5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... Sigorta A.Ş vekilinin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunmuş olduğunu 12.02.2024 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili tarafından dava dışı sigortalı ... Tarım Ürünleri Yem San.ve Tic. A.Ş'ne ait emtiaların nakliyesi sırasında meydana gelecek rizikolar 18.08.2021-16.11.2021 tarihleri arasında müvekkili tarafından ... sayılı ... Nakliyat Sigorta Poliçesi ile poliçede yer alan teminatlar kapsamında, poliçe limitleri miktarınca sigorta güvencesi altına alındığını, Davalı ... Uluslararası Taşımacılık Ticaret A.Ş.,’nin müvekkili şirketin sigortalısı olan ... A.Ş'nin taşımaya konu emtialarına hasar verdiğini, söz konusu taşımalar sonucu meydana gelen zararların rücuen tazminat talebinde bulunduklarını, müvekkilinin sorumluluk Sigortası ile sigortalanan emtianın teminat altına alındığını, ibraz edilen mevcut bilgi ve belgelere istinaden, konu sevkiyatta taşıyan konumunda sigortalı / gönderici firmaya navlun faturasını düzenleyen ... Uluslararası Taşımacılık Ticaret A.Ş. olduğunu, deniz nakliyesi ise alt / fiili taşıyıcı ...firması sorumluluğunda yapıldığını, emtia her birinde 1.248 Koli – Net: 27.200,00 Kg – Brüt: 29.330,00 Kg olmak üzere 2 adet 40’lık ... - ... no.lu konteynerlerin gönderen ... AŞ adresinde istiflendiğini, konteynerlerin 20.08.2021 tarihinde ... adlı gemiye yüklendiğini ve Aliağa → Jebel Ali / Birleşik Arap Emirlikleri arası sevkiyatın gerçekleştirildiğini, survey raporuna istinaden, konteynerlerin varış limanında gemiden tahliyesi ile konteynerlerin alıcı ...’nin soğuk hava deposuna sevkiyatının tamamlandığını, emtianın teslim alınması sonrası alıcı firma ilgilileri tarafından konteyner mührü açılarak emtiada yapılan incelemede; yumurtaların bir kısmında kırılma, çatlama şeklinde hasar fark edildiğini, müvekkilinin sigortalısını hasar ihbarında bulunulduğunu, hasara ilişkin incelemelerin sonucunda müvekkili şirket tarafından sigortalılarına toplamda 11.758,55 USD tutarında ödeme yapıldığını, konu hasarla ilgili ... rapor numaralı ekspertiz raporu alındığını, müvekkili tarafından yaptırılan ekspertiz çalışmaları neticesinde de söz konusu hasarın davalı şirketin sorumluluk alanı dahilinde nakliye sırasında meydana geldiği tespit edildiğini, meydana gelen zarar neticesinde müvekkili şirket tarafından ... No'lu Sigorta Poliçesi kapsamında, bu hasar nedeniyle sigortalısına 11.758,55 USD tazminat ödemesi yapıldığını, hasarsız ve güvenli kutularla teslim edilen emtialar, sevkiyat esnasında hasarlı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle meydana gelen hasarın nakliye sırasında meydana geldiğini, öncelikli olarak davalı yana ait bulunan, tespit edilecek davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kaydına ihtiyat-i tedbir konulmasını, davanın kabulünü sigortalıya ödenen 11.758,55 USD'nin ödeme tarihi olan 09.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Taşımacılık Tic. AŞ vekilinin 27.03.2024 tarihli cevap dilekçesiyle; davacının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasıyla takip yaptığını, itirazı ile takibin durduğunu, 25.12.2023 tarihinde takipsizlik ile dosyanın kapatıldığını, bu davanın açıldığını, müvekkili iki konteyner içinde toplamda 2496 koli yumurta emtiasının deniz yolu ile İzmir/Aliağa limanından Jebel Alı/BAE limanına taşıtılması işinde taşıma işleri komisyoncusu (... sıfatıyla) olarak hareket ettiğini, ... nolu konişmentoda yer aldığını, Konişmentoda “...” yani “yükleten” olarak davacının sigortalısı ... Tarım Ürünleri Yem San. ve Tic. A.