Aramaya Dön

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/684
Karar No
K. 2024/867
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/684 Esas
KARAR NO: 2024/867
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/10/2021
KARAR TARİHİ: 17/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; 01.11.2019 günü davalı tarafından sigortalı , ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkilim ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, müvekkilinin bu kaza sonucu sakat kalmış olduğunu ve çalışamaz hale geldiğini, bu konuda toplanacak kanıtlara göre, tarafsız bir bilirkişi tarafından güç ve efor kaybına göre kazanç kaybı hesaplanacağından, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, kalıcı sakatlıktan kaynaklanan, iş gücü kaybı ve müvekkilin geçici olarak iş göremezliği nedeni ile maddi tazminat talep ettiğini, müvekkilinin zararlarının kusur ve aktüerya bilirkişileri tarafından hesaplanacağından, belirsiz alacak davası açmak zorunluluğu doğduğunu, müvekkilinin şahsi başvurusu sonucu davalı sigorta şirketinin müvekkiline 63.117,00-TL ödeme yaptığını, bu ödemenin oldukça az olup zararı karşılamadığını, buna göre davalı sigorta şirketine verilen ibranamenin iptali ile kanun hükümlerine göre dava açma zorunluluğu ortaya çıktığını, belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı sakatlıktan (cismani ve bedensel zarardan) doğan kalıcı iş görmezlik nedeninin 100,00-TL ve geçici iş göremezlik sebebi ile toplam 100,00-TL olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden başlayarak ticari faizi ile tahsili ile, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği görüldü. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.

Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı) Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.

Mahkememizce yapılması gereken dava konusu trafik kazası nedeniyle yapılan tedavilere ilişkin tüm evraklar toplanarak, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu almak, tarafların kusur oranları hususunda bilirkişi raporu almak ve tüm belgeler toplandıktan sonra aktüerya raporu almaktır.

Mahkememize sunulan 29/01/2024 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 01/01/1978 doğumlu, ... ...’nın 01/11/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirilmesinde; Görme sistemi, işlevsel görme puanı 89.1, engel oranı %10, Kulak-Burun-Boğaz, D-Yüz, Frontal kemikte çökme, engel oranı %5 olup balthazard formülüne göre;

1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %15 (YÜZDEONBEŞ) olduğu, 2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (DOKUZ) aya kadar uzayabileceği, 3)Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (BİR) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunmuştur.

Bilirkişinin düzenlediği 02/11/2024 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle; 01.11.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;

1.Davalı tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunun ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ... ...'ın ... oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacı ... ...'nın ... oranında kusurlu olduğu, 2-Davalının *680 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ... ...'nın; A)Ödeme Tarihindeki Verilere Göre; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 16.251,82 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait % 15 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 103.191.77-TL olduğu, toplam 119.443,59 TL olduğu, c)Davalı sigorta şirketi tarafından ise 63.117,62 TL verilere göre belirlenen maddi zararının ödeme ile karşılanmamış olduğu, B)Sayın Mahkemece ödeme ile borcun sona ermediğinin ve ödemenin kısmi ifayı içerir makbuz kabul edilmesi halinde günümüze kadar gerçekleşen veriler esas alınarak belirlenen zarar tutarından, ödemenin güncel tutarın tenzili sonucu davacının; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 16.251,82 T, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %15 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının 643.460,47 TL olduğu, toplam 659.712,29 TL olduğunu, c)Davacının sakatlık teminatı kapsamında olan geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı davalının sorumlu olduğu bakiye poliçe limitini aştığından sakatlık teminatı limiti kapsamında; Davalının sorumluluğunun 326.883,00 TL.lık bakiye limit ile sınırlı olacağı, d)Davalının daha önce ödeme yaptığı 08.12.2020 tarihinden önce temerrüde düştüğünün belirlenemediği, e)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Davacı vekili Mahkememize sunduğu 11/11/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi, kusur ve hesap bilirkişi raporlarına yönelik itiraz ve beyanlarının yanı sıra dosya kapsamında yer alan lehe tüm delil, rapor, beyan ve belge içeriklerini aynen tekrarla; işbu miktar artırım ve hesap raporuna yönelik itiraz ve beyan dilekçesinin aynen kabulüne, alacaklarından maddi tazminat tutarları hali hazırda belirli olmadığından, buna dair olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davasının HMK 107. Maddesi bağlamında belirsiz alacak davası niteliğine göre, maddi tazminat yönünden miktar belirleme işleminin aynen kabulüne, müvekkilin Maddi tazminat alacağını, fazlaya ilişkin haklar her halde saklı tutularak; Kalıcı sakatlıktan (cismani ve bedensel zarardan) doğan güç ve efor kaybı nedeni ile 100,00-TL ve geçici iş göremezlik sebebi ile 100,00-TL, olmak üzere talebini 200,00-TL tutardan artırarak, maddi tazminat alacağını 326.783,00-TL kalıcı iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş görmezlik olmak üzere, toplam 326.883,00-TL’ye yükseltiğini ve talebini arttırdığını, arada oluşan harcı da ikmal ettiğini, taleplerini yukarıda arz edilen şekilde yükselterek, söz konusu alacaklarının tamamının sigorta başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, tüm kalemlere yönelik fazlaya ilişkin haklarım saklı tutarak, alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, bu suretle davasının aynen kabulüne karar verilmesini, müvekkilin maddi tazminat alacaklarının 02.11.2024 tarihli rapor esas alınmak sureti ile miktar belirleme yönündeki Sayın Mahkeme ara kararına yönelik her türlü itiraz, istinaf, vs. yasal hakları saklı tutulduğunun dikkate alınmasına, müvekkilin miktarı belirlenmek durumunda kalınan maddi tazminat alacağında artış vs. söz konusu olduğundan, fazlaya dair tüm maddi ve manevi tazminat kalemlerine dair hak ve alacaklarının saklı tutulduğunun göz önüne alınmasına, her türlü yargılama, miktar artırım, harç ve masrafları ile avukatlık vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde , 01/11/2019 tarihinde davacı ile davalı sigortacının sigortalısı arasında trafik kazası meydana geldiği, davacının malul kaldığı, mahkememizce tarafların tüm delilleri toplandığı, Adli Tıp Kurumundan maluliyete ilişkin rapor alındığı, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engellilik oranının %15 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, belirlenen maluliyet oranına göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması amacıyla alanında uzman bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının %20 oranında kusurlu olduğu, davalının sigortalısının %80 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre davacının zararını karşılamadığı, güncel verilere göre davacının geçici iş göremezlik zararının 16.251,82 TL, davacıya yapılan ödeme tenzil edildikten sonra sürekli iş göremezlik zararının 643.460,47 TL olduğu, davacının bilirkişi raporu doğrultusunda davalı sigortanın sorumlu olduğu poliçe limiti kapsamında talebini artırdığı, daha önceki tarihte davalıya başvurulduğuna ilişkin belge bulunmadığından davalı tarafından eksik ödeme yapıldığı 08/12/2020 tarihinde davalının temerrüt şartlarının oluştuğu, davacının belirsiz alacak davası olarak açtığı davasına bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 326.783,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 326.883,00 -TL iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 08/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine;

2.Karar ve ilam harcı 22.329,37-TL nin peşin alınan 1.175,10-TL den düşümü ile kalan 21.154,27-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 1.234,40TL peşin, tamamlama ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 11.375,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 51.032,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.