8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, Müvekkil Şirket ile imzalamış olduğu 09.02.2018 tarihli sözleşme uyarınca ...A.Ş. Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasasında alım satım işlemleri gerçekleştirdiğini, müvekkil Şirket, bu işlemlerde sadece Davalı’nın alım satım emirlerini ...nezdindeki ilgili piyasaya iletmekte ve gerçekleşen işlemlerden komisyon geliri elde ettiğini, Davalıya müteaddit defalar teminat eksiğini tamamlaması çağrısı yapılmış, ancak Davalı bu çağrıların hiçbirine icabet etmediğini, nihayetinde borcunu ödemekten imtina ettiğini, Davalı yanın, mevcut eksi bakiye ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine, ....İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, Davalı 21.04.2022 tarihinde bu takibe itiraz ettiğini belirten dilekçesini mezkur icra dosyasına sunduğunu ve icra takibinin durduğunu, davalıların haksız yere itiraz ettiğini belirterek; açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılara usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalılar cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir; ancak davalılar tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçelerinde borcun tamamına ve yetkiye itiraz etmiştir.
Davalılar vekili tarafından takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin alacaklı gözüken tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, haksız yapılan takibe, borca , faize ve tüm feriilerine itiraz ederek takibi durdurduğu görülmüştür. DELİLLER,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçesi, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası mündericatı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir.
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davası sonunda .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının 20/12/2023 tarih ve ... karar sayılı görevsizlik kararı sonucu mahkememize tevzi edildiği ve mahkememizin 2023/1 esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 13.406,13 TL alacak, 694,27 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 14.100,40 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yaptığı, davalı- borçlu tarafından borca, faize ve tüm ferilerine süresi içerisinde itiraz edilerek takibin durdurulduğu görülmüştür.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Buna göre; taraflar arasında düzenlenen Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi ve Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi içeriği ve hükümleri, 6502 sayılı kanunun 3. maddesindeki tüketici tanımı, somut olayda taraflar arasındaki Sözleşme uyarınca yapılan işlemlerin SPK mevzuatına tabi işlemlerden olup, davalı ...'nun da, söz konusu işlemleri yapmak üzere ... A. Ş. bünyesinde yatırım hesabı açarak, amacının aracı kurum üzerinden döviz ve borsada işlem gören hisse senetlerine yatırım yaparak kâr elde etmek olması, bir işlemin tüketici işlemi olarak nitelendirilebilmesi için işlemi yapan taraflardan birinin ticari veya mesleki olmayan amaçla (kâr elde etme amacı olmaksızın) hareket etmiş olmasının gerekmesi, buna göre tarafların amacı ve aralarındaki sözleşmenin niteliği gözetildiğinde 6102 Sayılı TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince açılan davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması karşısında Mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır (benzer yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/05/2018 tarih ve 2017/11-22 E,, 2018/1102 K. Sayılı kararı).
Yine davalı tarafça icra takibinde icra müdürlüğünün yetkisine ve açılan davada Mahkememizin yetkisine itiraz edilmişse de; 2004 Sayılı İİK'nın 50. maddesinde; "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." şeklindeki düzenleme uyarınca yetkili icra müdürlüğünün belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. 6098 Sayılı TBK'nun 89/1. maddesine göre de, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. Talep dayanağı para borcu olup, borcun götürülecek borçlardan olmasından dolayı TBK'nın 89/1. ve HMK'nın 10. maddeleri uyarınca alacaklının kendi yerleşim yeri icra dairesinde ve HMK'nın 6. maddesi uyarınca da borçlunun yerleşim yeri icra dairesinde talepte bulunulabilecektir. Ayrıca,
İİK'nın 50. maddesi uyarınca sözleşmenin yapıldığı yer icra müdürlükleri de yetkilidir. Alacaklının yerleşim yeri olan Sarıyer ilçesinin İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetki sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davalı borçlunun, icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Aynı gerekçelerle, davalı borçlunun Mahkememizin yetkisine yönelik itirazının da yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Sermaye piyasasında faaliyet gösteren aracı kurum olan davacı şirket ile davalı müşterisi arasında akdedilen sermaye piyasası işlem sözleşmeleri ve sermaye piyasası faaliyetleri çerçeve sözleşmesine dayalı olarak davalı tarafın, vadeli işlem opsiyon borsasında işlem yaptığı, bu kapsamda davalının yaptığı işlemler ve aldığı yatırım pozisyonları nedeniyle zarar oluştuğu, davacı kurumun, davalı müşterisine hesabındaki pozisyonların o andaki fiyatlarına göre zarar miktarını; bu meblağın şirketlerine ödenmesi gerektiğini ve ödenmediği takdirde pozisyonların satılacağını ve buna göre oluşacak bakiyenin davalı tarafından şirketlerine ödenmesi gerekeceğinin bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davalı gibi yatırımcıların oluşan teminat eksiğini veya teminat eksiğini aşan hesap açığını kapatmaları ve bunun için teminat tamamlama çağrısı üzerine ödemek zorunda oldukları tutarı aracı kuruma ödemeleri gerekmektedir. Ancak aracı kurumun teminat eksiğini veya hesap açığını kapatma yükümlülüğü ... Anonim Şirketi'ne karşı devam etmektedir.
Bu kapsamda eldeki dosyada teminatın tamamlanmaması üzerine toplam 13.406,13TL açık tutarın, davacı vekilince sunulan hesap hareket raporundan anlaşılacağı üzere 21/12/2021 tarihinde ... Anonim Şirketi'ne kendi hesabından ödenmesi sebebiyle davacının, davalıdan rücuen alacak talebinde bulunduğu, borcun ödenmemesi üzerine alacaklı davacı şirket tarafından, davalı borçlu aleyhine 13.406,13TL asıl alacak, 694,13TL diğer faiz adı altında olmak üzere toplam 14.100,40TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak borçlu tarafından 20/04/2022 tarihinde borca, yetkiye, faize, faiz oranlarına ve tüm ferilere itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosya davalısı tarafından davacı aracı kuruma herhangi bir borcu bulunmadığı belirtilerek icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/07/2023 tarih ve 05/01/2024 tarihli bilirkişi raporları ile davalının, davacı aracı kuruma raporda belirtilen miktar kadar borcunun bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlu tarafından da söz konusu borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu itibarla davalı borçlunun, icra takibine itirazında haksız olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit (belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit (belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit (belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı şirket tarafından taraflar arasındaki yatırım sözleşmesine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, davalı hesabının eksi bakiyeye düştüğünden ve miktarından haberdar olup talep edilen alacak miktarının Takasbank'a ödenen miktarın altında olduğu da göz önüne alınarak davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının KABULÜ ile; Davalının, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının 13.406,13TL asıl alacak, 694,27TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.100,40TL yönünden İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2.Hükmolunan 14.100,40TL asıl alacağın %20'si oranında olmak üzere hesaplanan 2.820,08TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3.Alınması gereken 963,19-TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 170,30-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 792,89-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan 170,30 TL harç parasının davalıdan alınarak, davacıya ÖDENMESİNE,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden 80,70 TL başvuru harcı, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri toplamı, 2.353,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
5.Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14.100,40TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
6.6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
7.HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca; miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.. 19/02/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