Ş., “...” yani “Gönderilen” olarak dava-dışı ... şirketi olduğu, “...” olarak ...” şirketinin bulunduğunu, konişmento tahtında taşıma işini taşıyan sıfatıyla üstlenen şirket dava-dışı “...” olduğunu, Davacının sigortalısı ... ile dava-dışı ... arasında ... satış teslim şekliyle anlaştıklarını, deniz yoluyla navlun sözleşmesi kurma yükümlülüğü davacının sigortalısı satıcıya yani ...’a ait olduğunu,... Taşıma İşleri Komisyoncusu sıfatına sahip müvekkili ile TTK m. 917 anlamında taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi yaptığını, müvekkilinin TTK m. 917 ve 918 anlamında eşyanın taşıtılması işini üstlendiğini, taşıma işini taahhüt etmeyen yani üstlenmeyen yalnızca eşyanın taşıtılmasını üstlenen müvekkilinin taşıyan sıfatı bulunmadığını, eşyanın taşıtılmasını üstlenen müvekkilinin TTK m. 918 gereği taşıma sözleşmesinin kurulmasına aracılık ettiği ve düzenli hat taşımasının önde gelen denizcilik şirketi ... ile eşyanın taşınması için navlun sözleşmesi kurulmasına aracılık ettiğini, TTK m. 918’de öngörülen yükümlülüklerin hiçbirini ihlal etmediğini, Hapag-Lloyd ile anlaşılmasına aracılık ettiğini, konteyner içi yükleme dava dışı sigortalı Ekiz şirketi yaptığı dava dışı Hapag tarafından ise taşıma işi yapıldığı, taşıyan dava dışı ... olduğunu, bu nedenle taşıyan sıfatına sahip olmadığı ve taşıma işini üstlenmediğinden davanın reddi gerektiğini, aktif husumet yönünden davacı sigortalısı taşımaya konu olan satış sözleşmesinin satıcı olduğunu, TTK m. 1452/1f gereği sigorta sözleşmesinin yapılması anında, sigortalanan menfaat mevcut değilse, sigorta sözleşmesi geçersiz olacağını, TTK m. 1472’deki kanuni halefiyetin koşulları oluşmadığını, bu nedenle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, pasif husumet yönünden müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkili taşıyan sıfatına sahip olmadığını, taşıyanın ...’un olduğunu, bu nedenle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili Freigth Forwarder yani taşıma işleri komisyoncusu olarak hizmet verdiğini, hak düşürücü süre yönünden TTK m. 1188 gereğince taşıma esnasında doğan zararlarla ilgili olarak taşıyana karşı bir yıl içinde dava açılması gerektiğini, sürenin başlangıç ânı hükmün ikinci fıkrasında eşyanın teslim edildiği tarih olarak belirlendiği, taşıma 2021 yılında olduğunu, hak düşürücü sürenin 2022 yılında bittiğini, bu nedenle hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, esas yönünden TTK m. 1185 gereği bildirim yükümlülüğü davacının sigortalısı tarafından yerine getirilmediğini, hasarın 08.09.2021'de meydana geldiği, ancak ihbar tarihi 05.10.2021 olduğunu, TTK m. 1178 gereğince taşıyan sorumlu değildir sorumluluğu ispat edilemediğini, davacının eşyanın taşıyanın zilyetliğinde iken deniz taşıma sürecinde meydana geldiğini ispat etmesi gerektiğini, eksper raporunda yer aldığı üzere zarar görmemiş emtianın düşük fiyattan satılamayacağını sofralık yumurta emtiasının piyasada hızlı satılabileceğini, zarar görmeyen emtianın fiyatlandırılmasının ne şekilde ve ne kadar bir süre içinde satıldığının belirlenemediği, piyasa değerinin çok altında satıldığını, sigorta şirketinin evrak üzerinde yaptırdığı eksper raporu hükme esas alınamayacağını, belirterek davanın öncelikle hak düşürücü süre, aktif, pasif husumet yokluğu nedeniyle ve esastan davanın reddini talep etmiştir.
