4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/23389 E. , 2023/803 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.10.2014 tarihinde davacının kullandığı motosiklete plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, mahkemeye başvuru yapıldığını ancak maluliyet bulunmadığından taleplerinin reddedildiğini ancak müvekkilinin kaza nedeniyle meydana gelen yaralanması nedeniyle tedavisinin devam ettiğini ve maluliyetinin arttığını, sigorta şirketine artan maluliyet nedeniyle oluşan zararın tazmini için başvuru yapıldığı ancak olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 250,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik, 250,00 TL geçici bakıcı giderinin maluliyet artış tarihi olan 27.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, talebini 08.06.2021 tarihinde 262.000,00 TL’ ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, davacının sürekli maluliyet zararının tazmini için Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/44 esas sayılı dosya ile dava açtığını, bu davanın davacıda sürekli maluliyet bulunmadığı için reddedildiğini, kesin hüküm nedeniyle huzurdaki talebin de reddi gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve bu araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, sunulan rapor usulüne uygun olmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, geçici iş göremezlik talebi için daha önce mahkemece karar verildiğini ve ödeme yapıldığını, yeniden tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, fiilen bakıcı tutulduğunun ispat edilmesi gerektiğini, maluliyet artışı için rapor alınması gerektiğini, ilgili yönetmeliğe göre düzenlenmiş rapor alınması gerektiğini, kusur incelemesi yaptırılması gerektiğini, kask takıp takılmadığının araştırılması gerektiğini, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesap yapılması gerektiğini, başvuru şartı gerçekleşmediğinden faiz istenemeyeceğini, AAÜT’ ne göre belirlenen rakamın 1/5’ ine hükmedilebileceğini, savunarak başvurunun reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 262.000,00 TL tazminatın 11.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kesin hüküm bulunduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun reddi gerektiği, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS poliçesi yaptırma yükümlülüğünün somut delillerle ispatlanamadığı, bu nedenle talebin reddi gerektiği, maluliyet oranları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiği, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre raporun düzenlenmesi gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, rapor bedeli ve yol giderine ilişkin taleplerin teminat kapsamı dışında olduğu, başvuranın geçici iş göremezlik taleplerinin daha önce dava yoluyla karşılandığı, fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belge bulunmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporu mevzuata uygun bir rapor olmadığından hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiği, usulüne uygun başvuru yapılmadığından yasal faize hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, başvuru sahibi lehine tam vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçeleriyle Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gelişen durum nedeniyle tazminat istendiğinden kesin hükümden bahsedilemeyeceği, davacının dosyada mevcut evraklardan trafik kazası nedeniyle yaralandığının anlaşıldığı, mahkemece alınan kusur raporunun hükme esas almaya elverişli bulunduğu, kaza tarihi itibariyle yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun rapor düzenlendiği, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı giderlerinin poliçe kapsamında olduğu, usulüne uygun sigorta şirketine başvuru yapıldığı, faize ilişkin kararda hata bulunmadığı belirtilerek davalının bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kesin hüküm nedeniyle talebin reddi gerektiğini, zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunun ispat etmesi gerektiğini, maluliyet oranları arasında çelişkinin giderilmesi gerektiğini açılan davada maluliyet bulunmaz iken bu davada %40 maluliyete ilişkin rapor sunulduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun mevzuata aykırı olduğunu, raporun yetkili sağlık kuruluşundan alınmadığını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin teminat dışında olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile ödendiğini, fiilen bakıcı tutulmadığını, müterafik kusurun dikkate alınması gerektiğini, usulüne uygun başvuru bulunmadığından faize hükmedilemeyeceğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak belirlenmesi gerekirken tam olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe:
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınmayan aracın karıştığı trafik kazasında davacı sürücünün yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 95 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin 14 üncü fıkrasında; “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı ... tarafından 14.10.2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle kazaya karışan diğer araç ve sürücüsü tespit edilemediğinden davalı ... Hesabına karşı maddi tazminat talepli olarak Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/150 Esas sayılı dosyası ile 30.11.2015 tarihinde dava açıldığı, davanın davacının maluliyeti bulunmadığı gerekçesi ile reddedildiği, davacı tarafından bu defa aynı kazaya ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna, gelişen durum nedeniyle mahkemede açılan davadan sonra 27.01.2021 tarihinde başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, anılan yasal düzenleme ve dosya içeriği dikkate alındığında davacının maluliyeti sebebiyle talep ettiği tazminata ilişkin davacının tahkimden önce aynı konu kapsamında mahkemeye başvurduğu, Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesinin 14 üncü fıkrası kapsamında komisyona başvurulmadan önce uyuşmazlığın mahkemeye intikal ettirilmiş olması karşısında başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 üncü maddesinde “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.’’ düzenlemesi yer almakta olup bu düzenleme özel bir dava şartıdır. Aynı taraflar arasında aynı konuda açılan derdest davalar ile kesin hüküm oluşturan davalar madde kapsamında değerlendirilmelidir
Davacı tarafından aynı kazaya ilişkin olarak açılan sürekli iş göremezlik talepli davada Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2015 tarihli 2015/150 esas sayılı dosyasında davacının maluliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davacının huzurdaki dosyada ise talebinin mahkemece yapılan yargılama sonucu belirlenen maluliyet oranının gelişen durumların varlığı nedeniyle yeni ortaya çıkan durumlar açısından arttığı ve artan maluliyete ilişkin olduğu, evvelce mahkeme tarafından hüküm altına alınan talep ile bu dosyadaki talebin konusunun aynı olmadığı, huzurdaki dosyaya konu edilen uyuşmazlık hakkında daha önce Mahkemeye başvurulmadığı, Sigorta Tahkim Komisyonuna sonradan yapılan gelişen duruma ilişkin sürekli işgöremezlik tazminat başvurusu sonucu Uyuşmazlık Hakem Heyetince esastan karar verilmesinde bu yönüyle isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle bozma nedenine göre incelenmeyen temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.