Esas No
E. 2010/6359
Karar No
K. 2011/501
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2010/6359 E.  ,  2011/501 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 25.01.2011 günü belirlenen saatte temyiz eden Türk Telekomünikasyon vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen ... vekili Av...., ... vekili Av...., ... ... Telekomünikasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av.... geldiler. Gelenlenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1.Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Davalı ... ... Telekomünikasyon San. Ve Tic. Ltd. Şti. kararı süresi içerisinde temyiz etmiş ise de, daha sonra temyiz isteminden feragat etmiştir. HUMK’nun 91. ve 432/4. maddeleri uyarınca, davalı ... ... Telekomünikasyon San. Ve Tic. Ltd.Şti.’nin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2.İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

3.Davacının hükmedilen tazminat miktarı ile kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davalı ...’ın hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi kurulan hüküm ve varılan sonuç da davanın niteliğine, tarafların sıfatına, yasal düzenlemelere, dosya içerisinde toplanan delillere uygun düşmemiştir. Borçlar Kanunu’nun 41.maddesinin birinci fıkrası hükmünde, zarar görenin haksız fiil nedeniyle uğradığı zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği açıklanmıştır.

Ayrıca, Borçlar Kanununun 50/1. maddesi hükmünde, aynı zararı birlikte meydana getiren kişilerin zarar görene karşı müteselsil sorumlu olacakları açıklanmış, eksik teselsül halini düzenleyen aynı kanunun 51/1. maddesi hükmünde de, birçok kişinin değişik sebeplerle (haksız fiil, sözleşme, kanun) zarardan sorumlu olmaları halinde, haklarında aynı zararı birlikte meydana getiren kişilere ilişkin hükümlere başka bir deyişle 50/1. maddesi hükmüne göre işlem yapılacağı belirtilmiştir.

Yapılan bu yollama nedeniyle eksik teselsül halinde dahi borçluların sorumluluğunun müteselsil sorumluluk esaslarına göre belirlenmesi zorunludur. Müteselsil sorumluluk durumunda zarar gören, Borçlar Kanununun 142/1. maddesi hükmüne göre zararının tamamını yada bir bölümünü müteselsil borçlulardan herhangi birinden veya tümünden isteyebilir. Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddeleri hükümlerinde düzenlenen müteselsil sorumluluğu kanun koyucunun benimsemesindeki amacı göz önüne alındığında, müteselsil sorumluluk kuralının, ancak zarar gören tarafından yapılacak istemler yönünden uygulanması gerekmektedir. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığından müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişkide müteselsil sorumluk kuralı uygulanamaz. Müteselsil sorumlulardan birisi tarafından zararın tümünün zarar görene ödenmesi ve ödeme yapan müteselsil sorumlunun Borçlar Kanununun 51/2. maddesi hükmü uyarınca rücu hakkını kullanarak ödediği bedelin tamamını veya kendi kusuruna isabet eden bölümün dışında kalan kısmını diğer haksız fiil sorumlularından istemesi halinde kusur oranına göre paylaştırma yapılması gerekir.

Öte yandan, HUMK 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder. HUMK 284 maddesi hükmüne göre de hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.

Somut olaya gelince; davacı, davalılar tarafından yaptırılan kazı çalışması sırasında, davalı tarafından kepçe ile yer altı kablolarına hasar verildiğini öne sürmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ilk raporda, işletme zararının oluşmadığı açıklanmış, başka bir heyetten alınan ikinci bilirkişi raporunda ise, işletme zararının 844,75 TL olabileceği belirtilmiştir.

Davacı tarafça Çorlu Asliye 2.Hukuk Mahkemesinin 2008/47 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise, haberleşme kesintisi nedeniyle oluşan işletme zararının 1.013.702,30 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda, kablo hasar bedelinin 3.731,30 TL, iş sahibi şirketin % 70, davalı yüklenici ...’ın %20, davalı ...’un ise %10 oranında kusurlu oldukları, davalı ...’ın kusurunun bulunmadığı açıklanmış, mahkemece de davacının işletme zararının oluştuğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, sadece kablo hasar bedeli yönünden raporlar benimsenerek, hasara neden olan kazı çalışmasını yapan davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile kablo hasarı bedelinin kusur oranlarına göre davalılar arasında paylaştırılması sonucu, 2.611,91 TL’sinin davalı şirketten, 746,26 TL’sinin davalı ...’dan, 373,13 TL‘sinin davalı ...’tan tahsiline karar verilmiş, reddedilen kısmı üzerinden kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. İşletme zararı yönünden tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu gibi, mahkemece alınan her iki rapor arasında da işletme zararı yönünden çelişki bulunmaktadır. Çelişkili raporlara dayanılarak karar verilemez. Hasarın davalı kepçe operatörü ... ‘ın kazı çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında, anılan davalının haksız fiil faili sıfatıyla sorumlu olduğu da kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan olgular dikkate alınarak, işletme zararı yönünden tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile mahkemece alınan raporlar arasındaki ve mahkemece alınan ilk bilirkişi raporu ile ikinci bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak giderilmesi, gerektiğinde davacı şirketin defterleri üzerinde de inceleme yaptırılarak işletme zararının oluşup oluşmadığının BK 42, 43, 44. maddeleri de gözetilerek duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi, karar verilirken davalıların hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları, davalı ...’ın da diğer davalılar ile birlikte zarardan sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gibi; kabule göre de, müteselsilen sorumlu olan davalılar hakkındaki davanın kısmen ret sebebinin aynı olması dikkate alındığında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3.maddesi hükmüne göre, davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tarife hükümlerine aykırı biçimde davalılar yararına ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi dâhi doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ... Telekomünikasyon San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harçların istek halinde ilgililerine iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf yararına takdir ve tespit olunan 825,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 01.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.