13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/621 Esas - 2023/330
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Birleşen .... Esas Sayılı Dosyası
Av. ....
Av. ....
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.09.2019 tarihinde, sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken, üçüncü bir araçla çarpışması ve savrulması sonucu refüjü aşarak karşı yolda ters istikamette seyir halinde bunan davacının sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği ve davacının yaralandığını, trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; sürekli işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 10.000,-TL, geçici işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 10.000,-TL, geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,-TL olmak üzere toplam 10.200,-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde özetle; 08.09.2019 tarihinde, sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken, üçüncü bir araçla çarpışması ve savrulması sonucu refüjü aşarak karşı yolda ters istikamette seyir halinde bunan davacının yolcu olarak bulunduğu sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği ve davacının yaralandığını, trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; Sürekli işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 10.000,-TL; geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,-TL olmak üzere toplam 10.100,-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya davalı şirketin yargı çevresinde bulunduğu .... Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, ... plakalı aracın, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalının, aracın maluliyete sebebiyet veren kazaya etkisi olmadığını, davacıların geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerine dair zararına ilişkin tazminat taleplerinin, tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminat dışı olduğunu, kazada, davacının müterafik kusurunun mevcut olduğunu, tazminat hesabından müterafik kusur indirim yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Deliller toplanmış, davacıların sosyal ekonomik durumuna ilişkin araştırma yaptırılmış, poliçe ve hasar dosyası, ... kayıtları, trafik kazası tespit tutanakları, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış, .... sayılı dosya sureti getirtilmiş, davacıların maluliyet durumuna yönelik olarak .....'dan rapor alınmış, adli trafik uzmanı bilirkişi eliyle kusur durumuna, aktüer hesap uzmanı bilirkişi eliyle de tazminatın hesaplanmasına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Asıl davada davacı ...'nun maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve var ise geçici ve daimi iş göremez kalınan sürenin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitine dair ....'nın 27/10/2021 ve 17/01/2023 tarihli raporlarında özetle; "...engellilik oranının %25 (yirmibeş), hastada kaza sonucunda meydana gelen geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğu, hastanın arızaları nedeniyle 30 gün süreyle bakıcı ihtiyacının olduğu..." yönünde; birleşen davada davacı ...'in maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve var ise geçici ve daimi iş göremez kalınan sürenin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitine dair ....'nın 19/10/2020 tarihli raporunda özetle; "...sekelin geçirdiği belirtilen trafik kazası ile nedensellik bağının bulunduğu, sürekli olduğu, kişinin tüm vücut fonksiyon kaybı (engel) oranının %32 (otuziki), ... 30 (otuz) gün süreyle bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğu, geçici iş göremez süresinin 180 (yüzseksen) gün olduğu..." yönünde, 27/07/2021 tarihli raporunda ise diğer hususlar aynı olmakla beraber daimi maluliyet oranının %28 olduğu yönünde kanaat belirtilmiştir.
