7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/8236 E. , 2012/8712 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen uyuşmazlıkta, ihtiyati tedbir talebine yapılan itirazın reddine dair verilen kararın, Yargıtay'ca incelenmesi aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık, menfi tespit davası sırasında davacının istemi üzerine mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına davalının yaptığı itirazın reddedilmesi yönündeki ara kararının temyizine ilişkindir.
Mahkemece davacının ihtiyati tedbir istemi davacının taşınmazı kaydına tedbir konulması suretiyle kabul edilmiştir. HMK.'nun 389.maddesinin 1.fıkrasında “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle büyük sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği” belirtilmiştir.
Yine aynı Kanununun 390/3.maddesinde ise tedbir isteyenin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu ifade edilmiştir.
Bu koşulları taşıyan ihtiyati tedbir üzerine Kanunun 391.maddesinin 1.fıkrasında tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması ya da bir yediemine bırakılması ya da bir şeyin yapılması ya da yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya bir zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verilebilecektir. Bu kararın verilebilmesi için ise HMK.'nun 393.maddesinin 1.fıkrasındaki tedbir kararı sonucunda tedbir talep edenin haksız çıkacağı durumlar gözetilerek karşı tarafın ve 3.kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat gösterme zorunluluğu getirilmiştir. Şu kadar ki; ihtiyati tedbir talep eden resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor, yahut durum ve koşullar gerektiyorsa mahkeme buna ilişkin gerekçesini belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir.
Yukarıda belirtilen yasanın ilkeleri gözetildiğinde davacının teminat gösterme zorunluluğu söz konusu olup, 392.maddedeki teminattan muafiyet halleri mevcut değilse ve mahkemece teminat gösterilmesini gerektirmeyen durum ve koşullar karar gerekçesinde açıkça belirtilmemişse verilen tedbir kararı yasal düzenlemeye aykırı düşecektir.
Somut olayda davacı kendisine tahakkuk ettirilen fatura bedellerinde küçük bir miktara itiraz ederek eldeki menfi tespit davasını ihtiyati tedbirli olarak açmış ve 1.227.671,60 TL'lik şu ana kadar borcunun bulunmasına karşılık 11.485,83 TL'lik kısmı dava konusu olmuştur. Talebin bu şekli itibariyle borcun büyük kısmı davacının itirazına uğramadığı halde cüzi bir miktarı için dava açıp, davalının alacağının tümünü tahsil etmesini önleyecek şekilde borcu doğuran elektrik akımının bağlanmasını sağlamaya dönük talep Medeni Kanununun 2.madddesi anlamındaki hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğurur ki böyle bir sonuç hukuken korunamaz. O halde davacının ihtiyati tedbir isteminin koşulları oluşmadığı anlaşılmakla davalının itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.