2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2022/2415 E. , 2024/1828 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2012 tarihli ve 2011/393 Esas, 2012/663 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir.
İncelenen dosyada sanığın yokluğunda verilen hükmün tebliği için sanığın yakalama üzerine alınan ifadesinde bildirdiği son adresine doğrudan MERNİS adresi şerhi ile 17.12.2012 tarihinde yapılan tebligat, adresin mesai saatinde sürekli kapalı olması nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre mahalle muhtarına tebliğ edilmiş olması nedeniyle geçersiz ise de; sanığın ilk olarak cezaevinden verdiği 06.10.2017 tarihli dilekçesi ile uzlaşma talebinde bulunduğu, Mahkemece 15.11.2017 tarihli ek karar ile uzlaşma talebinin reddine karar verildiği, bu ek kararın sanığa 23.11.2017 tarihinde bulunduğu cezaevinde usûlüne göre tebliğ edildiği, keza sanığın daha sonra 09.02.2018 tarihli dilekçesi ile, “Gerekçeli kararın ivedi gönderilmesini", 12.02.2018 tarihli dilekçesi ile “Dosyasının temyiz hakkı tarafına verilmeden infaza konulduğunu, tarafına bilgi verilmesini istediğini" belirtmiş olması ve sanığın en geç 06.10.2017 tarihinde karardan haberdar olduğunun anlaşılması karşısında, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra ilk olarak 15.02.2018 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin ve yerinde görülmeyen eski hâle getirme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.