Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2017/1411
Karar No
K. 2019/61
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/1411
KARAR NO: 2019/61
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 08/12/2017
KARAR TARİHİ: 05/02/2019

Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan incelemesi sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle ; Davalı bankanın 21.02.2007 ila 22.09.2011 tarihleri arasında kartel oluşturması sonucu davacı müvekkilin uğramış olduğu zararın, 6100 sayılı HMK'nın 107. Maddesi uyarında toplanacak delillere göre belirlenerek, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 58/2. Maddesi uyarında 3 katı oranında tazminine, saptanacak olan bedele zarar tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmesine ilişkisi taleplerinden dolayı dava tarihinde zarar miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin tarafımızdan beklenmesinin mümkün olmaması dolayısı ile HMK'nın 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak ve tespit davası olarak şimdilik 500 TL üzerinden yürütülmesini, zarar tarihinden itibaren (07.10.2012) işletilecek reeskont faizi ile birlikte hesaplanacak 3 katı oranında tazminata karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesiyle ; Davacı Rekabet Kurulu'nun 08.03.2013 tarihli ve ...0 sayılı kararına ("Rekabet Kurulu Karan") dayanarak, Müvekkil Türkiye ...Bankası T.A.O. Bornova Şubesinden kullandığı dilekçe ekinde sunulan Kredi Genel Sözleşmesi kapsamında 07.10.2010 tarihinde 30,000-TL tutarlı ticari krediye uygulanan faiz oranı dolayısıyla uğradığını iddia ettiği zararın tazminini talep etmiştir.

Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 25.03.2011 tarihinde intikal eden bir başvuruda tüm bankaların uygulamakta olduğu kredi kartı alışveriş faizi ve gecikme faizi oranlarının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen en yüksek oran üzerinden tespit edildiği, hiçbir bankanın bu faiz oranlarında indirime gitmediği ve tüm bankaların aynı faiz oranını kullandığı iddiası üzerine başlatılan ön araştırma sonucunda soruşturma açılmış ve soruşturma sonucunda ise Kurul'un davaya esas teşkil eden 08.03.2013 tarihli v... sayılı kararında aralarında müvekkil Türkiye ...Bankası T.A.O. (...)'ın da olduğu 12 banka hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un ("4054 sayılı Kanun") ihlal edildiği... T.A.Ş. (..., .... A.Ş. (...),... A.Ş. (...),... A.Ş. (...),... Bank A.Ş. ...), ... Bankası A.Ş. (..., Türkiye ...kası A.Ş. (...),...k Bankası A.Ş. (...), ... Bankası A.Ş. (İş Bankası), ...Bankası A.Ş. (...) ve T.C. ... Bankası A.Ş.(...) unvanlı teşebbüslerin mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda iletişimleri devam eden tek bir anlaşma teşkil eden anlaşma ve/veya uyumlu eylem şeklinde değerlendirildiği, davanın açıklığı tarih itibarıyla müvekkilin yerleşim yeri ".... Eski Büyükdere Caddesi No:... Kağıthane/Istanbul" olduğundan davanın yetkili İstanbul (Çağlayan) Mahkemelerine gönderilmesini, davacının, müvekkilden 07.10.2010 tarihinde 30,000-TL tutarında işletme (ticari) kredisi kullandığını, Rekabet Kurulu'nun 08.03.2013 tarihli ve 13-13/19S-100 sayılı kararında ise, kredilere ve dolayısıyla ticari kredilere uygulanan faiz konusunda müvekkil bankaya isnat edilen herhangi bir ihlal iddiası bulunmadığını, bu davada davalı sıfatına sahip olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı tarafça, mahkememizin ... Esas savılı dosyasından davalı müvekkil Bankanın yine aynı Bornova Şubesinden 30.03.2010 tarihinde 50.000-TL kullandığını, her iki davanın taraflan. konusu ve sebebi aynı olup, aralarında sıkı bir bağlantı bulunan davaların sonuçları itibariyle de birbirini etkiler nitelikte olduğundan birleştirilmesine, davacının tazminat talebine dayanak olarak gösterdiği Rekabet Kurulu kararının tarihi olan 08.03.2013 da dikkate alınsa dahi, talebin zamanaşımına uğradığından davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, davanın temel dayanağını oluşturan kurul karar in da yer alan yukarıdaki değerlendirme bankaların yalnızca konut, ihtiyaç ve taşıt kredilerine ilişkin düzenlemeler yapıldığı ve müvekkil vakıf bank'in hiçbir şekilde bir uzlaşmaya taraf olmadığını hiçbir şüphe ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde açıkça ortaya koymaktadır. bu nedenle davacının talebi tazminat koşulları karşılanamadığı için reddedilmesi gerektiğinden davanın yetkili İstanbul (Çağlayan) Mahkemelerine gönderilmesine, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, husumet itirazları kabul edilmez ise, Bağlantılı dosya ile birleştirilmesine, Rekabet Kurulu'nun gerekçeli kararı aleyhine açtıkları iptal davasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkememizin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde: davanın 08/12/2018 tarihinde açıldığı, davacının ... , davalının Türkiye... Bankası T.A.O olduğu, davanın 21/02/2007 ila 22.09/2011 tarihleri arasında davalı bankanın kartel oluşturması sonucunda davalı bankadan kredi kullanan davacının uğradığı zararın tazminine ilişkin olduğu ve davanın halen derdest olduğu görülmüştür.

HMK.nun 166. Maddesi hükmü gereğince; aynı yargı çerçevesinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında “bağlantı” olduğu varsayılır. (HMK.Md:166/4)

Mahkememizin her iki dava dosyasının incelenmesinden her iki dava dosyasının davacısı ve davalısının aynı olduğu, her ne kadar her iki dava dosyasına konu Kredi Sözleşmeleri farklı olsa da dava sebeplerinin aynı olduğu ve her iki davada aynı hususlarının tartışılmasının gerektiği bu nedenle her iki dava dosyasının birlikte değerlendirilerek çözümlenmesi gerektiğinden HMK'nun 166. maddesi uyarınca işbu dava dosyası ile Mahkememizin aynı gün açılıp tahsilat makbuzu gereğince harcının daha önce yatırıldığı anlaşılan... esas sayılı dosyası ile mahkememizin iş bu dosyasının birleştirilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M /Yukarıda açıklandığı üzere; Mahkememizin iş bu dava dosyasının yine mahkememizin 2017/1412 Esas sayılı dosyasıyla BİRLEŞTİRİLMESİNE, Yargılamaya Mahkememizin ...Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda esas hüküm ile birlikte istinaf- kanun yolu açık olmak üzere karar verildi 05/02/2019 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.