Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/17
Karar No
K. 2024/364
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/17
KARAR NO: 2024/364
DAVA: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
DAVA TARİHİ: 06/01/2023
KARAR TARİHİ: 15/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 06.01.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 2014 yılından beri davalı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine uygun olarak kooperatife ortak olup, yasal yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiklerini, müvekkillerinin 7 Aralık 2022 tarihinde tesadüfen kooperatif hakkında kooperatif ortağı bir arkadaşları ile sohbet ederken kooperatifin bir genel kurul yaptığını ve bu genel kurulda kendilerinin üyelikten çıkarılması kararı alındığını öğrendiklerini, kooperatif resmi adresine gönderdikleri iadeli-taahhütlü bir yazı ile çağrılmadıkları, tarihinden, gündeminden ve yapılacağından haberlerinin olmadığı genel kurulda üyelikten çıkarıldıklarını şifahi olarak bir anlamda dedikodu yolu ile öğrendiklerini, kendilerine üyelikten çıkarılmaları konusunda bilgi verilmesini talep ettiklerini, gönderdikleri yazıyı ---- isimli bir şahıs çalışan sıfatı ile davalı kooperatif adına tebliğ aldığını, davalı kooperatifin müvekkillerinin taleplerine cevap vermemesi üzerine davacı müvekkillerinden ..., gösterilen adrese gittiğini ve adreste belirtilen dairenin konut olduğunu, tebligatı alan ------ ise vardiyalı çalışan bir güvenlik görevlisi olduğunu tespit ettiğini, davalı Kooperatifin 2018 yılından beri, yıllardır usulüne uygun olarak Genel Kurul toplantısı yapmadığını, toplantıya çağrı yapmadığını, müvekkillerinin adreslerine hiç bir tebligat yapılmadığını, kooperatif ana sözleşmesinin ---- gazetesinde yayınlanması gerekliliği de davalı kooperatif tarafından yerine getirilmediği için ana sözleşmede toplantıya çağrının ne şekilde yapılacağı ve karar nisapları müvekkillerince tam olarak bilinmemekle beraber, üye olurken kendilerine sunulan ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından oluşturulan tip sözleşmeye uygun olduğu ifade edilen Ana Sözleşmenin 41. Maddesinde "Yönetim kurulu o yıla ait ilk genel kurul toplantısının yapılacağı tarihten15 gün önce ortakların en kolay ve emin şekilde haber almalarını sağlamak üzere mahalli örf ve adetlerin gerektirdiği duyurma usullerine göre toplantı çağrısı ve ilanını yapar. İlanda, çoğunluğun sağlanamaması halinde ikinci toplantının tarihi de belirlenir. Bu süre en az 15, en çok 30 günü geçemez. Bu çağrı yazılı olarak imza karşılığı da olabilir, toplantı ilanını ihtiva eden yazıya gündemi de ekleyerek ilan ve toplantının başlama günü hariç 15 gün önceden kooperatifin kapısına, ortakların bulunduğu yerleşim merkezinin muhtarlık ilan yerine asılır. İlanın yapıldığına dair düzenlenen tutanak mahalli muhtarlıkça onaylanır." şeklinde yapılan düzenleme ile kooperatif ortaklarının toplantıya çağrı usulü düzenlendiğini, davalı kooperatifin kanunda ve ana sözleşmesinde belirtilen usullere uymadığını ve Genel Kurula çağrının gereklerini yerine getirmediğini, tebligat yapılmadığını, kooperatif merkezinde bir ilan yapılmadığını, zaten kooperatif merkezi olarak gösterilen adresin bir konut olduğunu ve kooperatif ortaklarının serbestçe gidip içeri girip duyuruları görebileceği bir yer olmadığını, kooperatif, kooperatif merkezi bakımından da kanunun emredici hükümlerine aykırı uygulama yaptığını, kooperatifin fiilen bir merkezi olmadığını, kağıt üzerinde adres olarak gösterilen yerin kooperatif merkezi olmadığının mahkemece tespiti gerektiğini, tüm bunlara ek olarak kooperatif kayıtlarında müvekkillerinin açık adresleri, TC numaraları ve güncel telefonlarının da mevcut olduğunu, Genel Kurula çağrılmamış olmalarının kasti ve amaçlı bir eylem olduğunu, kooperatifin müvekkillerini ortaklıktan çıkarmayı ve bunu oldu bittiye getirerek müvekkillerinin itiraz edememelerini amaçladığını, müvekkillerinin, davet edilmedikleri, tarihini, gündemini bilmedikleri ve kooperatif tarafından usule ve yasaya uygun bir çağrının yapılmadığı bir Genel Kurul'da alınan ortaklıktan çıkarılma kararının iptal edilmesi gerektiğini, müvekkillerinin ortaklıktan çıkarılma nedeni konusunda da bilgilendirilmediğini, ortaklıktan çıkarılma kararı verilmeden önce, çıkarılmaya neden olabilecek durumun müvekkillerine bildirilmesi, bu konuda bir uyarının müvekkillerine tebliğ edilip, müvekkillerinin uyarılması ve çıkarma nedenini düzeltmedikleri taktirde çıkarma yoluna gidilmesi gerekirken davalı Kooperatifin tamamen kötü niyet ile müvekkilleriin çağrılmadıkları bir Genel Kurul'da aldıkları karar ile ortaklıktan ihraç ettiğini, davalı kooperatifin, Genel Kurul çağrı usullerine uymamanın yanı sıra, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. Maddesinde belirlenen usule de