10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/6017 E. , 2024/6380 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava dışı Bandırma ... Ltd. Şti.'de 01.05.1999 tarihinde çalışmasına rağmen bu tarihin Kurum kayıtlarında gözükmediğini ileri sürerek 01.05.1999 tarihinin 1 günlük hizmet tespiti olarak kabulü ile sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1999 olarak tesipitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Mahkemece resen gerçek çalışmanın varlığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının, 2 8320 01 1041555 10 04 sicil numaralı Bandırma ... Limited Şirketi ünvanlı iş yerinde sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1999 olduğunun ve adı geçen iş yerinde 1 günlük hizmeti bulunduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, Yerel Mahkemece verilen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Dosya kapsamında davacı adına dava dışı 1041555 işyeri sicil numaralı işyerinden 01.05.1999 tarihinde işe başladığına dair bildirgenin 26.05.1999 tarihli 95506 varide numarası ile Kurum kayıtlarına geçtiği, verilen işe giriş bildirgesi ile davacının nüfus bilgilerinin örtüştüğü, işe giriş bildirgesinin üzerinde kayıtlı olan ve hala davacı tarafından kullanılan 199904 sicil numarasının 1999 yılı serilerinden olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına geçmiş olması davacının anılan işyerinde çalıştığını kanıtlamaya tek başına yeterli olmadığı ancak Yerel Mahkemece hükme esas alınan bordro tanıklarının davacının çalışmasını doğruladığı, işe giriş bildirgesi üzerinde olan ve davacı tarafından kullanılan sicil numarasının 1999 yılı serisinden olduğu, dava dışı işyerinin 1999 yılında kanun kapsamında olduğu ve 18.03.1974 doğumlu davacının, 1992 yılında 18 yaşını doldurduğu ve yapılan imza incelemesine göre dava konusu işe giriş bildirgesinin üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşılmakla Yerel Mahkemece verilen kara usul ve yasaya uygundur...." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.05.1999 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 9, 79 ve 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3.Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı Bandırma ... Teks. San. Ltd. Şti. ünvanlı işverenin 41555 sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.05.1999 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, büro mahiyetli işyerinin kanun kapsam döneminin ise 01.01.1999-30.06.1999 tarihleri arasında olduğunun bildirildiği, iş yerinden dava konusu 1999/2. Dönemden bordro verilmediği, işyerince verilen 1999/1. Dönem bordrosundan bildirilen iki kişi ile davacı tanıklarının dinlendiği,işyerinden 1999/1. dönemde bildirimi olan ve bu kapsamda dinlenen ... davacının ... Sarıköy'de bulunan Ziraat Bankası Şubesi inşaatında çalışırken gördüğünü, Bandırma ... Ltd. Şti.'de hangi tarihler arasında çalıştığımı hatırlamadığını beyan ederken ... ise beyanında davacının Bandırma ... Ltd. Şti.'de kendileri ile birlikte yıkım işi yaptıkları ve moloz çıkardığını belirtmiş öte yandan davacı tanıkları olarak dinlenen ... davacının kendisi tarafından dava dışı işyerine götürüldüğünü ve çalışmasına vesile olduğunu beyan ederken davacının bu çalışmasının nerede ve ne nitelikte olduğunu belirtmediği, ancak Mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller yeterli görülmek suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, davacı adına işe giriş bildirgesinin verildiği işyerinin büro mahiyetli olduğu ancak işyerinin bordrolu çalışanlarından birinin davacıyı inşaatta çalışırken gördüğünü,diğerinin yıkım işinde birlikte çalıştıkları yönündeki bordrolu tanıklarının da arasındaki çelişkili beyanlarının varlığı karşısında öncelikle davacı asilin de beyanı alınarak davacının hangi adreste hangi işte, kimlerle birlikte çalıştığı belirlenmeli, çalıştığı işin niteliği belirlendikten sonra bozma öncesi dinlenen tüm tanıkların tekrar beyanlarına başvurulmalı,beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, öte yandan davacı tanığı olarak dinlenen ...'un da tekrar beyanı alınarak davacının nerde, ne iş yaptığı hususunda beyanı alınmalı, ...'un dava konusu dönemde çalışmasının olduğu Nurcan Kalyoncu'ya ait vergi mükellefiyetine ilişkin kayıt getirtilerek dava dışı işveren şirkete komşu işyeri olup olmadığı da belirlenmeli, dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanları emniyet, SGK, vergi dairesi, belediye nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.