Esas No
E. 2021/13835
Karar No
K. 2024/1396
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/13835 E.  ,  2024/1396 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/147 E., 2017/323 K.
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Temyizin kapsamına göre;

1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2013 tarihli ve 2010/331 Esas, 2013/7 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

2.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2013 tarihli ve 2010/331 Esas, 2013/7 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/14228 Esas, 2015/32652 Karar sayılı kararıyla, ... sanıkların, ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesiyle ... İletişim Hizmetleri şirketinden telefon abonelikleri almak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunması karşısında; kamu kurumu olan Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliği'nin maddi varlıklarından sayılan sürücü belgesinin kullanılması nedeniyle eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle" nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması ... nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2016/147 Esas, 2017/323 Karar sayılı kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun iştirak halinde işlendiğinde, sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin, sanık ... hakkında alt sınırdan ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre; sanıkların, katılan ...'nin kimlik bilgilerini kullanarak katılan GSM şirketinden 08.02.2007 tarihli abonelik sözleşmeleri ile üç adet hat alarak kullandıkları iddiasıyla açılan kamu davasında; suça konu hatlar alınırken ibraz edilen ... adına düzenlenen sürücü belgesindeki fotoğrafın sanık ...'e ait olduğu, abonelik sözleşmelerindeki yazı ve imzaların da sanığın eli ürünü olduğu, sanık ...'nun suça asli veya fer'i fail olarak katıldığına dair, ...ın beyanları dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, abonelik sözleşmelerinin aynı tarihte düzenlenmiş olması nedeniyle TCK'nın 43/1 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı kabulü ile sanık ...'ın beraatine, sanık ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1.Sanık ... yönünden; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre,

2.Sanık ... yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından,

katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2016/147 Esas, 2017/323 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.