10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/15074 E. , 2025/1034 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 40. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde fırın işçisi olarak çalışmakta iken 23.12.2012 tarihinde saat 21.30 civarında şeker çuvalı taşırken bakımı yapılmayan asansör halatının kopması sonucu 6 metreden yere çakılan asansörde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını ve belden aşağısının felç olduğunu, aylık 750 Dolar karşılığı ve ihtiyacı olduğundan sigortasız ve izinsiz olarak işe başladığını, tedavisi nedeniyle kendisine 15.000 Dolar para verildiğini, ibraname düzenlenerek bilmeden imzalatılan 50.000 Dolar ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları kalmak üzere 100.000 TL maddi (bedel artırım dilekçesi ile bilirkişi raporu asgari ücret hesabına göre 2.433. 741,13 TL olarak ıslah edilmesi veya bilirkişi raporu, Dolar hesabına göre 3.080.433,51 TL 'ye ıslah edilmesi, ) 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, insani duygularla fırının üst katında boş vaziyetteki odada davacıya barınma imkanı sağladığını, olayın davacının ... yardımı sırasında meydana geldiğini, buna rağmen kaza nedeniyle davacının her türlü tedavi, hastane ve benzeri giderinin üstlenildiğini, eşyalı ev kiraladığını, Kırgızistan'da bulunan çocuklarına gönderilmek üzere Amerikan Doları bazında sürekli ödemelerde bulunduğunu, Rusya'da tedavi imkanının kullanılması için davacıya 50.000 Amerikan Doları ödemede bulunulduğunu; garanti süresi içerisinde asansörden kaynaklanan her türlü zarardan asansör firmasının sorumlu olduğunu, asansörün azami yük sınırı hakkında sürekli sözlü uyarılarda bulunulduğunu, aşırı yük yüklenmese kazanın meydana gelmeyeceğini, Mahkeme yoluna gidilmeden insani ve vicdani rahatlık içinde hal olması amacıyla davacıya Dolar bazına 200.000 Amerikan Dolarını aşan ödeme yapıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından, 23.12.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacının maluliyetinin %100 olarak tespit edildiği, kurum inceleme raporunda kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğu, kazada işverenin %80, kazalı işçinin % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, yargılamada alınan kusur raporunda da işverenin %80, davacının %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulü ile 2.433.741,13 TL maddi tazminat bedelinin ve takdiren 160.000,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 23.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat hususunda fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde davalı şirket yanında ... ve ... de davalı gösterildiğini, husumet itirazının ve zamanaşımı definin nazara alınmadığını, mahsup talebi ve ödeme itirazının nazara alınmadığını, kaza tarihinden itibaren davacı ve ailesi için 15 yıl boyunca kira bedeli, aidat ve benzeri ödemelerin kanıtlanması bakımından kiralanan konutun sahibi/kiraya vereni ... son duruşmada hazır edildiği halde dinlenmediğini, 15 yıl boyunca yapılan ödemelerin mahsup edilmediğini, davacının beyanları ile sabit olan 15.000 Dolar, 2012 tarihinde 18.000 TL'si ve Demirtepe karakolunda görevli polis memurları huzurunda 50.000 Dolar ödendiğini ve davacının davalıyı ibra ettiğini, ibranamenin Mahkemece değerlendirilmediğini, davacının otomobil mühendisi olduğunu, asansörle ilgili bilgilendirme ve uyarıya ihtiyacı olmadığını, davacıya %20, davalıya %80 kusur atfıyla hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, yeni rapor alınması talebinin hatalı şekilde reddedildiğini, asansörün garanti süresi içerisinde olduğunu, ihbar edilen asansör firmasının periyodik bakımı yapma yükümlülüğü ve birinci derecede sorumluluğu olduğunu, ihbar olunanın cevap vermediğini, İlk Derece Mahkemesince asansör firmasının sorumluluğuna dair hüküm kurulmadığını, mahsup talebi, kusur oranları ve asansör firmasının sorumluluğu nazara alınmayarak esasen işçilik ilişkisi dahi olmayan, salt insani duygularla barınma imkanı sağlanan davacının davasının reddi gerektiğini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ". ..Somut olayda dosya içeriğine göre davacının iş kazası geçirdiğini iddia ederek iş bu davayı açtığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kazanın iş kazası sayıldığı, işveren tarafından, Kurum iş kazası kabulüne yönelik işlemin iptali ile taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığına dair açılan tespit davasının Ankara 37. İş Mahkemesince reddedilip, istinaf ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin incelemesinden geçerek 2023/12563 Esas, 2023/12846 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği belirgin olmakla, taraflar arasında iş sözleşmesine tabi iş ilişkisi bulunduğu, davacının 23.12.2012 tarihinde saat 21:30 sıralarında davalı işyerinde çalışmakta iken şeker çuvallarını yük asansörü ile çıkardığı esnada asansör halatının kopması ve hareket halinde olan yük asansörünün düşmesi neticesi yaralandığı olayın iş kazası olduğu, davalının aksi yöndeki istinaf nedenlerinin ve husumet itirazının yerinde olmadığı görülmüştür. ....kusur oran ve aidiyetleri de somut uyuşmazlıkta yukarıda açıklandığı üzere hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmıştır...Somut olayda, dosyaya fotokopisi sunulan makbuz ibranamenin tarihsiz olduğu, kaldı ki davalının cevap dilekçesinde, davacıya yapılan ödemelerin yardım amaçlı olduğunun ileri sürdüğü görülmekle davacının hesaplanan zararından mahsubu gereken bir miktarın bulunmadığı anlaşılmıştır..." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri,
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ve 16. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4. maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz sebepleri ve kapsamına göre, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.