Esas No
E. 2023/20927
Karar No
K. 2024/274
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

2. Ceza Dairesi         2023/20927 E.  ,  2024/274 K.

"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/248 E., 2016/109 K.
ŞİKÂYETÇİ: ...
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme
SUÇLARIN TARİHİ:

İNCELEME KONUSU

KARARLAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61458 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Mahkemenin dosyadan el çektikten sonra 19/09/2017 tarihli ek karar ile mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin hükmün kaldırılmasına ilişkin verdiği ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre;

1.Sanığın hırsızlık suçunun konusunu oluşturan motosikleti hırsızlaması şeklinde gerçekleşen olayda, suça konu motosiklete, kırmak, sökmek ve boyamak suretiyle zarar verildiği iddia olunmakla birlikte, suçun konusu olan çalınan araçta meydana gelen zararlardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği, bu nedenle sanığın hırsızlık konusu eşyaya zarar vermesi eyleminin ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,

Kabule göre de;

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde mala zarar verme suçu bakımından gerekçesiz hüküm kurulmasında,

2.Adı geçen sanığın cezalandırılmasına ve mükerrir olduğu kabul edilerek cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, adlî sicil kaydında bulunan kararlara ilişkin suçları işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmadığı, dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince söz konusu kararların tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

Mahkemenin dosyadan el çektikten sonra 19.09.2017 tarihli ek karar ile mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin hükmün kaldırılmasına ilişkin verdiği ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2.Hükümlünün şikâyetçiye ait motosikleti çaldıktan sonra ayrıca hasar vermesi nedeniyle hırsızlık suçunun yanında mala zarar verme suçundan da mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.01.2014 tarihli ve 2013/2-686 Esas, 2014/19 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır.

3.5271 sayılı Kanun’un 223/2. maddesinin (a) bendi uyarınca mala zarar verme suçundan hükümlünün beraatine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, aynı Kanun’un 309 /4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

4.Hükümlü hakkında mükerrir olduğu kabul edilerek hırsızlık suçundan verilen cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, adlî sicil kaydında bulunan kararlara ilişkin suçları işlediği tarihte hükümlünün onsekiz yaşını doldurmadığı, dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince söz konusu kararların tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

1.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının mala zarar verme suçu için (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2016 tarihli ve 2015/248 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeni hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açılmış ise de; aynı Kanun’un 223/2. maddesinin (a) bendi gereği BERAATİNE, (1) numaralı kanun yararına bozma talebinin kabulü neticesinde verilen karar itibarıyla mala zarar verme suçu için kararda gerekçe olmaması ve hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacak olmasına yönelik kanun yararına bozma istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hırsızlık suçu için kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2016 tarihli ve 2015/248 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “Hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılmasına, diğer hususların aynen korunmasına, infazın buna göre yapılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.