11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/4512 E. , 2024/6544 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı
İkia Gıda ve İnş. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerini, davalı borçluların müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, dava dışı şirkete kullandırılan kredi borçlarının çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için davalı kefiller aleyhine İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2019/27787 Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline (davalı ... yönünden kefalet limiti olan 850.000 TL üzerinden), davalıların icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı bankaya borcu bulunmadığını, takibe dayanak genel kredi sözleşmesinde yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, yapılan imza incelemesi neticesinde takip ve dava konusu kredi sözleşmesinde anılan davalı adına atılı imzaların, davalı ...'e ait olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla anılan davalının takip ve dava konusu kredi sözleşmesinden dolayı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle bu davalıya yönelik açılan davanın reddine; alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş; diğer davalılar yönünden, taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı kredi borçlusu İKİA Gıda ve İnş. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'ne kullandırılan ve ödenmeyen kredilerin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan anılan davalılar hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacı bankanın davalı kefillerden, Taksitli Ticari Kredi yönünden 1.024.694,56 TL Asıl Alacak, 98.963,13 TL İşlemiş Temerrüt Faizi, 4.948,15 TL BSMV olmak üzere toplam 1.128.605,84 TL; Ticari Kredi Kartı yönünden; 32.123,54 TL Asıl Alacak, 1.485,63 TL İşlemiş Temerrüt Faizi, 74,29 TL BSMV olmak üzere toplam 33.683,46 TL; Ticari Kredili Mevduat hesabı yönünden; 5.540,80 TL Asıl Alacak, 255,50 TL İşlemiş Temerrüt Faizi, 12,77 TL BSMV olmak üzere toplam 5.809,07 TL olmak üzere toplam 1.168.098,37 TL alacağının bulunduğu; kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalıların borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği; çek kredi hesabından kaynaklı istem yönünden banka kayıtlarında alacak miktarı tespit edilemediğinden davacı tarafın bu yöndeki isteminin yerinde olmadığı; benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen toplam 1.168.098,37 TL alacağa yönelik anılan davalıların vaki itirazının haksız olduğu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi gereğince iptalinin gerektiği, bu miktarları aşan davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen alacak miktarı üzerinden davalıların icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, hükmün sadece davalı ... vekili tarafından kötüniyet tazminatına ilişkin istinaf edildiği, bu nedenle istinaf incelemesinin davalının gösterdiği istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapıldığı, basiretli tacir gibi hareket etme mecburiyetinde olan bankanın huzurunda atılması gereken imzadan bilgi sahibi olduğu, böylece gerçeğe aykırı imza ile icra takibi yapılması nedeni ile bankanın kötü niyetli olduğu anlaşıldığından banka aleyhine kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiği (Yargıtay (Kapatılan)19. Hukuk Dairesi'nin 28.11.2011 gün ve 2011/3947 esas, 2011/14807 karar sayılı ilamı) gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarı ile kötüniyet tazminatı isteminin reddine ilişkin kısmın kaldırılarak kefalet limiti 850.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3.Değerlendirme
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Her ne kadar davalı yanca kötüniyet tazminatı isteminde bulunulmuş ise de, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddeleri uyarınca davacı yanın kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekirken bu talebin kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “Davalı ...'ün kötüniyet tazminatı isteminin kabulü ile kefalet limiti 850.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 170.000,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalı ...'ün koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.