uymadığını, Kanunun 16. Maddesinde aynen: "C) ORTAKLIKTAN ÇIKARILMA ESASLARI VE İTİRAZ MADDE 16 - (Değişik 1. fıkra: 3476 - 6.10.1988) Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyleitiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir. (Ek fıkra: 3476 - 6.10.1988) Haklarındaki çıkarma kararıkesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder." hükmü yer aldığını, görüldüğü üzere müvekkillerine ortaklıktan çıkarma ile ilgili kararı noter kanalı ile tebliğ etmesi gereken davalı kooperatifin yasa gereği olan yükümlülüğünü de yerine getirmediğini ve müvekkillerine tebligat yapmadığını, müvekkillerinin bu nedenle işbu davayı öğrenme tarihlerinden başlayarak süresi içinde açmış bulunduklarını, müvekkillerinin her türlü bilgi taleplerine davalı kooperatifçe cevap verilmemesi sonucunda Genel Kurulların toplantı ve karar nisaplarına uygun yapılıp yapılmadığı konusunda da bilgi sahibi olmadıklarını, Genel Kurul en basit çağrı usullerine bile uygun yapılmadığına göre Genel Kurulun kararlarının geçerli olabilmesi için şart olan yasal zorunluluklara uygun bir Genel Kurul toplantısı yapıp yasaya uygun ve geçerli kararlar aldığı konusunda ciddi şüpheler mevcut olduğunu, mahkemenin re'sen Genel Kurul kararlarının geçerli olup olmadığını denetlemesini ve şartlar gerçekleşmişse davalı Kooperatifin Genel Kurul Kararlarının kesin hükümsüzlüğünün tespitini talep ettiklerini, müvekkillerinin Genel Kurullara çağrılmaması, çağrı usullerine uyulmayarak ve iyi niyete aykırı şekilde basitçe bir telefon dahi edilmeden oldu bitti ile ortaklıktan çıkarılmaları başlı başına bir mutlak butlan sebebi olduğunu, bilindiği üzere TTK 447. Maddesinde "Genel Kurulun özellikle a)Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran ve ortadan kaldıran, b)Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayesinin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." hükmü yer aldığını, davalı kooperatifin, müvekkillerinin Genel Kurullar için çağrı yapmayarak ve sonrasında ortaklıktan çıkarma kararını tebliğ etmeyerek TTK 447 hükmüne göre mutlak butlan ile malul kararlar aldığını, ayrıca davalı kooperatifin 2018, 2019, 2021 ve 2022 yılı genel kurullarını da çağrı usullerine uymadan yaptığını, 2020 yılında pandemi nedeniyle genel kurulların ülke çapında ertelendiğini, belirttikleri gibi kooperatif merkez adresi olarak gösterilen yerin bir konut olduğunu, mahkemenin buna dair tespit yapmasını talep ettiklerini, müvekkillerinin dedikodu yolu ile sözlü olarak edindikleri bir başka izlenimin ise kendilerine karşı ayrımcılık yapıldığı, bazı konularda Kooperatif yönetimi ile farklı düşünmeleri sebebi ile haklarında ihraç kararı alındığına ilişkin olduğunu, bu hususun tanık beyanları ile ispat edileceğini, ortaklar arasında ayrımcılık yapmak, eşit davranma ilkesini çiğneyen kararlar almak da Genel Kurul Kararlarının hükümsüzlüğü sonucunu doğuracağını, mahkemenin bu hususu da araştırması gerektiğinden bahisle kooperatif kapısı olarak gösterilen ve 03.01.2018 tarihli ---- gazetesinde kooperatif adresi olarak yayımlanan; Dr -----Caddesi No:----- Daire -----adresinin kooperatif ortaklarının kullandığı veya kooperatif işlerinin yapıldığı ofis olmadığı, belirtilen adresin hane (konut) olması nedeniyle genel kurul toplantılarından haberdar olamayan ortakların, genel kurula katılma ve oy kullanma haklarını ortadan kaldıran bu adres çağrılarıyla yapılan kooperatif genel kurul toplantıları olan; 2018, 2019, 2021 ve 2022 yılları -----Kooperatifinin genel kurul toplantılarının iptalini ve hükümsüz olduklarının tespitini, Genel Kurul çağrılarının usulsüz yapılması nedeniyle genel kurul toplantılarından haberdar olamayan ve genel kurullara katılamayan, müvekkillerin ortaklıktan ihracına ilişkin genel kurul kararının öncelikle butlanla hükümsüzlüğünün tespitine, bu talepleri uygun görülmez ise yukarıda açıkladıkları üzere, genel kurula usulüne uygun çağrı yapılmaması, ortaklar arasında eşit davranma ilkesine aykırı kararlar alınamaması ve ortaklıktan ihraç kararlarının tebliği gibi kanunun emredici hükümlerine aykırı olan genel kurulun müvekkilleri ortaklıktan ihraç etme kararının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 20/02/2023 tarihli cevap dilekçesiyle özetle; Usule Yönelik Cevap Ve İtirazları, huzurdaki davacılar tarafından açıları davanın yasal süresi içinde açılmamış olup davanın süresi içinde açılmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Kooperatifin, Kooperatif Ana Sözleşmesine göre hareket etmek zorunda olduğunu, Kooperatifin Ana Sözleşmesinin bütün ortakları bağladığı gibi kooperatif yönetim kurulunu da bağladığını, Kooperatif Ana Sözleşmesinin 108. maddesinde “Bu ana sözleşmede aksine açıklama olmayan hususlarda 3476 sayılı kanunla değişik 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile bu Kanunun 