Esas No
E. 2022/8294
Karar No
K. 2024/5566
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/8294 E.  ,  2024/5566 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/908 Esas - 2022/788 Karar
DAVALILAR: 1. ... vekili Avukat ...

2.... vekili Avukat ...

3.... vekili Avukat ...

4. ... Vasisi: ...
DAVA TARİHİ: 26.06.2018
HÜKÜM/KARAR: Ret/Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/399 Esas - 2021/69 Karar

Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... (EGM) Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.07.2016 tarih ve 16/555 sayılı tazmin raporu ile davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatımı yapılacak personelin onaylarını almak üzere İçişleri Bakanlık makam olurunu hukuka aykırı olarak imzaları ile paraf ettiklerinin tespit edildiğini, davalıların usulsüzlüğü tespit edilen olurun alınmasında gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapmayarak görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek ve istihsalini önlemeyerek olurları paraf etmek suretiyle hukuka aykırı olarak ödeme yapılmasına sebebiyet verdiklerini, davalıların ... Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görevli oldukları dönemde görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek ilgili mevzuat hükümlerine ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olan 18.02.2010 tarihli İçişleri Bakanlığı makamı olurunu imzalarıyla paraf ederek, bu olur ile 2010 yılı içerisinde mevzuata aykırı olarak olurda adı geçenlere ödeme yapılmasına sebebiyet vermek suretiyle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun (5018 sayılı Kanun) 71 inci maddesinde tanımlanan kamu zararına sebebiyet verdiklerini, davalılar tarafından imza ile paraf edilen makam oluru ile yüksek lisans/master eğitim süre onayı en fazla 2 yıla kadar, doktora eğitimi en fazla 3 yıla kadar verilebilmesine karşın mevzuata aykırı olarak doğrudan 4 yıla kadar eğitim süresi düzenlendiğini, ilgililere hukuka aykırı olarak doğrudan 4 yıllık yurtdışı eğitim onayı alınmış olmasına karşın, davalılar tarafından görev süresi uzatımı yapılacak personelin olurlarının gereği gibi incelenmediğini ve üst makamların bilgilendirilmediğini, böylece mevzuata aykırı süre uzatımı ve görevlendirme olurlarının alınmasının sağlandığını, üst makamlara eksik ve yanlış bilgilendirme yapılmak suretiyle, hukuka aykırı olur alınmasına sebep olan ve 18.02.2010 tarihli olurda parafları bulunan, ilgili tarihte Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görevli olan davalıların kamu zararının doğmasına sebebiyet verdiğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince 1.000.00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin dava konusu olan 18.02.2010 tarihli Bakanlık makamının olurunu paraflamak suretiyle kusurlu hareket ettiği ve kurumu zarara uğrattığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, müvekkilince yapılan bütün iş ve işlemlerin görevde olduğu dönemdeki mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin işleminin olura hazırlık işlemi olduğundan sorumluluğu doğmadığını, yurt dışı eğitim süresi uzatılan personelin, müvekkilinin daire başkanı olduğu dönemden 6 yıl önce (2004-2005) yurt dışına giden personel olduğunu, bu sürelerin uzatabilmesinin, sadece paraf yetkisi bulunan müvekkilinin kararı ile değil ilgili genel müdürün teklifi ve müsteşarlık makamının oluru ve Bakan'ın oluru ile gerçekleştiğini, müvekkilinin ise yalnızca idari bir emri yerine getirdiğini. Bakan onaylı, müsteşar ve genel müdür imzalı olan davaya konu işlemlerde, müvekkilinin yalnızca parafı bulunmakta olup iddia edilen kamu zararının doğmasında hiçbir hukuki sorumluluğu bulunmadığını, yurt dışına lisansüstü eğitime gönderilecek personelin yasal düzenlemelerle öngörülen sürede eğitimini tamamlayamaması durumunda eğitim süresinin Genel Müdürün onayı ile uzatılabildiğini, müvekkilinin sadece parafe ettiği işlemlerden sorumlu tutulduğu, 2009-2011 yılları arasında müvekkilinin, davalı idarede genel müdür değil daire başkanı olarak görev yaptığını, müvekkilinin daire başkanı olduğu dönemden önceki bir dönemde yüksek lisans/doktora eğitimi için