8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/3727 E. , 2025/553 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.11.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.05.2021 tarihli kararı ile basit yargılama usulüne ilişkin değerlendirme yapılması gerektiğinden bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddeleri uyarınca 5 ay 18 gün hapis ve 450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 19.04.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2022/15208 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94061 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinin 5. fıkrasında "...Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.." şeklinde yer alan düzenleme ile sonuç cezanın nasıl belirleneceğinin düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Basit yargılama Usulü" başlıklı 251/3. maddesinde yer alan "Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenlemede ise indirim oranının sonuç ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında,
Mahkemesince sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesine muhalefet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince hükmolunan 7 ay 15 gün hapis ve 30 gün gün karşılığı adli para cezasından, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak belirlenecek olan 5 ay 18 gün hapis ve 22 gün adli para cezasının anılan Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden, 440,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, önce adli para cezasına çevrilip sonrasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulü" başlıklı 251/3. maddesi; "(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." Şeklinde düzenlenmiştir.
2.Hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15/1, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca tayin edilen sonuç ceza üzerinden 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereği indirim uygulandıktan sonra belirlenen cezanın adli para cezasına çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasının önce paraya çevrilip sonrasında 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereği indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ve 2021/482 Esas, 2021/728 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “Sanığın 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddesi gereği 9 ay hapis ve 36 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılarak 7 ay 15 gün hapis ve 30 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereği 1/4 indirim yapılarak 5 ay 18 gün hapis ve 22 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında belirlenen 22 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereği günlüğü 20,00 TL'den paraya çevrilerek 440,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.