98. Maddesine atfen 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun genel hükümleri ile Anonim şirket hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenlendiğini, davacılar tarafından dilekçelerinde 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu “Ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz” başlıklı 16.maddesince dayanılmış ve ilgili maddede usul ve süreler her ne kadar aynı şekilde düzenlenmiş ise de öncelikle Ana Sözleşme hükümlerinin esas alınması, ana sözleşmede hüküm bulunmayan hususlarda diğer Kanun hükümlerine dayanılması gerektiğini, Ana Sözleşmenin dilekçe ekinde sunulduğunu, davacıların, müvekkili Kooperatife 2014 yılında ortak olduklarını, davacıların müvekkili kooperatife ortak olurken Ana Sözleşmede yazılı ortaklık görev, hak ve sorumluklarını, Ana Sözleşme şartlarını kabul ettiğini, davacıların kooperatife ortak olduğu 2014 yılında, güncel adresleri olarak ilgili Nüfus Müdürlüğünden alınan İkametgâh Belgelerini Kooperatife ibraz ettiklerini, müvekkili Kooperatifin davacılar tarafından bildirilen ve kooperatifte kayıtlı işbu İkametgâh Belgelerinde belirtilen davacıların adreslerine, Yönetim Kurulunun 28.04.2022 Tarih ve ----- sayılı Kararı gereği, 25.06.2022 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında görüşülüp karara bağlanan, Kooperatif Ana Sözleşmesinin 21.madde (d) fıkrası gereği alınan kooperatif ortaklığından ihraç edilme kararının, davacı ... 07.07.2022 tarihinde,----. Noterliğinin ---- Yevmiye Numaralı İhtamamesi ile “----Mah., ----. ---- Blok, No:----, İç Kapı No:-------adresine bildirdiğini, muhatabın adreste tanınmaması nedeni ile tebligatın 19.07.2022 tarihinde iade edildiğini, davacı ... 07.07.2022 tarihinde, ----- Noterliğinin ---- Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile ----- adresine bildirdiğini, muhatabın adreste tanınmaması nedeni ile tebligatın 20.07.2022 tarihinde iade edildiğini, davacı ... 07.07.2022 tarihinde, ---- Noterliğinin ---- Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile "-----" adresine bildirdiğini, muhatabın aynı konutta kardeşi ----- tebligatın 18.07.2022 tarihinde yapıldığını, davacı ... 07.07.2022 tarihinde, ----Noterliğinin ----- Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile “------adresine bildirdiğini, muhatabın adresinin değişmiş olması nedeni ile tebligatın 18.07.2022 tarihinde iade edildiğini, davacı ... 07.07.2022 tarihinde----- Noterliğinin ----- Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile----- adresine bildirdiğini, muhatabın adresindeki binanın yıkılmış ve bina özelliğini yitirmiş olması nedeni ile tebligatın 18.07.2022 tarihinde iade edildiğini, davacı ...07.07.2022 tarihinde, ----Noterliğinin-----Yeymiye Numaralı İhtarnamesi ile ------ adresine bildirdiğini, muhatabın adreste tanınmaması nedeni ile tebligatın 18.07.2022 tarihinde iade edildiğini, davacı ...07.07.2022 tarihinde,-----Noterliğinin ----- Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile------adresine bildirdiğini, muhatabın adreste tanınmaması nedeni ile tebligatın 18.07.2022 tarihinde iade edildiğini, davacı ... 07.07.2022 tarihinde, ----Noterliğinin----- Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile “------ adresine bildirdiğini, muhatabın adresten ayrılmış olması nedeni ile 20.07.2022 tarihinde yeni adrese sevk edilerek tebligatın 21.07.2022 tarihinde muhataba bizzat tebliğ edildiğini ve davacı ... 07.07.2022 tarihinde, -----. Noterliğinin ----- Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile ------ adresine bildirdiğini, muhatabın adresinin değişmiş olması nedeni ile tebligatın 20.07.2022 tarihinde iade edildiğini, her bir davacıya ait ayrı ayrı İkametgâh Belgeleri, İlgili Noter İhtarnameleri, Tebligat Zarfları, ----- Hareketleri çıktılarının dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğunu, tebligatların usulüne uygun olduğundan ve genel kurula ilişkin tüm süreçlerin bakanlık temsilcilerinin gözetimi ve denetimi altında yapıldığından bahisle davanın usulden reddine, davacıların üç defa arka arkaya genel kurul toplantısına katılmadıklarından ihraç kararının ana sözleşmeye uygun olduğundan bahisle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi -----Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi ----ve Su Ürünleri Yüksek Mühendisi bilirkişi ---- tarafından sunulan 03.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "SONUÇ VE KANAAT: Huzurdaki dava, davacıların üyesi bulunduğu davalı kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasına ilişkindir. Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davalının defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetimize verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden inceleme ve değerlendirmemiz neticesinde; “5-Değerlendirme” bölümünde detaylı şekilde ifade edildiği üzere;

