Esas No
E. 2011/11815
Karar No
K. 2012/18979
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2011/11815 E.  ,  2012/18979 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kartal Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/04/2011 tarih ve 2009/51-2011/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili A.W. Faber-Castell Unternehmensvervvaltung GmbH&Co.'nin dünyaca tanınmış Johann Faber ve Faber-Castell markalı kalem ve kırtasiye malzemelerinin dünya çapında üretim, dağıtım ve pazarlaması ile iştigal ettiğini, diğer müvekkil Adel Kalemcilik Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin FABER-CASTELL'in Türkiye'deki münhasır lisanslı üreticisi ve distribütörü olduğunu, Türk Patent Enstitüsü nezdinde müvekkilleri adına tescilli markaların bulunduğunu, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 23.09.2002 tarihinde davalının adresinde arama sonucunda tespit edilen ürünlerin ve üzerlerinde bulunan markaların müvekkillerinin tescilli markalarıyla aynı olduğu, ekpertiz raporu ile de ele geçen ürünlerin sahte olarak üretilip aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespit edildiğini, davalının eylemlerinin müvekkili markalarını birebir taklit ederek izinsiz kullanması suretiyle hem markaya tecavüz hem de haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet durumunun tespitini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, marka tecavüzü ve haksız rekabet durumlarının önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ceza davasının da beraatla sonuçlanmış olup içeriğinin hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcılığının olmadığını, müvekkilinin ithalat veya imalat yapmadığını ticaretle uğraştığını, bahse konu malları piyasadan takas yolu ile aldığını, malların orijinal veya taklit olup olmadığını bilmediğini, ceza yargılamasında malların tamamı hakkında inceleme yapılmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının adresinde yakalanan ürünlerin taklit ürünler olduğu, yakalanan ürünlerin ve üzerlerinde bulunan markaların davacıların tescilli markalarıyla aynı olduğu, yakalanan ürünlerde kullanılan işaretlerin davacılara ait markaların tescil edildikleri mal ve hizmet sınıflarıyla aynı mal ve hizmetler bakımından kullanıldığı, tescilli marka ile kullanılan işaret arasında görsel ve fonetik yönlerden benzerlik (ayniyet) olduğu, bu haliyle orta düzeyli tüketici nezdinde bağlantı kurma-karıştırma ihtimalinin çok yüksek olduğu, ürünlerin faturasız oluşu,davalının mesleği ve meslekî tecrübesi, ürünlerin taklit olduğunu bilerek veya basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğinden bilmesi gerekerek elinde bulundurduğu, 556 sayılı KHK'nin 70. ve Borçlar Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca markaya tecavüz edilmek suretiyle meydana gelen haksız eylemin suç oluşturduğu uzamış ceza 2011-11815 E. zamanaşımının (fail hakkında ceza davası açılmamış olsa dahi) hukuk davalarında da uygulanacağı, buna göre, marka hakkına tecavüz suçunun 556 sayılı KHK.nın 61/A maddesinde yer alan cezaya ilişkin öngörülen zamanaşımı süresi 5 yıl, olağaüstü (uzamış) zamanaşımı süresi ise 7 yıl 6 ay olduğu, 08.08.2005 tarihinde mahkumiyet kararı verilmekle kesilen zamanaşımı uzamış olup iş bu dava da suç tarihinden itibaren olağaüstü zamanaşımı süresi içinde (20.04.2009 tarihinde) açıldığı, gerekçeleriyle davalı tarafından yapılan davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, men' ine, ele geçirilen ürünlerin ithal ve ihracının, satışa arzının ve dağıtımının önlenmesine, bu ürünlerin hükmün kesinleşmesinden sonra masrafın davalıdan alınmak sureti ile imhasına, marka tecavüzüne haksız rekabet teşkil eden broşür ambalaj resim, işaret ve ibarelerin her hangi bir ürün, ilan, reklam, basılı evrak ve sair malzeme üzerinde kullanılmasının yasaklanmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak Türkiye genelinde yayın yapan tirajı en yüksek 5 gazeteden birisinde hükmün bir defa ilanına, karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırıbir yön bulunmamasına, davalı eyleminin aynı zamanda 556 sayılı KHK'nin 9. ve 61. maddelerine aykırılık oluşturduğunun anlaşılmasına ve aynı KHK'nin 62. maddesi uyarınca mahkemece taklit ürünlerin imhasına karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 556 sayılı KHK'nin 70. ve Borçlar Kanunu K556 md.61 K556 md.60
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.