11. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 26/02/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili ...'nın ...Cad. No:,..Isparta adresindeki işyerinde 19.04.2009 tarihinde geceleyin hırsızlık meydana geldiğini, hırsızlık olayında müvekkilin boş çekinin çalndığını, bunun üzerine Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının...Esas sayılı dosyasında soruşturmaya başlandığını, hırsızlık vakasında müvekkilinin iş yerindeki kasasının açılarak çalınan çeklerden ... Bankası ... Şubesi ... nolu çek hakkında müvekkilinin ilgili bankaya çalıntı sebebiyle ödemeden men talimatı verdiğini, alınan bu çekin sahte imza ile keşide edilerek doldurulduğunu, çalıntı çekle alakalı savcılık soruşturması yürütülürken olaydan yaklaşık 3 ay sonra 20.07.2009 Tarih ve 8100 TL. Miktar yazılarak keşide yeri olarak Isparta yazılan çekin bankaya ibraz edilince faillerin yakalanması için müvekkilinin savcılık dosyasına bilgileri bildirdiğini ve alacaklı/davalının da çekin çalıntı olduğunu öğrendiğini, kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin çalınan çekin iptali için mahkemeye başvurduğunu, Isparta 2.Asliye Hukuk mahkemesinin ... Es ve ...karar nolu ilamı ile çekin iptal olunduğunu, savcılık soruşturması devam etmesine ve Isparta 2. Asliye Hukuk mahkemesinin ...Es ve...karar nolu ilamı ile çek iptali kararına rağmen bu arada kötü niyetle Antalya 14.icra dairesinin... es. sayılı dosyasında ..nolu çek hakkında ... tarafından haksız icra takibine kötü niyetle başlandığını, davalının gerek çek iptal kararını gerekse bu men talimatını bile bile icra takibine başladığını, kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, müvekkilinin davalı/karşı tarafa bir borcunun bulunmadığını, çek üzerindeki imza ve yazıların müvekkiline ait olmayıp keşide ve imzanın sahte olduğunu, çekin çalıntı olduğunu, icra dosyasından davalı tarafça müvekkilin iş yerine hacze gelindiğinde müvekkilince karşı tarafa söylendiğini, icra dosyası takipsiz bırakılmasına rağmen bir müddet sonra tekrar alacaklı vekilince dosyanın yenilendiğini, tekrar müvekkili aleyhine icra takibine devam ettiğinin müvekkilinin maaşına gelen haciz ve arabasına yapılan haciz ile ortaya çıktığını, kötü niyetin ortada olduğunu belirterek Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Değ. İş ve ... Değ iş karar sayılı dosyasında icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararının devamı ile müvekkilinin söz konusu çalınan ve sahte imza ile doldurulan çek sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili bakımından icra takibinin iptaline, veznede alacaklıya ihtiyati tedbir ile ödenmeyerek bekletilen müvekkilince yapılan ödemelerin taraflarına iadesine, davalı alacaklının kötüniyeti sebebiyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, alacaklı/davalıya maaş hacizleriyle cebri icrada ödenen toplam 5.661,61 TL. nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reskont faizleriyle birlikte müvekkiline ödenmesine ( 5.09.2018 tarihinde 464,48TL. , 5.10.2018 tarihinde 464,48 TL.,5.11.2018 tarihinde 439,66 TL, 4.12.2018 tarihinde 438,08 TL, 26.12.2018 tarihinde 438,08TL, 28.01.2019 tarihinde 73,21 TL, 4.2.2019 tarihinde 555,12 TL, 5.3.2019 tarihinde 12TL, 4.4.2019 tarihinde 555,12 TL, 3.05.2019 tarihinde 555,12 TL, 10.06.2019 tarihinde 568,02 TL, 4.07.2019 tarihinde 555,12TL olmak üzere toplamda 5.661,61 TL.) karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususları kabul etmediklerini, öncelikle, 09/12/2009 tarihinde davacı tarafından Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ...E.-...K. sayılı dosyası ile yetkisizlik ve takibin iptali kararı verilmesi istemiyle de dava ikame edildiğini, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, işbu nedenle, daha öncesinde imzaya itiraz etmeyen davacının imzanın kendisine ait olmadığına yönelik itirazının kötü niyetli olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte, dava konusu çekin müvekkiline ciro yoluyla geçmiş olup, müvekkilinin söz konusu çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilme ihtimalinin de olmadığını, işbu nedenle iyi niyetli hamil konumunda bulunan müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, davacının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "... davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe dayanak yapılan çekte davacı adına atılı bulunan keşideci imzasının davacıya ait olmadığı anlaşılmakla, davacının davalıya dava konusu çek ve takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, takip sırasında haciz yoluyla ödenmek zorunda kalınan tutarların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiş, davalının iki ciro sonrası çeke sahip olması sebebiyle takibinde kötü niyetli olduğu ayrıca ispatlanamadığından davacının bu konudaki kötü niyet tazminatı talebi reddedilmesine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin...Esas - ...Karar sayılı dosyası ile yetkisizlik ve takibin iptali kararı verilmesi istemiyle de dava ikame edildiğini, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle söz konusu dava sırasında imzaya itiraz etmemiş olan davacının imzanın kendisine ait olmadığına yönelik itirazının kötü niyetli olduğunu, Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin... Esas - ...Karar sayılı dosyasının ilk derece mahkemesince getirtilerek incelenmediğini ve eksik araştırma sonucu karar verildiğini, her ne kadar, icra müdürlüğünce davalıdan tahsilatlar yapılmış ise de, söz konusu tahsilatların tamamının olduğu gibi müvekkiline ödenmediğini, söz konusu tahsilatlardan icra müdürlüğünce tahsil harcı ve cezaevi harcı kesildikten sonra bakiye kısmın müvekkiline ödendiğini, davacının icra müdürlüğünce kesilen tahsil harçlarının ve cezaevi harçlarının iadesini icra müdürlüğünden isteme hakkının mevcut olması nedeniyle, müvekkilinin sadece kendisine ödenen toplam 5.290,81 TL'den sorumlu tutulması gerekirken, icra müdürlüğünce yapılan tahsilatların tamamı olan 5.661,61 TL'den sorumlu tutulmuş olmasının hatalı olduğunu, söz konusu tutarlara işbu dava tarihi olan 09/08/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, ayrı ayrı tahsilat tarihlerinden itibaren ve reeskont faizi işletilmiş olmasının da hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava konusu çekte davacı adına atılı bulunan keşideci imzasının davacıya ait olmamasına, takip sırasında haciz yoluyla ödenmek zorunda kalınan tutarların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmesinin yerinde olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 153,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 461,60 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6.Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26/02/2025x ...