Asıl davada 27/10/2021 ve 17/01/2023 bilirkişi raporlarında kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, rapordaki tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporların gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla alınan maluliyet raporlarının asıl davada; aynı gerekçelerle ve davacının talebi de nazara alınarak, 27/07/2021 tarihli maluliyet raporunun birleşen davada hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından; adli trafik uzmanı aynı bilirkişi tarafından asıl davada sunulan 28/02/2022, birleşen davada sunulan 02/06/2021 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; "... plakalı ... marka motosikletin davacı sürücüsü ...; dava konusu kendisinin ve dava dışı motosikletinde bulunan yolcusu(kızının) yaralanmasıyla meydana gelen dava dışı dört araçlı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tamamen kusursuz olduğu, dava dışı ... ile olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı ... marka özel aracın maliki ve sürücüsü olan dava dışı ...'in dava konusu ve dava dışı yaralanmalı ve dava dışı dört araçlı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda %60(yüzde altmış) oranında kusurlu olup, kazanın oluşu ile kontrolsüz sola manevra yapması arasında illiyet bağının olduğu, davalı Neova sigorta ile olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı ... marka özel aracın maliki ve sürücüsü olan dava dışı ...'in dava konusu ve dava dışı yaralanmalı ve dört araçlı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda %40(yüzde kırk) oranında kusurlu" yönünde kanaat bildirdiği görülmüştür. Birleşen davada ....'nden alınan 29/04/2021 tarihli raporda ise özetle; "A)Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim içi mahaldeki caddede seyir halindeyken geldiği kavşak mahallinde sağ şeritten sola manevra yapmadan önce yol üzerinde sol gerisinden gelen araçların varlığını ve durumunu dikkate alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüz bir şekilde sola manevra yaparak sol gerisinden gelen otomobilin seyir şeridini kapatması ile kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurludur. B) Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi mahaldeki caddede seyir halindeyken olay mahalli kavşağa yaklaşırken kontrollü ve tedbir alabilecek şekilde seyrini müteyakkız sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sağ şeritten sola manevra yapan araçla çarpışıp savrularak karşı istikametten seyreden motosiklete ve park halindeki araca çarpması ile neticelendiği kazada kusurludur. C) Sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri içi mahalde seyir halindeyken olay mahalli kavşağa geldiğinde, karşı istikamette meydana gelen çarpışma nedeniyle seyir şeridine savrulan sürücü ... idaresindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. ... olayda; A)Sürücü ...'in % 85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, B) Sürücü ...'in %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu, C) Sürücü ...'nun kusursuz olduğu" yönünde kanaat bildirilmiştir. Mevcut durumda tüm raporların birlikte değerlendirilmesi ile çelişkilerin de giderilmesi amacıyla dosya adli trafik uzmanı bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 03/11/2022 tarihli raporda özetle; "... plaka sayılı motosiklette yolcu olarak bulunan ... ..., meydana gelen olayda tamamen kusursuz olduğu, olay mahallinde hark halinde bulunan ... plaka sayılı araç, meydana gelen olayda tamamen kusursuz olduğu, ... plaka sayılı motosikletin davacı sürücüsü ..., meydana gelen olayda tamamen kusursuz olduğu, mülkiyetinin ...'e ait olup olay tarihinde davalı Neova sigorta poliçesiyle zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plaka sayılı ... model ... marka araç sürücüsü ..., meydana gelen olayda %40(yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ..., meydana gelen olayda %60(yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu" yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Eldeki teknik bulgulara göre hakim, kusur oranını kendisi belirleyebilir (Emsal: .....'nin 15/02/2021 tarih ve ....sayılı ilamı). Bu açıklamalar ışığında; tüm dosya kapsamı, ceza soruşturması, kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ile alınan bilirkişi raporlarında yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %40 kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden dosya bilirkişiye tevdi edilmiş,
15/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "A-Asıl Davada: Güncel asgari ücret ve davalı sigorta nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %40 kusuru göz önüne alınarak; 08.09.2019 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacının geçici iş görmezlik zararının : 9.379,34-TL, sürekli iş görmezlik tazminatının 729.957,65-TL, geçici bakıcı gideri zararının 1.023,36-TL olarak hesaplandığı, B-Birleşen Davada: davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %40 kusuru gözönüne alınarak; 08.09.2019 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacının sürekli iş görmezlik tazminatının maluliyet oranının %32 kabul edilmesi halinde 934.970,89-TL,%28 kabul edilmesi halinde 818.099,53-TL, geçici bakıcı gideri zararının 1.023,36-TL olarak hesaplandığı, C-Her iki davacı yönünden de toplam zararının poliçe limitini aştığı, poliçe limitinin 390.000,00-TL