Esas No
E. 2010/5453
Karar No
K. 2010/9515
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2010/5453 E.  ,  2010/9515 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kayseri 1.İcra Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 5.2.2010

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan tahliye istemli icra takibine davalı borçluların itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.000 Euro karşılığı 8.400 TL üzerinden itirazın kaldırılmasına, takibin bu miktar üzerinden devamına, kiralananın tahliyesine ve davalıların % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davalı borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı alacaklı vekili, dava dilekçesinde, davalı ...’ın davacı alacaklıya ait dükkanda kiracı olup üç yıllık kira sözleşmesi uyarınca yıllık kiranın 6.000 Euro olduğunu, sözleşmenin 22. maddesi gereğince kira parasının 8.1.2009 tarihinde 2.000 Euro, 30.4.2009 tarihinde 4.000 Euro ve 15.1.2010 ve 15.1.2011 tarihlerinde 6.000’şar Euro olarak ödeneceğini, ancak davalı borçluların 30.4.2009 tarihinde ödemeleri gereken 4.000 Euro’yu ödemediklerinden sözleşmenin 19. maddesine göre gelecek kiraların da muaccel hale geldiğini, sözleşmenin bu hükmü dikkate alınarak davalı borçlular hakkında icra takibi yapıldığını, takibe itiraz eden davalı borçluların borcun doğmadığını ve talebin ödeme planına aykırı olduğunu ileri sürdüklerini ve ödeme emri ile verilen süre içinde bir ödemede bulunmadıklarını, davalı borçluların itirazların haksız ve takibi geciktirmeye yönelik olduğunu belirterek, itirazın kaldırılmasını, takibin devamını, kiralananın tahliyesini talep etmiş, 12.11.2009 tarihli oturumda da icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı borçlular vekili, davayı kabul etmediklerini, icra takibinde tahliye talebinde bulunulmadığını, ayrıca oturulmamış dönemlerin kira bedellerinin istenmesinin yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesi ile tazminat talep edilmediğinden sonradan bu istemde bulunulmasına muvafakat etmediklerini, yargılama sırasında kiralananın tahliye edilerek anahtarlarının teslim edildiğini savunmuştur.

Tarafların anlaşmasıyla kiralayana kira bedellerine karşılık olarak bono verilebilir. Bu durumda kira alacağının tahsili ticari senede bağlanmış olup ticari senetlerin tahsiline ilişkin hükümlerin uygulanması zorunludur. Ticari senetlerin ciro kabiliyeti bulunduğundan kiracının kiralayana verdiği senedin halen kimin elinde olduğunu bilmesi gerekir. Senet tahsil için bankaya verilmiş ise banka tarafından gönderilen ihbarla senedin kime ödeneceği borçlu tarafından biliniyor demektir. İhbara rağmen ödenmemesi halinde ihtar göndermek suretiyle temerrüt veya iki haklı ihtara konu yapılabilir. Senet bankaya tahsile verilmeyip alacaklının elinde ise alacaklı borçlunun ayağına gidip senedi verip bedelini alması gerekir. Alacaklı bu yola gitmeden doğrudan doğruya keşide ettiği ihtara dayanarak temerrüt ya da iki haklı ihtar nedeniyle tahliye isteyemez.

Olayımıza gelince ; davacı alacaklı taraflar arasında düzenlenmiş 15.1.2009 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli yıllık 6.000 Euro bedelli kira sözleşmesine dayanarak davalı borçlular hakkında Kayseri 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009 / 7481 sayılı icra dosyası ile 30.4.2009 tarihinde ödenmesi gereken 4.000 Euro ile 2010-2011 yılları kirası parasının tahsili için tahliye istekli icra takibi yapmıştır. Dayanılan sözleşmenin özel şartlar bölümü 19. maddesinde bir kira ödenmediği takdirde gelecek kiraların muacceliyet kespedeceği, gelecek kiraların tahsiline gidileceği, kiracının ödeme bedel ve tarihlerine göre senedi mal sahibine verdiği belirtilmiştir.

Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Takip üzerine itirazda bulunan davalı borçlular da kira sözleşmesi gereğince kira bedelinin ödemelerine ilişkin bir ödeme planının kararlaştırıldığını, bu ödemelere ilişkin olarak senet alındığını, ancak ödeme planına aykırı şekilde üç yıllık kira alacağının topluca takibe konu edildiğini ileri sürmüşlerdir. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davalı kiracının kira borcunun ödenmesinin senede bağlandığı savunması üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 21.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K7481 md.19
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.