20. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1851
- Karar No
- 2024/1851
- Karar Tarihi
- 12.11.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
....C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/1851 - 2024/1714
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/05/2024
NUMARASI : 2024/12 E. - 2024/276 K.
DAVACI
(MESNET MARKALARDAN
BİR KISMINI DEVRALAN)
VEKİLİ
DAVACI
(MESNET MARKALARDAN
BİR KISMINI DEVRALAN) :
DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/05/2024 tarih ve 2024/12 E. - 2024/276 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, davalının 2018/111222 başvuru numaralı “...” ibareli 16 ve 41.sınıflara ilişkin marka başvurusuna müvekkiline ait "..." esas unsurlu "...", "... ...", "...-..." ibareli markalarına dayalı olarak gerçekleştirdikleri itirazın nihai olarak YİDK kararı ile reddedildiğini, başvuru markasının müvekkilinin 16. ve 41.sınıf tanınmış markaları ile iltibas yaratacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2020-M-1119 sayılı kararının iptali ile 2018/111222 numaralı “...” ibareli marka başvurusunun yargılama süresinde tescili durumunda hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şahıs vekili, davanın reddini istemiş ancak yasal cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, YİDK kararının iptali istemi yönünden, davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıların " ... ..." ,"...", "... ", "...-... (2008/06065) " , " ...-... (devir edilen 2011/73059) " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle asli unsurlarda (... ibaresi) görsel ve sesçil benzerlik oluşsa da davalı itiraz sürecinde kullanım ispatında bulunmuş olup davacı tarafın itirazına gerekçe gösterdiği 2008 06061, 2008 06065, 2012 17388, 2012 17392, 2011 73059 sayılı markalarının kullanımının YİDK itiraz sürecinde ispatlanamadığından markalar arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas karıştırılma olasılığı koşulu bulunmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı, YİDK kararının netice olarak doğru olduğu, hükümsüzlük talebi açısından, "... " ibareli marka başvurusu ile davacıların yukarıda karşılaştırma tablosunda geçen ( ... firmasına ait) " ... ..." ,"...", "... ", "...-... (2008/06065) " ,( ... firmasına ait) " ...-... (devir edilen 2011/73059) " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle asli unsurlarda (... ibaresi) görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davalının kullanmama def'ine hukuki değer atfedilemeyeceği, taraf markaları arasından aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olduğundan emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacılara ait ( ... firmasına ait) " ... ..." ,"...", "... ", "...... (2008/06065) " ,( ... firmasına ait) " ...-... (devir edilen 2011/73059) " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacıların ( ... firmasına ait) " ... ..." ,"...", "... ", "...-... (2008/06065) " ,( ... firmasına ait) " ...... (devir edilen 2011/73059) " ibareli tescilli markalı mallarından /hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı mallarını/hizmetini satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacıların ( ... firmasına ait) " ... ..." ,"...", "... ", "...... (2008/06065) " ,( ... firmasına ait) " ...-... (devir edilen 2011/73059) " ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceği , dolayısıyla SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı ancak bu durumun var olan iltibası ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptaline yönelik davanın REDDİNE, 2018/111222 sayılı markanın hükümsüzlüğüne yönelik açılan davanın KABULÜNE, dava konusu markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı ... A.Ş vekili hükme esas alınan bilirkişi raporundaki markalarının kullanımının ispatlanmadığına yönelik tespitin hatalı olduğunu, emsal niteliğindeki Ankara 3. FSHHM'nın 2020/294 Esas sayılı dosyasında markalarının kullanımının ispatlandığının kabul edildiğini, hükümsüzlük de talep edildiğinden müvekkiline ait internet sitesinin kullanım delili olarak incelenmesinin gerektiğini, dosyaya sunulan faturalarda "..." ibaresinin yer aldığını, bu nedenle YİDK sürecinde sunulan delillerinin de markalarının kullanımını ispatladığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava tarihinde dava konusu başvuru henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük davasının zamansız açıldığını, müvekkiline yapılan dava dilekçesi tebliği usulsüz olduğundan süresi içerisinde cevap dilekçesi sunamadıklarını, bu durumda hükümsüzlük davası yönünden kullanmama def'inin dikkate alınmasının gerektiğini, davacının mesnet markalarını kullanmadığını, karşılaştırılan markalar arasında benzerlik bulunmadığını, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, davacı tarafından "..." kısaltmasının bir akademik programın adı olarak tanımlayıcı mahiyette kullanıldığını, markaların hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat düzeyi yüksek olduğundan karıştırılma ihtimali doğmayacağını savunarak, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, itirazın reddine dair YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya ve itiraza mesnet 2008/06061, 2008/06065 ve sayılı 2011/73059 sayılı markaların Kadıköy 30. Noterliği tarafından onaylanmış 25/08/2021 tarih, 38838 yevmiye numaralı marka devir sözleşmesiyle ... ... Eğitim Hizmetleri A.Ş.'ye devredildiği, bu nedenle mahkemece noterde devredilen üç marka yerine münhasıran ... kayıtlarında da devir işlemi gerçekleştirilen 2011/ 73059 sayılı marka yönünden ... ... Eğitim Hizmetleri A.Ş.'nin HMK'nın 125.maddesi uyarınca devralan davacı olarak kabul edilmesi doğru değilse de, mesnet markaların tamamı karar başlığında yer alan devreden ve devralan davacılara ait olduğundan anılan yanlışlığın sonuca etkili bulunmadığı, davalının YİDK sürecindeki kullanım ispatı talebine karşı davacının sunduğu kullanım delillerinin davacının mesnet markalarının üçüncü kişilere belli bir yoğunlukta hizmet sunulduğunu, gerçek bir kullanıma konu olduğunu gösterir nitelik taşımadığı, bu nedenle YİDK karar iptali davası yönünden tamamı kullanım ispatına tabi dayanak markaların SMK'nın 6/1.maddesi kapsamında dikkate alınmamasının yerinde olduğu, hükümsüzlük davası yönünden, davalı tarafından dava dilekçesinin kendilerine usulen tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasal cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmaması nedeniyle, kullanmama def'inin bulunmadığı kabul edilerek davacının dayanak tüm markalarının SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede dikkate alındığı, buna göre dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacıların "...","...-..." asli unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, işitsel ve kavramsal yönden tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, dava konusu başvurunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, bu doğrultuda mahkemece YİDK iptal davasının reddine, hükümsüzlük davasının SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı ... A.Ş vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacı ... A.Ş vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacı ... A.Ş ve davalı ...'tan peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.