10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/4241 E. , 2024/4773 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 11.03.2021 tarihinde davalı Kuruma başvurarak ... babası ... Güney'den dolayı aylık bağlanması talebinde bulunduğunu, davalı Kurumca yapılan araştırma neticesinde müvekkilinin eski eşi ile fiilen birlikte yaşadığını tespit edildiği bahsiyle maaş bağlanması talebinin 60991618-3/1217888 sayılı karar ile reddedildiğini, oysa birlikte yaşamalarının söz konusu olmadığını belirterek, davalı Kurumun 22.01.2021 tarih 60991618-3/1217888 sayılı işleminin iptalini, müvekkile aylık bağlanmasına, davalı tarafından ödenmeyen aylıkların başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... babası ... Güney'den dolayı aylık bağlanması talebinin reddi işleminin iptalini ve aylık bağlanmasını talep ettiğini, davacının müvekkili Kurum aleyhine açmış olduğu dava her türlü hukuki dayanaktan yoksun olup aşağıda kısaca belirttiğimiz nedenlerle davanın reddi gerektiğini, kurumlarından 3411217888 tahsis numarası ile dul ve yetim aylığı almakta iken davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı, kurumları Sosyal Güvenlik Kontrol Memurlarınca yapılan araştırma neticesinde düzenlenen 27.04.2011 tarihli, AKD/2011-040 sayılı raporu ile tespit edilmesi üzerine yetim aylığının iptal edildiğini, davacı 11.03.2021 tarihli dilekçe ile tekrar yetim aylığı talebinde bulunmuş, Kurumca yapılan araştırmada boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiğinden talebi reddedildiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Gelir ve Aylık Bağlanacak Haller başlıklı 56 ncı maddesinin son fıkrasında “ eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” hükmü gereğince kurumlarının uygulaması usul ve yasaya uygun olup davanın reddi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde davacının başvuru tarihi olan 11.03.2021 tarihinde eski eşi ile birlikte yaşadığına ilişkin herhangi bir delil olmadığı, SGK'nın 2011 yılında yapılan denetim raporuna istinaden davacının talebini reddettiği başkaca hiç bir araştırma yapmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde;
İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu beyan ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının başvuru tarihi olan 11.03.2021 tarihinde eski eşi ile birlikte yaşadığına ilişkin herhangi bir delil olmadığı, SGK'nın yaklaşık 10 yıl önce 2011 yılında yapılan denetim raporuna istinaden davacının talebini reddettiği başkaca hiç bir araştırma yapmadığı anlaşıldığından, dinlenen kamu tanık beyanlarından da davacının başvuru tarihi olan 11.03.2021 tarihinde eski eşi ile birlikte yaşamadığı anlaşılmakla kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;
istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 5510 sayılı Kanun'un 56/2 ncı fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesinden sonra yeniden başvurulan 11.03.2021 tarihli tahsis talebini reddeden Kurum işleminin iptali ile müvekkile aylık bağlanması, davalı tarafından ödenmeyen aylıkların başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; "ölen sigortalının hak sahiplerinden; ... eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ıncı madde hükümlerine göre geri alınır. ",
Madde 96 hükmüne göre "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, "..itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır..."
Aynı Kanun'un 59 uncu maddesinin başlığı kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; "bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür ...", maddenin 2 inci fıkrasında "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi ... oluncaya kadar geçerlidir..." şeklinde düzenlenmiştir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.