Esas No
E. 2024/865
Karar No
K. 2024/1736
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2024/865 E.  ,  2024/1736 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2114 E., 2023/2645 K.
KARAR: Davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/126 E., 2021/116 K.

Taraflar arasındaki imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Köy eski 273 ve 275 parsel (yeni 1692 ada 1 parsel, 1103 ada 14 parsel) sayılı taşınmazlar yönünden yapılan 11.04.2007 tasdik tarihli, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının iptali için idari yargıda dava açıldığını, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 27.09.2010 tarihli ve 2009/297 Esas, 2010/1538 Karar sayılı ilamıyla ... tarafından tesis edilen işlemin iptal edildiğini ve bu iptal kararının onanarak kesinleştiğini, iptalin kesinleşmesi ile tapu sicilinin dayanaksız kaldığını belirterek, dava konusu parsellerin imar öncesi mevcut durumu esas alınarak eski haline getirilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü vekili ile davalı ... Tapu Müdürlüğüne izafeten Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçelerinde; dava konusu durumun yaratılmasında idarenin herhangi bir müdahalesinin olmadığını belirterek, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuşlardır.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 273 ve 275 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının konut alanında, bir kısmının ise yeşil alanda kaldığını, idare mahkemesince imar planı iptal edildiğinden uygulama yapılamadığını, 3194 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin uygulaması sonucu davacılara ait parsellerin hukuken zaten kök parsele döneceğini, bu nedenle açılan davanın yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın öncelikle müvekkili idare açısından husumet yokluğu nedeniyle, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 202/126 Esas, 2021/116 Karar sayılı kararında "... tescile esas işlem geçerliliğini yitirdiğinden yolsuz tescilin söz konusu olduğu, iptalin ardından yeni bir imar uygulamasının yapılmadığının ... tarafından mahkemeye bildirildiği, bu bakımdan davacılar isteminin esas yönünden haklı olduğu, mülkiyet intikaline sebebiyet vermeyecek sicil değişikliği söz konusu olduğundan pasif husumetin Tapu Müdürlüğüne ait olduğu... keşfi yansıtan raporda, davaya konu parsellerin iptal edilen imar planına göre yol, yeşil alan ve parka dönüştürülmediği, halen kadastral sınırlarıyla kullanıldığının vurgulandığı... 6083 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün dava ehliyeti bulunduğundan olayla ilgisi olmayan Çevre Bakanlığı'na husumet yöneltilemeyeceğine dair savunmaya itibar edildiği..." gerekçeleriyle Çevre Bakanlığı'na yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara yönelik davanın kabulü ile 273 ve 275 parsellerin imar uygulamasından önceki yüzölçümleri ve malik bilgileri ile tapuya tesciline karar vermiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili ile Sarıyer Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten Maliye Hazinesi vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2023 tarihli ve 2021/2114 Esas, 2023/2645 Karar sayılı kararı ile "..davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; 3194 sayılı Kanuna eklenen hüküm uyarınca davanın reddine... harcın davacıdan tahsiline.... vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine..." karar vermiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.B) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili duruşma talepli olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde dayanılan nedenleri tekrar ederek; davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, sonradan yürürlüğe giren bir kanunun geriye yürümesinin hukuka uygun düşmediğini, yapılan düzenlemenin açılan davaların duracağına, düşeceğine ya da reddedileceğine dair bir ibareyi içermediğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davanın açıldığı tarihte eski hale getirmeyi talep etmekte müvekkillerinin haklı olduğunu, bu sebeple yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri ile 331 inci maddenin birinci fıkrası.

2.3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi. 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine eklenen yeni fıkraya göre; 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti hâlinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması hâlinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir. 3194 sayılı Yasa'ya eklenen bu hüküm gereğince dava konusu uyuşmazlığın, idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerekmektedir.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Somut olaya gelince, dava konusu taşınmaz davalı ... Belediyesi tarafından imar uygulamalarına tabi tutulmuş; ancak davalı ... tarafından yapılan imar uygulaması, İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK'nın 1025 inci maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüştür. Her ne kadar mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen Yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava, davalı ... Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup davacıların davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, 6100 sayılı HMK'nın 331 inci maddesi gereği yapılan yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalı ... Belediyesinin sorumlu tutulması gerekirken davacıların sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.