4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; mülkiyeti davalıya ait “... Çiğli/İZMİR” adresinde bulunan işyerinin mobilya satış mağazası yapılması için davalı ile 01/10/2024 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin imzalandığını, davalıya ... Bankasından 26/09/2024 tarihinde çekmiş olduğu 200.000,00 TL’yi elden istediklerini, müvekkilinin 26/09/2024 tarihinde “.../ İZMİR” adresinde bulunan ... MOBİLYA Mağazasında elden ödediğini, aynı anda karşı tarafa hem 3.750.000,00 TL değerinde teminat senedi hem de aylık 195.000,00 TL kira bedellerine karşılık gelmek üzere toplam 12 adet 195.000,00 TL tutarlı senedi boş olarak imzalayıp teslim ettiğini, senetlerin kira sözleşmesine bağlı olarak verildiğini, kira sözleşmesindeki yazı ve miktarlar ile senetlerin üzerindeki yazı ve rakamların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin kısa bir zaman sonra taşınmazda zaten bir kiracı olduğunu ve taşınmazın boşaltılmadığını öğrendiğini, taşınmazı kiralamaktan vazgeçtiğini söylediğini, davalının da bu duruma “tamam” diyerek “senetleri iade edeceğini” söylediğini, taşınmazın şimdi içerisinde bulanan mobilya mağazasına kiraya verildiğini, iade edilmeyen senetlerin bir kısmının İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında icraya verildiğini, davalı ile gerçekleşmeyen kira ilişkisi dışında hiçbir ticari veya hukuki ilişkisinin bulunmadığını, senetlerin dayanağı olabilecek bir alacak verecek ilişkisinin var olmadığını, davalının karşılığı olmayan senetleri icraya koyarak müvekkilini dolandırdığını, davalının, içinde halen kiracı olan ve tahliye olunmayacağını bildiği bir yeri kiraya vermeye kalkıştığını, müvekkilinden boş senetleri aldığını ve kendi lehine doldurarak icraya verdiğini, müvekkilinin kira konusu taşınmaza taşınmadığını ve hiç kullanmadığını, 06/03/2025 tarihinde İzmir Arabuluculuk Bürosu’na ... başvuru numarasıyla başvuru yaptıklarını ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalı elinde bulunan tarihsiz, miktarı 195.000,00 TL olan 9 adet senedin muhafaza altına alınmasına ve iptaline, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasına konu takibin iptaline, davalıya verilen 3.750.000,00 TL teminat senedinin iptaline, delillerin yok edilmemesi için İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosyasına teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası nedeniyle borcun olmadığının tespitine, % 20 kötü niyet tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan “.../ İZMİR” adresinde ... Caddesine Cepheli 5 katlı mobilya satış mağazasını boş şekilde aylık 195.000,00 TL tutarında kirayla kiraladıklarını, anahtarı teslim aldıklarını ve bina içerisinde dekorasyon tadilatına başladıklarını, kiranın ilk ayı gelmeden anahtar tesliminden yaklaşık 20-25 gün sonra “bu mobilya satış mağazasının kendilerini maddi olarak zarara sokacağını, yeni kiracı bulana kadar kiradan sorumlu olacaklarını ancak burayı işletmeye devam etmeyeceklerini” sözlü olarak müvekkiline bildirdiklerini, bu süreç içerisinde işleyen her kira dönemine ilişkin kira ödeme gününde davacıların birer aylık senetler verdiklerini ve anahtarı iade ettikleri anda bu senetleri ödeyeceklerini söylediklerini, yani davaya konu icra takibinde dayanak belge olarak gösterilen senetlerin kira borcuna mahsuben alındığını, karşılıksız olmadığını, üç aylık kira borcuna karşılık üç adet senedin verildiğini ve bu senetlerin icra takibine konu edildiğini, taraflar arasındaki çekişme kira alacağından kaynaklı olduğundan ve bu husus dava dilekçesinde de belirtildiğinden ilk itirazları olarak dosyanın görevsizlik nedeniyle kapatılmasına ve reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise kayıtsız şartsız borç ikrarı sebebiyle bono niteliğini taşıyan belgelerin aksinin yazılı delil ile ispat olunması gerektiğinden davanın reddine, müvekkili yararına %20’den aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava;
İİK'nın 72. maddesi kapsamında menfi tespit davasıdır. 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, aynı zamanda bir dava şartıdır. Mahkeme dava şartlarının var olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı gibi taraflar da dava şartı eksikliğini her zaman ileri sürebilirler. 6100 sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
TBK’nın 269.maddesinde düzenlenen tanıma göre; kira sözleşmesi kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Uyuşmazlık özel hukuk ilişkisinden doğduğundan tarafların tacir olması mahkemenin 6100 sayılı kanunun 4/1-a maddesi ile düzenlenmiş bulunan görevini etkilemez. Dava, taraflar arasındaki kira sözleşmesi çerçevesinde verilen kambiyo senetlerine dayanılarak açılmış ve her iki tarafça da taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğu hususu kabul edilmiştir.
Yukarıdaki yasal düzenlemede de açık bir şekilde belirtildiği üzere 6100 sayılı HMK’nın 4/1-a maddesi gereğince kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemeleri’ne aittir.
Somut davada da; davanın dayanağı olan kambiyo senetlerinin taraflar arasındaki kira ilişkisi (sözleşmesi) çerçevesinde davalıya verildiği ileri sürülmüş olup, HMK’nın yukarıda anılan 4/1-a maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1.Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2.Kararın kesinleşmesinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine
3.Harç ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
4.6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin iki haftalık süre içerisinde gönderme isteğinde bulunmaması durumunda "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca karara bağlanmasına, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/04/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)