8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/2450 E. , 2024/6958 K.
"İçtihat Metni"T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2022 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.02.2023 tarihli kararı ile sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istekleri; Uyuşturucu ticareti ile ilgili delil bulunmadığına, sanığın suçsuz olduğuna, madde miktarının kullanım sınırında kaldığına, eksik incelemeye, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, beraat ve tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın üzerinde ve evinde ele geçen madde miktarı, uyuşturucu maddelerin yanında hassas terazinin ele geçirilmiş olması, sanık hakkında elde edilen istihbari bilgi, tanık G.Y.’nin soruşturma aşamasında alınan tanık beyanında sanıktan daha önce uyuşturucu madde aldığını, yakalandıkları günde şahsa 300,00 TL verdiğini, maddeyi teslim almak için sanığın ikametine gittiklerini, sanığın araçtan inip eve gidip gelmesi üzerine yakalandığına dair ifadeleri, sanığın telefonuna yönelik alınan bilirkişi raporunda uyuşturucu ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilen yazışmalar, ses kayıtları ve fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın uyuşturucu maddeleri ticaretini yapmak maksadıyla bulundurmak suretiyle üzerlerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçundan 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
Sanığın ifadelerinde ismi geçen Arap ... hakkında sanık ya da müdafileri tarafından delilleriyle birlikte suç duyurusunda bulunulması ve adı geçen şahıs hakkında dava açılıp mahkûm olması halinde, sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 192/3 üncü maddesi hükümlerinin uygulanması yönünden yargılamanın yenilenmesi kanun yoluna başvurulması mümkün görülmüştür.
Sanık savunması, tanıkların beyanları, bilirkişi raporu, uzmanlık raporu, araştırma tutanağı, olay yakalama ve ev arama tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler usul ve kanuna uygun bulunarak hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.02.2023 tarihli ve 2023/284 Esas, 2023/212 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi. ...