4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/3427 E. , 2024/10286 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; 13.01.2013 tarihinde dava dışı Hasan Akcan'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların kazaya karıştığı, bu kaza neticesinde davacının yaralandığı, tedavi gördüğü, olaya ilişkin yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalı ... nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın kusurlu olduğu, sigortaya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığı belirtilerek, 50,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil şirketin sorumluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ayrıca davacının sürekli sakatlık kurumunun ATK'dan alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kaza nedeniyle yürütülen Islahiye Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/107 soruşturma sayılı dosyasında davacı ile davalı ... sürücüsü arasında uzlaşma işlemlerinin yapıldığı, davacının kendisi lehine koşulsuz olarak davalı ... sürücüsü ile uzlaştığı, 06.03.2013 tarihinde taraflar hakkında uzlaşma raporunun düzenlendiği, Islahiye Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2013 tarih ve 2013/107 soruşturma, 2013/203 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının uzlaşma sırasında maddi ve manevi tazminat hakkını saklı tutmadığı, bu durumda davacının 5271 sayılı CMK'nun 253/19 maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması nedeniyle soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz ve açılmış olan davadan feragat etmiş sayılır hükmü nazara alındığında tazminat davası açma hakkı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine..." karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kaza sonucunda çalışamadığını, İzmir Katip Çelebi Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınmış olan heyet raporunda da maluliyetinin %18 olduğu açıkça tespit edildiğini, mahkemenin sevk etmiş olduğu Gaziantep Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden gelecek olan raporla da maluliyetinin anlaşılacağını, kusur durumuna ilişkin mahkeme tarafından belirlenen bilirkişi raporunda da karşı tarafın da kusurlu olduğunu tespit edildiğini, sigorta şirketlerinin amacının ekonomik kayıplar doğuran olası risklerle baş edebilmek olduğununun, uzlaşma teklif formunun matbu olduğunu, davacının bu forma müdahale şansı olmadığını, kendisinin o sırada vekili olmaması sebebiyle ceza davası ile sınırlı olarak uzlaştığı saikiyle imza attığını, davacıya imzalatılan matbu uzlaşma teklif formunda sadece genel bir ifade tarzıyla uzlaşmanın sağlanması halinde tazminat davası açılamayacağının kayıtlı olduğunu, uzlaşma tutanağında da belirtildiği gibi müvekkilinin çekincesinin kendisinin de kusuru olması sebebiyle kendisinden tazminat talep edilmesi yönünde olduğunu, sigorta şirketlerinin hangi durumlarda tazminatı rücu ettiğini dahi bilmediğini, şahıs olarak karşılıklı birbirlerinden tazminat talep etmeyecekleri yönünde uzlaşmaya vardıklarını düşündüğünü belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "kaza nedeniyle yürütülen Islahiye Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/107 soruşturma sayılı dosyasında davacı ile davalı ... sürücüsü arasında uzlaşma işlemlerinin yapıldığı, davacının kendisi lehine koşulsuz olarak davalı ... sürücüsü ile uzlaştığı, 06.03.2013 tarihinde taraflar hakkında uzlaşma raporunun düzenlendiği, Islahiye Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2013 tarih ve 2013/107 soruşturma, 2013/203 sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının uzlaşma sırasında maddi ve manevi tazminat hakkını saklı tutmadığı anlaşılmaktadır. Uzlaşma raporunu düzenlenmekle davalının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır. Uzlaşma raporu da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. Tüm bu nedenlerle uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olduğundan ve uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağından açılan davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır. Ayrıca, davacının asıl fail konumunda bulunan davalının sigortalısı araç sürücüsü ile uzlaşması aynı eylemden sigorta poliçesi sebebi ile hukuki sorumluluğu üzerine alan sigorta şirketini de kapsamaktadır. Buna göre; davacının dava dışı sürücü ile uzlaşmış olması nedeni ile bu kaza sebebiyle tazminat davası açamayacağını kabul etmiş olması, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan uzlaşmanın usulüne uygun olması, uzlaşmanın anlam ve sonuçlarının uzlaşma teklif formu ile usulünce davacıya açıklanması, davacının da bunu okuyup imzalayarak kabul etmesi, karşısında davalı ... hakkında tazminat davası açamayacağının kabulü gerekmektedir." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci ve 109/2 maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince, 13.01.2013 tarihinde çift taraflı trafik kazası gerçekleştiği, davacının soruşturma dosyasında dava dışı her iki araç sürücüsü bakımından soruşturma dosyasında herhangi bir koşul ileri sürmeksizin uzlaştığı,
CMK'nın 253/19. maddesi gereğince, uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağı, uzlaşma nedeniyle dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin verdiği kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemeince, yukarıda açıklanan iptal hükmü uyarınca işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.