olduğu," yönünde kanaat bildirilmiştir. Mezkur raporda bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak yapılan hesaplamanın ....içtihatlarında öngörülen kriterlere uygun olduğu, raporun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen davada hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dava; davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan araç ile asıl davada davacının sürücü, birleşen davada davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı çok taraflı trafik kazası neticesinde asıl ve birleşen davada davacıların yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, deliller, adli tıp ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 08/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde asıl ve birleşen davada davacıların yaralandığı, zarara neden olarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %40 oranında kusurlu olduğu, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu kabul edilen 15/03/2023 tarihli aktüer hesap bilirkişi raporu da nazara alınarak, asıl davada davacının geçici iş görmezlik zararının 9.379,34-TL, sürekli iş görmezlik zararının 729.957,65-TL, geçici bakıcı gideri zararının 1.023,36-TL olduğu, birleşen davada davacının sürekli iş görmezlik zararının %28 maluliyet oranına göre 818.099,53-TL, geçici bakıcı gideri zararının 1.023,36-TL olduğu anlaşılmış olup asıl ve birleşen davalarda davacıların ZMMS poliçesindeki sakatlık teminatına göre sunulan talep artırım dilekçesi de nazara alınarak ayrı ayrı 390.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde haklı oldukları; yine kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine (poliçedeki tedavi klozu gereği) ait olduğundan (Emsal: ....'nin 21/03/2022 tarih ve ....sayılı ilamı, .....'nin 10/02/2015 tarih ve .... sayılı ilamı), asıl davada davacının geçici iş görmezlik zararı olarak 9.379,34-TL, geçici bakıcı gideri zararı olarak 1.023,36-TL, birleşen davada geçici bakıcı gideri zararı olarak 1.023,36-TL'nin tazminden de asıl ve birleşen davada davalı sigortanın sorumlu olduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Müterafik kusur olgusu bakımından ise, asıl ve birleşen davaya konu trafik kazasında davacının kask, koruyucu tertibat takmadığı konusunda bir tespitin bulunmaması karşısında kanıtlanamadığından, davacıya müterafik kusur izafesine olanak bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla toplam zarardan müterafik kusur indirimi yapılmamasına karar verilmiştir.
Kezalik, toplam zarar miktarına göre bu indirimin yapılması halinde dahi poliçe teminat limitine ve davacının talebine göre bu değerlendirmenin sonuca etkili olmadığı görülmüştür. Temerrüt tarihinin, KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalıya başvuru tarihine göre asıl davada 27/10/2020, birleşen davada 19/11/2020 tarihi olarak tespiti ile hükmolunan maddi tazminatın, belirlenen bu temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz üzerinden davalıdan tahsiline yönelik olarak son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Asıl davanın kabulü ile; 390.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 9.379,34-TL geçici iş göremezlik, 1.023,36-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 400.402,70-TL maddi tazminatın 27/10/2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2.Birleşen davanın kabulü ile; 390.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.023,36-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 391.023,36-TL maddi tazminatın 19/11/2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3.Asıl davada alınması gereken 27.351,51 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL ve ıslah harcı 1.333,00 TL mahsubu bakiye 25.964,511 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Birleşen davada alınması gereken 26.710,81 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL ve ıslah harcı 1032,00 TL mahsubu ile bakiye 25.619,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5.Asıl davada davacı tarafından başlangıçta yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin ve 1.333,00 TL ıslah harç olmak üzere toplam 1.441,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Birleşen davada davacı tarafından başlangıçta yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 1.032,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.150,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Asıl davada davacı tarafından yatırılan 368,65TL tebligat ve müzekkere gideri, 6050 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.418,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Birleşen davada davacı tarafından yapılan 528,20 TL tebligat ve müzekkere gideri, 700,00 TL bilirkişi ücreti ile adli tıp rapor ücreti olarak 1.100,00 TL olmak üzere toplam 2.328,20 TL olan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Asıl davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 59.056,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10.Birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 57.743,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11.Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12.Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ....Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/05/2023 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)