1.Yukarıda 4.c bendinde de detaylı ifade edildiği üzere kooperatif ana sözleşmesinin 41. maddesi kapsamında 2018-2019-2020-2021 ve 2022 yılları için kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan toplantıya çağrı ilanlarının tamamının kooperatif panosunda, ---- muhalle muhtarlıklarına asıldıklarının, asıldığı tarihin toplantılardan ilgili sözleşmenin öngördüğü üzere toplantının yapılacağı tarihlerden 15 gün önce gerçekleştirildiği ve makul süre askıda kaldıkları, daha sonra incelenen toplantı tutanaklarındaki adresler ve toplantıya çağrı ilanlarındaki adreslerinde davalı kooperatif adresi ile uyumlu olduğu görülmüş, dolayısıyla da iptali talep edilen ----- Su Ürünleri Kooperatifinin genel kurul toplantılarının usule uygun olarak gerçekleştirildiği ve herhangi bir usule aykırılık bulunmadığı kanaati hasıl olmuştur.

2.Ortaklıktan çıkarmaya dair verilen ihraç kararlarının dayanağı olan kooperatif ana sözleşmesinin 21. maddesinin d bendinin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. Maddesinin hükümlerine uygun olduğu ve kanun atfıyla ana sözleşme nezdinde karşılığı olan bir gerekçenin varlığı göz önüne alındığında ve bu gerekçenin daha önceki üç genel kurul toplantısında davacıların hiçbirinin bulunmadığının hazirun listeleriyle de teyit edilmiş olması karşısında; genel kurulda alınan ortaklıktan çıkarma kararlarının hukuka ve kooperatif ana sözleşmesine uygun olduğu, ortaklıktan çıkarmaya dair olarak yapılan tüm tespitler sonucunda genel kurul kararlarının iptali sonucunu doğuracak, genel kurulun kararlarına tesir edebilecek yönetim ve denetim hataları tespit edilmediğinden, genel kurulca onaylanan maddelerin geçerli olacağı sonucuna varılmıştır.