Dava ve Talep; sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasarlanmasına istinaden açılan alacak davasına ilişkindir. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, ... sayılı Nakliyat Sigorta Poliçesi , Ödeme dekontu, Arabuluculuk E-imzalı Son Tutanak Aslı, kaza sonrası açılan ... numaralı hasar dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Davalının aktif, pasif husumet ve hak düşürücü süre itirazları incelendiğinde; öncelikle hak düşürücü süre itirazının incelenmesinin gerektiği tespit edilmekle, davalının cevap dilekçesinde belirttiği İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasıyla 14.04.2022 tarihinde icra takibine başladığı, davalıya çıkarılan ödeme emrine 29.04.2022 tarihinde süresinde itiraz edildiği ve takibin durduğu, daha sonra dosyanın 25.12.2023 tarihinde kapatılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
Dava konusu taşımanın başladığı tarihin, 20.08.2021 tarihi olup, yükün gönderilene teslim edildiği tarihin ekspertiz raporunda yer aldığı üzere yükün 04.09.2021 tarihinde Refeer konteynerler ile Cebel Ali limanına boşaltıldığı 08.09.2021 tarihinde gönderilenin yükü limandan aldığı ve soğuk hava deposuna sevk ettiği, soğuk hava deposunda yapılan denetimde hasarın belirlenmesi ile ekspertize 05.10.2022 tarihinde ve ekspertizin 13.11.2021 tarihinde raporunu hazırladığı, bu tarihten sonra davacının 14.04.2022 tarihinde takibe geçtiği, ancak takibin devam ettirilmemesi neticesinde 25.12.2023 tarihinde dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
Buna göre taşımaya konu emtianın teslim tarihi 08.09.2021 olup, bu tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre itirazı içerisinde takip yapılması veya dava açılması gerekmektedir. Somut olayda açılan takibin devam ettirilmediği veya bu takibe dayalı olarak açılmış olan bir davada ıslah ile davanın alacak davasına çevrilmediği, dolayısıyla takip işleminin derdest davada hukuki sonuç doğurmadığı ve hak düşürücü sürenin 08.09.2021 – 08.09.2022 tarihleri arasını kapsadığı belirlenmiştir.
Davacı taraf her ne kadar 17.01.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurmuş ve 02.02.2024 tarihinde arabuluculuk görüşmesi son bulmuş ise de arabuluculuk sürecinde geçen süre hak düşürücü süreye etki etmemektedir. Zira başvuru tarihi itibari ile hak düşürücü süre dolmuştur.
Davanın açılma tarihi ise 12.02.2024 tarihi olup, TTK m. 1188 de yer alan hak düşürücü sürenin doğup doğmadığı incelendiğinde TTK m. 1188 'de " Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. (4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." hükmü bulunmaktadır. TTK m. 1188’ye göre zararın meydana geldiği yani eşyanın ziya ve hasarının teslim edildiği ve öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, aynı maddenin 3. fıkrasına göre sigorta şirketinin açacağı davada da hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra açacağı davada da tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesinin tebellüğ ettiği tarihten itibaren 90 gün içerisinde açılması gerekmektedir. Yine TTK m. 1188/3f hükümlerine göre "Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir." hükmünün sigortacılara ilişkin olmayıp (somut olayda olduğu üzere halefiyet ilkesine dayalı olarak zarar görenin halefi olduğundan) zararı ödeyen üçüncü kişilerin dava açması için tanınan 90 günlük hak düşürücü süreyi belirttiğinden hak düşürücü sürenin davacının belirttiği süre olmadığı sorumlu olan kişinin yapmış olduğu, ödeme nedeniyle rücu halinde uygulanması gerektiği, belirlenmektedir. Sigortalı ile sigortacı TTK m. 1472 gereği birbirinin halef ve selefi olmaktadırlar. Bu halde rücu davası açabilmesi için tıpkı sigortalısının tabii olduğu hak düşürücü süreye tabii olması söz konusu olmaktadır.
Bu nedenle davacının davasının süresinde açılmadığından hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerekmiştir. Ancak davalının aktif ve pasif husumet itirazları incelenmesi hak düşürücü süre itirazının geçilmesine bağlı olduğundan bu itirazların incelenmesine gerek olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasını hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması nedeniyle reddine, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın dava açılışında alınan 6,165,47 TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 5.737,87 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden ret edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 7/2. maddesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine, Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024 Katip...
(e-imzalıdır)
Hakim...
(e-imzalıdır)