6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2007/10798 E. , 2011/46565 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ..., ..., ...’in 765 sayılı TCY’nın 64. maddesi delaletiyle TCY’nın 491/5, 61, 522, sanık ...’ın TCY’nın 65/1, 491/5 - son, 61, 522 maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında Foça Sulh Ceza Mahkemesi’nin 01.02.2001 tarihli ve 2000/107-2001/16 sayılı kararı ile sanık ...’ın atılı suçtan beraatine, sanıklar ..., ... ve ...’in 765 sayılı TCY’nın 64/1 maddesi delaletiyle TCY’nın 491/5-son, 61, 522 maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezalarının ertelenmesine “yasa yolu açık olmak üzere” ibaresiyle sanıkların yüzüne karşı karar verildiği, hükmün yerel Cumhuriyet Savcısı’nca “Sanıklardan ...’in Balıkesir Nüfus Müdürlüğü’nden gelen nüfus kaydında ana adı ... olarak belirtildiği halde, sabıka kaydı istenirken ... olarak istendiği ve bu şekilde geldiği, bu husustaki farklılık giderilmeden ve nüfus kaydındaki ana adı ... olarak sabıka kaydı olmadan karar verilmiş olması” gerekçesiyle hüküm temyiz edildiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nce 15.05.2002 tarihli karar ile “Hırsızlık suçundan sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda…1-Sanıkların suça konu ineği bulunduğu yerden alarak 5-6 km uzaklıkta bulunan kamyona yüklemek suretiyle hakimiyet alanına geçirdikleri, böylece suçun tamamlandığı anlaşılmasına rağmen eksik teşebbüs hükmünün uygulanması, 2-Sanığın anne adının nüfus kaydına uygun olarak yazılmadan celp edilen adli sicil kaydıyla yetinilerek hüküm tesisi…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Foça Sulh Ceza Mahkemesi’nce bozma kararına uyulmasından sonra 2002/153-2003/35 sayılı karar ile bozma kararı kapsamında olmayan diğer sanıklar hakkında da hüküm kurularak sanık ...’ın beraatine, sanıklar ... , ... ve ...’in TCY’nın 491/5-son, 522 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıkların yokluğunda “yasa yolu açık olmak üzere” ibaresiyle karar verildiği, kararın sanıklara tebliğe çıkarıldığı, sanıklar ... ve ... tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 27.09.2005 tarihli kararı ile “…lehe yasanın belirlenip sonucuna göre sanıların hukuki durumlarının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…” gerekçesiyle sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazlarının yerinde görüldüğü belirtilerek hükmün bozulmasına, bozmanın niteliğine göre hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ...’e sirayetine karar verildiği, bozma sonrası Foça Sulh Ceza Mahkemesi’nce bozma ilamına uyma ve görevsizlik kararı verildiği, ./.. -2- görevsizlik kararı sonrası Foça Asliye Ceza Mahkemesi’nce sanıklar ... ve ... hakkında mahkumiyet kararı kesinleşmiş olmakla bu sanıklar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, sanıklar ... ve ...’ın 765 sayılı TCY’nın 491/5-son, 522 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın sanık savunmanlarının yüzüne karşı verildiği ve sanık savunmanlarınca temyiz edildiği, bu açıklamalar ışığında Foça Sulh Ceza Mahkemesi’nce bozma kararına uyulmasından sonra 2002/153-2003/35 sayılı karar ile bozma kararı kapsamında olmayan diğer sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen kararın yok hükmünde olduğu, bu karardan sonra sanıklar ... ve ...’ın bu karara ilişkin temyiz istemi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 27.09.2005 tarihli kararı ile sanıklar ... ve ...’ın temyiz itirazlarının yerinde görüldüğü belirtilerek hükmün bozulmasına, bozmanın niteliğine göre hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ...’e sirayetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, yukarıdaki açıklamalar ışığında sanıklar ... ve ... hakkındaki Foça Sulh Ceza Mahkemesi’nin 01.02.2001 tarihli ve 2000/107-2001/16 sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Foça Sulh Ceza Mahkemesi’nce bozma kararına uyulmasından sonra 2002/153-2003/35 sayılı karar ile bu sanıklar hakkında yeniden hüküm kurulmasına ilişkin kararın yok hükmünde olduğu ve bu karara karşı sanıkların temyiz hakkı olmadığı, bu doğrultuda sanık ...’e de sirayete konu olabilecek bir karar olamayacağı konusu ile ilgili Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 27.09.2005 tarih ve 2004/38009 – 2005/15482 sayılı bozma kararına yönelik 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin son cümlesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yoluna başvurması olanaklı görüldüğünden, öncelikle bu hususta gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. ... .