yurtdışına gönderilen personelin eğitim sürelerinin uzatılmasına ilişkin arz notunu genel müdürün talimatı ile hazırladığını ve makama sunduğunu, ancak ondan sonra olur için işlem yazısı hazırlandığını, bu ve benzeri işlemlerde ayrıca Devlet Personel Başkanlığı ve EGM Hukuk Müşavirliğinin de görüşü alınarak işlemlerin olura hazırlanmakta olduğunu, müvekkilince paraf edilen ve kamu zararının oluştuğu iddia edilen davaya konu işlemde de Devlet Personel Başkanlığı ve EGM Hukuk Müşavirliğinin görüşlerine uyulduğunu, olurda iddia edildiği gibi bir usulsüzlük bulunmadığını, fakat hala usulsüzlük olduğu değerlendiriliyorsa bile parafı bulunan genel müdür yardımcısı ile imzası olan genel müdür, müsteşar ve Bakan'ın sorumluluğunun var olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayın öğrenilme tarihi ile dava açılması arasında iki yıldan daha fazla bir süre geçtiğinden talebin zamanaşımına uğradığını, işbu davanın haksız olup reddi gerektiğini, paraf etmenin icrai bir hareket olmadığını ve hukuki bağlayıcılığı bulunmadığını, imzanın hukuki sorumluluğu olan kişiye özel bir işaretleme olup parafın ise hukuki bağlayıcılığı olmayan bir işaret olduğunu, bu yüzden parafın sorumluluk doğurmayacağını, yurt dışı eğitim için ödeme yapılmasının ve yurt dışı eğitime gönderilen personele yapılan ödemelere ilişkin tüm işlemlerin Emniyet Genel Müdürüne doğrudan bağlı Özel Kalem Müdürlüğü ile ... Strateji Dairesi Başkanlığının görev alanına girmekte olduğunu, müvekkilinin o dönem çalıştığı ve onay evraklarının hazırlandığı Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığının ödeme emri düzenleme ve ödeme yapma görev ve yetkisi bulunmadığını, dolayısıyla olur evrakı hazırlanması sürecinde sadece sekretarya hizmetlerini yerine getiren müvekkilinin bu görevi ile kamu zararı oluşması arasında doğrudan bir illiyet bağı kurmanın imkansız olduğunu, müvekkilinin arz notunu hazırlamak suretiyle sıralı amirlerini bilgilendirdiğini ve amirlerinin verdiği emri yerine getirdiğini, olması gerekenin imzalarıyla onay evrakına işlerlik kazandıran üst makamlarda bu zararın talep edilmesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görev yapıldığı yıllarda herhangi bir Emniyet Teşkilatı mensubunun yurt dışında görevlendirilmesi için yapılan yazışmalarda, ulusal mevzuat ile gerektiğinde uluslararası hukuksal metinler ile diğer tüm bilgi ve belgelerin "Arz" dosyasının sol tarafına konulduğunu, sağ tarafına ise detaylı "Arz notu" hazırlanarak Daire Başkanı tarafından Genel Müdüre arz edilmekte olduğunu, Genel Müdür tarafından teklifin uygun görülmesi halinde Bakanlık olurunun hazırlanmakta olduğunu, yurt dışı görevlendirme olurunun Bakan imzasından sonra yürürlüğe giren idari bir işlem olduğunu, yapılan tüm bu idari işlemlerin üst amirler tarafından denetlenebildiği gibi Polis Başmüfettişleri ve Mülkiye Başmüfettişleri tarafından da belli periyotlarla teftiş edildiğini, müvekkili tarafından yapılan işlemde hukuka aykırılık ve ihmal bulunmadığını, herhangi bir kamu zararı meydana gelmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılardan talep edilen alacağın 18.02.2010 tarihli Bakanlık oluruna dayalı olarak 2004-2005 yılında başlatılmış olan yurt dışı öğrenim süreleri uzatılan dava dışı emniyet personeline yapılan para ödemesi ile ilgili olduğu, yapılan ödemelerde miktar ve para cinsi yönünden mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığı, süre uzatımı ile ilgili idari olurun hüküm ve sonuç doğuran imza işlemlerinin davalıların paraflarından sonraki yetkili mercilerce gerçekleştirildiği, yetkili merci tarafından imzalanmayan ve onaylanmayan işlemlerin hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, yine dava dışı personelin yurt dışı eğitim sürelerinin yönetmelik ile belirlenen süre sınırını aşmadığı, dava dışı personelin yüksek lisans ve doktora sürelerinin yönetmelik hükümleri ile belirlenen sınırlar dahilinde bulunduğu, davalıların süre uzatımına ilişkin olur işleminde parafları yanında Genel Müdür yardımcısının parafı, yine dönemin müşteşarın arzı, Emniyet Genel Müdürü imzası ve İçişleri Bakanının oluru ile ancak tamamlanacağı, davalılarında sebebiyet verdiği bir kamu zararından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ... Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 12.07.2016 tarih ve 16/555 sayılı tazmin raporu ile davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatımı yapılacak personelin onaylarını almak üzere İçişleri Bakanlık makam olurunu hukuka aykırı olarak imzaları ile paraf ettiklerinin tespit edildiğini, davalıların usulsüzlüğü tespit edilen olurun alınmasında gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapmayarak görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek ve istihsalini önlemeyerek olurları paraf etmek suretiyle hukuka aykırı olarak ödeme yapılmasına sebebiyet verdiklerini, davalıların ... Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görevli oldukları dönemde görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek ilgili mevzuat hükümlerine ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olan 18.02.2010 tarihli İçişleri Bakanlığı makamı olurunu imzalarıyla parafe ederek, bu olur ile 2010 yılı içerisinde mevzuata aykırı olarak olurda adı geçenlere ödeme yapılmasına sebebiyet vermek suretiyle 5018 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinde tanımlanan kamu zararına sebebiyet verdiklerini, davalılar tarafından imza ile paraf edilen makam oluru ile yüksek lisans/master eğitim süre onayı en fazla 2 yıla kadar, doktora eğitimi en fazla 3 yıla kadar verilebilmesine karşın mevzuata aykırı olarak doğrudan 4 yıla kadar eğitim süresi düzenlendiğini, ilgililere hukuka aykırı olarak doğrudan 4 yıllık yurtdışı eğitim oluru alınmış olmasına karşın davalılar tarafından görev süresi uzatımı yapılacak personelin olurlarının gereği gibi incelenmediğini ve üst makamların bilgilendirilmediğini, böylece mevzuata aykırı süre uzatımı ve görevlendirme olurlarının alınmasının sağlandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu işlem ile uzatılan sürelerin yüksek lisans ve doktora için yönetmelikte belirtilen süreleri aşmadığı, davalılardan talep edilen tazminatın, 18.02.2010 tarihli Bakanlık oluruna dayalı olarak 2004 ve 2005 yılında yurt dışında eğitim alan personele ödenen miktar olduğu, bu ödemelerde davalıların bir usulsüzlük yaptıklarına ilişkin tespit bulunmadığı, anılan dönemde idare tarafından bu uzatmanın olağan şekilde uygulandığı, kaldı ki kurum personelinin doktora sürelerinin 4 yıl olarak uygulanmasına ilişkin idari işlemde davalıların karar verici konumda bulunmadıkları, yurt dışına gönderilen personellere ilişkin davacı kurumun işleyişi ve önceki uygulamaları doğrultusunda yapılan işlemi paraf etmek suretiyle amirlerine sundukları, işlemin geçerliliğinin üstleri tarafından uygun görülmesi ve imzalanmasına bağlı olduğu, davalıların yapılan idari işlemde üstlerini yanıltıcı bir belge ya da sahte bir evrak kullandıklarının iddia edilmediği, davalıların kasıt, kusur veya ihmali işlem ve eylemleri ile davacı kurumu zarara uğrattıklarının ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatımı yapılacak personelin onaylarını almak üzere İçişleri Bakanlık makam olurunu hukuka aykırı olarak paraf ettiklerinden bahisle oluşan kamu zararının tahsiline ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49 ve 74 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Dosya kapsamından; davalı ...'in olay tarihinde ...(EGM) Dış İlişkiler Daire Başkanlığında görevli daire başkanı, ...'ın başkan yardımcısı, ...'un şube müdürü, ...'nin ise Bürolar Amiri olduğu, davanın dayanağı olan 12.07.2016 tarihli ve 16/555 sayılı tanzim raporu ile 18.02.2010 tarihli İçişleri Bakanlığı makam olur işleminin davalılar tarafından hukuka aykırı olarak paraf edildiğinin ve bu nedenle davacı kurumun zarara uğradığının tespit edildiği, eldeki davada meydana geldiği iddia edilen kurum zararının tazmininin talep edildiği, ayrıca anılan tazmin raporuna istinaden davalılar hakkında Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/637 Esas sayılı dosyası ile görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalıların beraatine karar verildiği, verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 Esas, 2014/1091Karar).

Davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak davalıların görevi kötüye kullanma suçundan yargılandıkları Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/637 esas sayılı dosyasının henüz istinaf incelemesinin sonuçlanmadığı ve beraat kararının kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza davası sonucunun eldeki davayı etkilemesi söz konusudur. Açıklanan nedenle, ceza mahkemesindeki davanın kesinleşmesi beklenilmeli, kesinleşmiş ceza kararı da değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5018 sayılı Kanun) 71 inci maddesinde tanımlanan kamu zararına sebebiyet verdiklerini, davalılar tarafından imza ile paraf edilen makam oluru ile yüksek lisans/master eğitim süre onayı en fazla 2 yıla kadar, doktora eğitimi en fazla 3 yıla kadar verilebilmesine karşın mevzuata aykırı olarak doğrudan 4 yıla kadar eğitim süresi düzenlendiğini, ilgililere hukuka aykırı olarak doğrudan 4 yıllık yurtdışı eğitim onayı alınmış olmasına karşın, davalılar tarafından görev süresi uzatımı yapılacak personelin olurlarının gereği gibi incelenmediğini ve üst makamların bilgilendirilmediğini, böylece mevzuata aykırı süre uzatımı ve görevlendirme olurlarının alınmasının sağlandığını, üst makamlara eksik ve yanlış bilgilendirme yapılmak suretiyle, hukuka aykırı olur alınmasına sebep olan ve 18.02.2010 tarihli olurda parafları bulunan, ilgili tarihte Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görevli olan davalıların kamu zararının doğmasına sebebiyet verdiğini belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 555 sayılı tazmin raporu ile davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatımı yapılacak personelin onaylarını almak üzere İçişleri Bakanlık makam olurunu hukuka aykırı olarak imzaları ile paraf ettiklerinin tespit edildiğini, davalıların usulsüzlüğü tespit edilen olurun alınmasında gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapmayarak görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek ve istihsalini önlemeyerek olurları paraf etmek suretiyle hukuka aykırı olarak ödeme yapılmasına sebebiyet verdiklerini, davalıların ... Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görevli oldukları dönemde görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek ilgili mevzuat hükümlerine ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olan 18.02.2010 tarihli İçişleri Bakanlığı makamı olurunu imzalarıyla paraf ederek, bu olur ile 2010 yılı içerisinde mevzuata aykırı olarak olurda adı geçenlere ödeme yapılmasına sebebiyet vermek suretiyle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 555 sayılı tazmin raporu ile davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatımı yapılacak personelin onaylarını almak üzere İçişleri Bakanlık makam olurunu hukuka aykırı olarak imzaları ile paraf ettiklerinin tespit edildiğini, davalıların usulsüzlüğü tespit edilen olurun alınmasında gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yapmayarak görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek ve istihsalini önlemeyerek olurları paraf etmek suretiyle hukuka aykırı olarak ödeme yapılmasına sebebiyet verdiklerini, davalıların ... Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görevli oldukları dönemde görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek ilgili mevzuat hükümlerine ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olan 18.02.2010 tarihli İçişleri Bakanlığı makamı olurunu imzalarıyla parafe ederek, bu olur ile 2010 yılı içerisinde mevzuata aykırı olarak olurda adı geçenlere ödeme yapılmasına sebebiyet vermek suretiyle 5018 sayılı Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6098 sayılı Kanun 6100 sayılı Kanun K6100 md.1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.