3.Ortaklıktan çıkarma kararlarının davacılara usule uygun tebliğ edilip edilmediği hususundaki kanaatlerimiz “Değerlendirme bölümünün 4. bölümünde ayrıntılı şekilde ifade edilmiş olup, davacılardan ... ve ... tarafından tebellüğün gerçekleştiği, kendilerine ilgili kararın tebliğ edildiği ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. Maddesindeki üç aylık itiraz süresi geçirildikten yani dava süresinden sonra davanın ikame edilmiş olduğu, Diğer davalılar açısından ise tebligatların iade döndüğü, dolayısıyla tebliğ edilemediği görülmektedir. Bu nedenle söz konusu ortaklıktan çıkarma kararının diğer davacılara usule uygun şekilde tebliğ edilemediği ve aksi ispatlanmadığı sürece dava açma süresinin davacıların belirttiği ıttıla tarihi olarak yorumlanması ve davanın süresinde açıldığının kabulünün gerektiği kanaatindeyiz. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde sunulmuştur.

Davalı kooperatifin önceki adresi olan "Dr. -----adresinin 20.12.2017-06.01.2023 tarihleri arasında şahsi konut olarak mı yoksa kooperatif merkezi olarak mı kullanıldığı, dairenin site içerisinde bulunup bulunmadığı, site içerisinde bulunması halinde herkesin rahatlıkla giriş çıkış yapabileceği serbestlikte olup olmadığı, site güvenliğinin bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması için zabıta tahkikatı yaptırılmıştır-----Belediye Başkanlığı'ndan, Dr. -----adresindeki apartmanın mimari projesi ve kat planları istenilmiş,------- nolu bağımsız bölümün olup olmadığı sorulmuştur.Gelen yazı cevaplarından davalı kooperatifin ihtilaf konusu tarihlerdeki adres sorunu çözülemediğinden refakata alınacak mimar bilirkişi eşliğinde mahallinde 18/01/2024 tarihinde keşif yapılmasına karar verilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu mimar bilirkişi ---- tarafından sunulan 28.03.2024 tarihli raporda özetle; "----- 60 pafta, 284 ada 51 parsel bulunan taşınmazın ----Proje Nolu 16.12.2013 tarihli onaylı mimari projesi bodrum kat incelendiğinde;

