11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/10713 E. , 2013/17415 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2012 tarih ve 2012/80-2012/80 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, "MEDİCANA" markası için yapılan yatırımlar ve tanıtımlar sonucu markaya yüksek değer ve ayırt edicilik kazandırıldığını, bu markanın gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğunu, davacı şirket fiillerinin davalıya ait medicana ve medi olan markalarına karşı marka hakkına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine, Medicana, Medi markaları hakkında her türlü taleplerinin ve kullanımlarının iş bu dava sonuçlanana kadar davalı -karşı davacı şirketçe karşı askıya alınmasına, marka devirlerinin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, karşı davalının müvekkili şirket adına tescilli bulunan Medi ve Medicana ibareli markaların tıbbi hizmetler alanında fiilen kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine ve markanın kullanılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, olası zararların tazmini bakımından teminat gösterilmesine, asıl davanın usulden ve esastan reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre ve toplanan delillere göre, tescilli markanın iptal edilinceye kadar KHK hükümleri gereğince korumadan yararlanacağı, bu nedenle davacı-karşı davalı tarafın askıya alınması yönündeki markadan doğan hakların kullanılmaması şeklindeki tedbir isteminin reddine, öte yandan markanın dava konusu olmayıp, fiillerin tecavüz etmediğinin tespiti niteliğinde dava açılmış olması nedeniyle davacı-karşı davalının markanın devrine yönelik olarak ihtiyati tedbir istemininde reddine; davalı-karşı davacının tedbir istemi yerinde ve haklı görülmekle ihtiyati tedbir isteminin kabulüne, tarafların çıkarları dengelenmek, ölçülülük ilkesi gereğince davalı-karşı davacı tarafın olası zararlarını karşılaması bakımından, davacı-karşı davalının 556 sayılı KHK 77/c maddesi gereğince bir miktar teminat göstermesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Davacı- karşı davalının reddedilen ihtiyati tedbir taleplerinin temyiz incelemesinde; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacının kabul edilen ihtiyati tedbir taleplerinin temyiz incelemesinde; 6100 sayılı HMK'nın 394/5. maddesi uyarınca, karşı taraf kendisi dinlenmeden (yokluğunda) verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Ayrıca,
HMK'nın 391/son maddesine göre, ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde de, kanun yoluna başvurulabilir. Kararın temyiz edilip edilemeyeceği, kanun tarafından tayin edileceğinden, 6100 sayılı HMK'nnn bu düzenlemesi karşısında, aleyhine ihtiyati tedbir istenenlerin ancak yokluklarında verilen tedbir kararına karşı itiraz ve kanun yoluna başvurma hakkı mevcut olup, yüze karşı verilen ihtiyati tedbir kararlarına karşı ise itiraz ve temyiz yolu kapalıdır. Bu nedenlerle davacı-karşı davalının davalı-karşı davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne yönelik temyiz istemininin reddi gerekmiştir.