Esas No
E. 2022/10445
Karar No
K. 2024/3480
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2022/10445 E.  ,  2024/3480 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/1118 E., 2019/827 K.
SUÇ: Terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2018 tarihli ve 2018/93 Esas, 2018/127 sayılı Kararı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, aynı fıkranın ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.12.2019 tarihli ve 2018/1118 Esas, 2019/827 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz istemi özetle;

1.Sanığa isnat edilen suçun sübut bulmadığına,

2.Paylaşımların kim tarafından yapıldığının tespit edilmediğine,

3.Paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına,

4.Sanık hakkında gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin yasaya aykırı olduğuna,

5.Cezanın ertelenmemesinin hakkaniyete aykırı olduğuna,

6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerekçeli karar başlığında suç adının “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” yerine, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edildiği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

1.Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütler ile aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşditin derecesinin tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2.Kabul ve uygulamaya göre de,

İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında, sanığın gözaltında kalmış olmasına rağmen gözaltında kaldığı tarih ve süreye yer verilmemesi, yine zincirleme suç hükümleri kapsamında sanığa ait olduğu tespit edilen sosyal medya hesabında müsnet suç kapsamındaki son paylaşım tarihinin suç tarihi olduğu gözetilmeden, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “04.01.2016” yerine “2017-" olarak yazılması, hüküm fıkrasında zincirleme suç hükümleri uyarınca dörtte bir oranında arttırım yapılmasına rağmen rağmen gerekçe kısmında sanık hakkında yarı oranında arttırım yapıldığı yazılmak suretiyle gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratılması,

Ayrıca sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan hüküm kurulurken belirlenen temel ceza üzerinden 3713 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca arttırım yapıldığı sırada hapis cezasının "1 yıl 15 ay" yerine ''2 yıl 3 ay" olarak, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca arttırım yapıldığı sırada "1 yıl 21 ay 22 gün" yerine ''2 yıl 9 ay 22 gün" olarak ve yine 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapıldığı sırada ise sonuç cezanın "1 yıl 16 ay 3 gün" yerine ''2 yıl 4 ay 3 gün" olarak belirlenmesi suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 18.12.2019 tarihli ve 2018/1118 Esas, 2019/827 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.