1.Bodrum Kat Planı incelendiğinde; BİNAYA AİT KAPALI OTOPARK, KAZAN DAİRESİ, SIĞINAK, SU DEPOSU, Y.G.HOLU, HOL, JENERATÖR ODASI, WC, ÇÖP ODASI, DUŞ, ASANSÖR, MERDİVEN ----- belediyesi onaylı mimari projesinde mahal olarak yukarıdaki mekanlar açıkça gözükmektedir. Yerinde yapılan keşiflere BODRUM KATTA farklı imalatlar yapıldığı tespit edildi. Tespit edilen mekanlar şu şekilde; Sığınak alanı olarak için tasarlanan kısmın bir kısmı otopark ve diğer kısmı yaklaşık 4 m2 ye yakın DEPO alanları imalatı yapılmıştır. BI3 olarak gözüken yerde fotolarda gözüktüğü gibi depo alanı olarak kullanıldığı açıkça bellidir. HOL olarak tasarlanan kısmı YÖNETİM ODASI olarak düzenlendiği olduğu tespit edilmiştir." şeklinde sunulmuştur.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :

Dava, davalı kooperatifin 2018, 2019, 2021 ve 2022 yılları genel kurul toplantılarının iptali ve hükümsüz olduklarının tespiti, bu kapsamda ortaklıktan ihraca ilişkin genel kurul kararının butlanla hükümsüzlüğünün tespiti ve terditli olarak da ortaklıktan ihraç etme kararının iptali istemlerine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun C) Ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz başlıklı 16 ncı maddesi "(Değişik birinci fıkra: 6/10/1988 - 3476/4 md.) Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir. (Ek: 6/10/1988 - 3476/4 md.) Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.", II. Çağrı 3. Şekil başlıklı 45 nci maddesi "(Değişik: 4/10/1988 - 3476/11 md.) Genel kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. (Ek cümle: 18/6/2017-7033/9 md.) Ancak, usul ve esasları ilgili Bakanlıkça yapılacak düzenlemede gösterilmek üzere; kooperatif üst kuruluşuna ortak olunması ve genel kurul toplantısının gündemine konuyla ilgili madde konulması şartıyla, olağan genel kurul toplantıları en fazla iki hesap dönemini kapsayacak şekilde ve birleştirilerek yapılabilir. Genel kurul, anasözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır. Genel kurul toplantı tarihi, yeri ve gündemi toplantıdan en az 15 gün önce ilgili bakanlığa ve mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirilir. Genel kurulun sevk ve idaresi, ortaklar veya üst kuruluş temsilcileri arasında seçilen başkan ve üyeler tarafından sağlanır. (Ek altıncı fıkra:21/10/2021-7339/4 md.) Genel kurul toplantısına, yönetim kurulu tarafından ------ alınan ortaklar listesinde adı bulunanlar katılabilir. (Ek yedinci fıkra:21/10/2021-7339/4 md.) Genel kurul toplantısı anasözleşmede hüküm bulunması şartıyla elektronik ortamda da yapılabilir. Genel kurullara elektronik ortamda katılma, öneride bulunma, görüş açıklama ve oy verme, fiilen katılmanın ve oy vermenin bütün hukuki sonuçlarını doğurur. Bu hükmün uygulama esasları ile genel kurula elektronik ortamda katılmaya ve oy vermeye ilişkin anasözleşme hükmü örneği Ticaret Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.", Kararların bozulması ve şartlar başlıklı 53 ncü maddesi "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.

