10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/6981 E. , 2024/8763 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.07.1990 tarihinde sigorta girişi yapıldığını, %51 oranında engelli olduğunu, 3600 gün 15 yıllık hizmet süresi ile aylık koşulları gereken müvekkilinin 4094 gün ve 25 yıllık çalışması bulunduğunu, Kuruma aylık için başvurduğunu, ancak son 7 yıllık süresi Bağ-Kur kapsamında kaldığı gerekçesiyle başvurunun reddedildiğini, müvekkilinin 4/a hizmetlerinin tek başına aylık için yeterli olduğunu, hizmet birleştirmesine ihtiyacı bulunmadığını, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Kurum işleminin iptaline, müvekkilinin 4/a kapsamında hizmetleri birleştirilmeksizin emeklilik aylığı bağlanmasına, emeklilik aylığına hak kazandığı tarihten itibaren birikmiş emeklilik aylıklarından şimdilik 1.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının son 7 yıllık çalışması 4/b kapsamında olup tahsis talep tarihinde Bağ-Kur prim borcu da bulunması sebebiyle aylığa hak kazanamadığını, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacıya müstakilen 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerinden dolayı 01.01.2020 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un 60/C fıkrası kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, mahrum kalınan aylıkların 01.02.2020 tarihinden başlamak üzere ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili, davacının son yedi yıllık çalışması 4/b kapsamında olup tahsis talep tarihi itibariyle Bağ-Kur prim borcu bulunduğunu, 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu, davacının 4095 gün 4/a, 1559 gün 4/b olmak üzere 5654 gün sigortalı olduğunu, 1479 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinde 3396 sayılı Kanun'la yapılan değişikliğe göre Bağ-Kur terk işlemi yapıldığını, aylık koşullarının oluşmadığını, Kurum kayıtlarına itibar edilmemesi gerekirken salt bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulmasının ve Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.11.1976 doğumlu olan davacının 4/a sigorta başlangıç tarihinin 17.07.1990 olduğu,15.07.1990- 04.02.2008 tarihleri arasında 3714 gün 4/a, 01.10.2008- 31.08.2016 tarihleri arasında 1559 gün 4/b, 14.07.2017-30.11.2017 tarihleri arasında 138 gün 4/a, 10.10.2017-10.04.2019 tarihleri arasında 182 gün 4/a,12.04.2019-12.06.2019 tarihleri arasında 61 gün 4/a, 13.06.2019-2020/6 arasında 4/b sigortalısı olan davacının 15.05.2019 tarihinde tahsis başvurusunda bulunduğu, Kurumun müracaat sonrası çalışması bulunduğundan talebi reddettiği, ayrıca son 1260 gün Bağ-Kur kapsamında çalışması bulunduğundan Bağ-Kur'a başvurması gerektiğinin belirtildiği, davacının vekili aracılığıyla hizmet birleştirmesi olmaksızın aylık bağlanması yönünde 20.12.2019 tarihinde yeniden başvuruda bulunduğu, Kurumun son 7 yıl içerisinde Bağ-Kur hizmeti fazla olduğundan talebi kabul etmediği anlaşılmış, davacının sicil dosyasına göre %51 çalışma gücü kaybı sebebiyle 3. derece engelli indiriminden istifade ettiği, sigorta başlangıç tarihine göre 25 yıllık sigortalılık 52 yaş ve 5525 prim gün şartını yerine getirmesi gerektiği, ancak 3 üncü derece engellilik oranının %51 olması sebebiyle sigorta başlangıç tarihine göre 15 yıl 3600 prim günü ile aylığa hak kazanmakta olup yaş koşulunun aranmadığı, davacının 20.12.2019 tahsis talep tarihinde 29 yılın üzerinde sigortalı olduğu gibi tek başına 4095 prim günü 4/a sigortalılığı bulunduğu, 4/a sigortalılığı ile aylığa hak kazanan davacının hizmet birleştirmesine zorlanamayacağı, Mahkemenin bu yöndeki kararında hata bulunmadığı anlaşılmakla, başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili;
istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet birleştirilmesine zorlanmaksızın yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.