03.2010 tarihinde davacıya teslim edildiği anlaşıldığından, söz konusu aracın teslim edilmemesinin davacının eylemlerinden kaynaklanmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davalının temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2021 tarihli ve 2020/177 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.