Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/873
Karar No
K. 2021/873
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/873 Esas - 2022/799

T.C.

ADANA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2021/873
KARAR NO: 2022/799
DAVACI: ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALILAR: 1- ...

2.... - ...

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
DAVA TARİHİ: 09/11/2021
KARAR TARİHİ: 23/09/2022
YAZIM TARİHİ: ...

Mahkememizde görülen Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davası yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın Adana şubesi ile dava dışı Müflis .... Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden dava dışı şirkete müvekkili banka tarafından kredi kullandırıldığını, sözleşmeyi davalıların müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi neticesinde davalı borçlular aleyhine Adana 13.İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, teminatsız olarak veya belirlenecek teminat karşılığında davalılar hakkında tüm alacak kalemleri yönünden takip açılış miktarı olan 290.954,05 TL alacak için taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalılar herhangi bir beyanda bulunmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.

Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.

Taraflar arasında 18/06/2018 tarihinde 3.000.000,00 TL limitli Gayri Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmış, davalılar ... ve ... bu sözleşmeye kefil olarak katılmışlardır. Davacı banka tarafından gönderilen 25/12/2019 tarihli ihtarname ile borcun 1.741.665,71TL' ye ulaştığı, borcun 3 gün içerisinde ödenmesi bildirilmiştir.

Davalıların kefaleti TBK.nın 583.maddesi şekil şartlarını taşınmaktadır.

TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalılar, şirket ortağı olduğundan, eş rızası gerekmemektedir. Kefaletleri geçerli olup, kendilerini bağlamaktadır.

Hesap 22/12/2019 tarihinde kat edilerek Adana 7. Noterliği'nden 25/12/2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş, borcun 3 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Davalılar ..., ... ile asıl borçluya gönderilen ihtarnameler tebliğ edilemeden iade edilmiştir.

İİK’nın 68/b maddesindeki; ".... Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmü kredi borçlusu yönünden uygulanmakla beraber kefiller için uygulanamaz. Bu nedenle davalı kefillerin takip tarihinde temerrüte düştükleri kabul edilmiştir.

Adana 13.İcra Müdürlüğü'nün 2020/... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından borçlu-davalılar aleyhine 08/01/2020 tarihinde, GKS borcundan dolayı 282.363,66 TL asıl alacak, 8.181,32 TL işlemiş faiz, 409,07 TL temerrüt faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 290.954,05TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur.

TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamaz.(Yargıtay 11. HD 2020/3334 E. 2020/4631 K. , 2020/5347 E. 2021/6932 K. , 19 HD 2017/2399 E. 2019/746 K. ) bu durumda davalılar yönünden takip tarihine kadar akdi faiz uygulanması gerekmektedir.

TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir.

TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir.

TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.)

Genel Kredi Sözleşmesi'nin 10/5.maddesinde; temerrüt halinde, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankanın BCH şeklinde çalışan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı gecikme faizi uygulanacağı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzeri temerrüt faizi oranı %48 olarak tespit edilmiştir.

Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) ... A.Ş. tarafından sunulan ... sureti ile Adana 13.İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı görülmüştür.

Bankacı bilirkişi ... 23/05/2022 tarihli raporunda; davacı banka ile dava dışı borçlu .... Ltd. Şti. Arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmesine istinaden, müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan ... ve ...'ın kullandırılan kredilerden faiz ve ferilerinden kefaleten sorumlu olduğunu, Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasına konu edilen borcun takip tarihi itibariyle hesaplandığında 233.584,00 TL asıl alacak, 8.181,32 TL işlemiş faiz, 409,07 TL BSMV olmak üzere 242.174,39 TL olduğunu belirtmiştir. Rapor toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.

Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerleYukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile dava dışı .... Ltd. Şti arasında imzalanan ve davalıların kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletlerin geçerli olduğu, davalıları bağladığı, davalıların takip tarihi itibariyle 233.584,00 TL asıl alacak, 8.181,32 TL işlemiş faiz, 409,07 TL BSMV olmak üzere toplam 242.174,39 TL den sorumlu oldukları anlaşıldığından, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kısmen kabulüne;

Davalıların Adana 13. İcra Dairesinin 2020/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 233.584,00 TL asıl alacak, 8.181,32 TL işlemiş faiz, 409,07 TL BSMV olmak üzere toplam 242.174,39 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden %48 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, Hükmolunan alacağın %20'si oranında olan 48.434,87 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

2.Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 16.542,93TL'den peşin ödenen 3.514,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.028,93 TL harcın davalılardan tahsil edilerek hazineye irad kaydına,

3.Davacının yapmış olduğu 1.173‬,00 TL yargılama giderinden kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 976,34 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına,

4.Davacının peşin olarak ödediği 3.514,00 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5.A.A.Ü.T. Gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 36.904,41 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6.Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1360 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince ve davanın kabul-red oranı gözetilerek 1.131,99 TL'sinin davalılardan, kalan 228,01 TL 'sinin davacıdan 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilerek hazineye irat kaydına,

Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2022 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.