1.Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri;

2.Yönetim Kurulu;

3.Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri; Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder." ve Anonim şirket hükümlerine atıf başlıklı 98 nci maddesi "Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmünü düzenlemiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446 ncı maddesi "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." ve Butlan başlıklı 447 nci maddesi "(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." hükmünü düzenlemiştir.Davalı ... Ana Sözleşmesi'nde, Ortaklıktan Çıkarılma başlıklı 21. Maddesi “Ortaklar aşağıdaki hallerden dolayı ortaklıktan çıkarılır. a) 9. maddede yazılı şartlardan birini kaybetmiş olanlar, b) 11. maddeye aykırı davrananlar, c) Kooperatif yararına aykırı davranışlarda bulunanlar ve av yasaklarına uymayanlar ile sebepsiz olarak borcunu iki yıl ödemeyenler, d) Üç defa arka arkaya genel kurul toplantısına katılmayanlar, Yönetim kurulunun teklifi ve genel kurul kararı ile kooperatifien çıkarılırlar." ve Genel Kurul Toplantılarının Şekil ve Gündem başlıklı 41. Maddesi, “Yönetim Kurulu o yıla ait ilk genel kurul toplantısının yapılacağı tarihten 15 gün önce ortakların en kolay ve emin şekilde haber almalarını sağlamak üzere mahalli örf ve adetlerin gerektirdiği duyurma usullerine göre toplantı çağrısı ve ilanını yapar, İlanda çoğunluğun sağlanamaması halinde ikinci toplantını tarihide belirlenir. Bu süre en az 15, en çok 30 günü geçemez. Bu çağrı yazılı olarak imza karşılığı da olabilir, toplantı ilanını ihtiva eden yazıya gündemi de ekleyerek ilan ve toplantının başlama günü hariç 15 gün önceden kooperatifin kapısına, ortakların bulunduğu yerleşim merkezinin Muhtarlık ilan yerine asılır. İlanın yapıldığına dair düzenlenen tutanak mahalli müuhtarlıkça onaylanır. Ana sözleşmenin değiştirilmesi söz konusu ise yapılacak ilanda değiştirilecek madde numaralarının yazılması ile yetinilir. İlanın bir örneği toplantıdan en az 15 gün evvel Tarım ve Köyişleri Bakanlığı mahalli teşkilatına ve Mülki İdare Amirliğine gönderilir. Ayrıca Bakanlık temsilcisine ödenmek üzere Bakanlıkça Tespit edilecek ücret Maliye veznesine yatırılır.” hükmünü düzenlenmiştir.

Davalı kooperatifin 03/01/2018 - 23/03/2023 tarihleri arasındaki adresinin "Dr. --- Caddesi, No:----, B:----, ---- /------ olduğu, mahallinde yapılan keşif sonucu bu adresin kamuya açık alan olmadığı, adreste bulunan binanın kapalı otopark ve sığınak bölümünde projeye aykırı olarak imal edilen bir depo olduğu, "-----" olarak adlandırılan deponun bulunduğu yer itibariyle de bina malikleri dışındakilerin izinli / izinsiz girip çıkabileceği bir yer olmadığı, ana sözleşme gereği toplantı ilanını ihtiva eden yazıya gündemi de ekleyerek ilan ve toplantının başlama günü hariç 15 gün önceden kooperatifin kapısına asılması gerektiği ancak kooperatif adresinin yukarıda açıklandığı üzere kamuya açık bir alan olmaması sebebiyle çağrının usulüne uygun yapıldığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından davanın kabulü ile, 29/06/2018 Tarihli 2017 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı, 28/06/2019 Tarihli 2018 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı, 13/07/2021 Tarihli 2019-2020 Yılları Olağan Genel Kurul Toplantısı ve 25/06/2022 Tarihli 2021 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile,

1.Davalı ...; - 29/06/2018 Tarihli 2017 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı, 28/06/2019 Tarihli 2018 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı, 13/07/2021 Tarihli 2019-2020 Yılları Olağan Genel Kurul Toplantısı ve 25/06/2022 Tarihli 2021 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nın YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE,

2.Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubuyla bakiye 247,70 TL harcın davalı taraftan alınarak Hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından sarf edilen 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 20.212,75 TL ile 3.032,75 TL keşif harcı olmak üzere toplam 23.605,30 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,

4.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,

5.Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde resen yatıran tarafa iadesine,Dair, davacılar vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.