9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2024/2650 E. , 2024/5935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/12257 Esas, 2024/587 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KD-2016/302610 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde, dava zamanaşımını kesen son işlemin 18.12.2015 tarihli iddianame olduğu, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin onama kararının 28.03.2023 tarihi olduğu ve bu tarihte hükmün kesinleştiği ve dava zamanaşımının durduğu, 05.10.2023 tarihli itirazname ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.01.2024 tarihli kararı ile itirazın değişik gerekçe ile kabul edilerek zamanaşımından düşme kararı verildiği, 28.03.2023 tarihli onama kararı ile zamanaşımının durduğu ve asli zamanaşımının dolmadığı talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu cinsel taciz suçundan eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılarak 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.12.2015 tarihli iddianame olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden bahisle düşme kararı verilmiş ise de 28.03.2023 tarihli dairemizin onama kararı ile zamanaşımının durduğu ve asli zamanaşımının dolmadığı bu suretle sanık hakkında çocuğa karşı cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı sanığa iddia edilen nitelikli cinsel taciz suçunun çocuğa karşı aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlendiği ve şikayete tabi olmadığının anlaşılması karşısında Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan nitelikli halin gerçekleşmediğine atılı çocuğa karşı cinsel taciz suçunun da şikayete tabi olduğundan bahisle sanık hakkında şikayetten vazgeçme sebebiyle düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/12257 Esas, 2024/587 Karar sayılı düşme ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Göksun Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/560 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.