T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/129 Esas - 2024/924
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
1.Davacı vekili, 18.10.2018 tarihinde saat 22.30 te ..... ..... .... Konutlarına yaklaştığında aydınlatmanın bulunmadığı yolda bulunan.... ..... .... Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.'ye ait olan açık logar kapağına davacı aracının sol ön ve arka teker kısımlarının düşmesi sonucu maddi hasarlı trafik kazası olduğunu, kazadan sonra olay yerine gelen polis memurlarınca tanzim edilen kaza raporunda; "...Maddi hasarlı tarafik kazasında sürücüde kural ihlali görülmediği, açık kalan logar kapağından sorumlu kurum ya da kuruluşun kural ihlali görüleceği" şeklinde belirlemenin bulunduğunu, olayda rögar kapağının yapım, bakım, onarım ve kontrolünden sorumlu kuruluşun davalı olduğunu,ortaya çıkan zaradan da sorumlu olması gerektiğini, .... ..... .... Değişik İş sayılı tespit dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre aracın onarım maliyetinin K.D.V. dahil 108.370,20-TL olduğu nun belirlendiğini, 08.370,20-TL hasar bedelinin, davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, olay sebebiyle t aracın ikinci el rayiç değerinde bir azalma olacağı nı,davacının mahrumiyet zararının da bulunduğunu ileri sürerek 50.000,00 TL. onarım bedelinin, 100,00-TL. değer kaybı zararı, 100,00-TL mahrum kalınan araç zararının olay tarihi 18.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davacı vekili, 18/12/2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile onarım bedeli zararını 108.370,00-TL, araç yoksunluk zararını 1.200,00 TL olarak artırmıştır.
CEVAP
3.Davalı vekili, ilgili lokasyondaki Müvekkili Şirkete ait tüm menhollerin kazaya sebep verecek bir durumda bulunmadığını, kaldırım yapılmayan noktalarda ...A.Ş.'ye ait menhollerden mh-7 ve mh-11 hariç hepsinin yolun sağ tarafında, stabilize ve kayalık alanda, kaldırım hizasında bulunduğunu, bu noktalarda araç trafiği olmadığını, menhollerin tamamına yakınının çift şeritli yolun gidiş istikametinde ve kaldırım alanında yer aldığı için araçların sol tekerleri ile temasının mümkün olmadığını, hasarın meydana geldiği iddia edilen lokasyonda hiçbir Menhol kapağı eksikliğinin, açık menhol ağzı ya da hasar görmüş menholün bulunmadığını, 4- Hasar olduğu iddia edilen lokasyonda, yolun ortasında kalan Superonline İletişim Hizmetleri A.Ş.'ye ait menholler bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
4.Dava, , davacı şirket adına kayıtlı olan aracın davalıya ait olduğu iddia edilen ve açık olduğu öne sürülen rögar kapağına düşmesi sonucu oluşan onarım bedeli, değer kaybı ve mahrum kalınan kazancın davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir.
4.Mahkememizce verilen davanın kısmen kabulüne dair..... .... .... K. sayılı karar, davalı vekilince istinaf edilmiş, .... ..... .... .... .... ... konutlarına yaklaştığında aydınlatmanın bulunmadığı .... ..... .... .... .... .... D.İş sayılı dosyasında araçta meydana gelen hasara ilişkin tespit yapıldığı, davalı şirket tarafından 10/12/2019 tarihli cevabi yazı ekinde davalı şirkete ait menhollerin yerleşim krokisi ve resimlerinin gönderildiği, yargılama sırasında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda düzenlendiği anlaşılan 07.12.2020 tarihli bilirkişi raporu ve 24.02.2021 tarihli ek raporda, davalı tarafça 7 ve 11 numaralı menholler haricinde tüm menhollerin yolun sağ tarafında, stablize alanda, yaya kaldırımı hizasında bulunduğu, menhollerin tamamına yakını çift şeritli yolun gidiş yönünde ve kaldırım alanında yer aldığı belirtilmiş ise de davalı tarafça ibraz edilen fotoğraflara göre 1 ve 6 numaralı menhollerin de taşıt yolu üzerinde bulundukları, taşıt yolu üzerinde menhollerin bulunduğu ve sorumlusunun davalı şirket ise de yoldaki aksaklığın zabıta tarafından kaldırılmadığı, işaretlenmediği gibi bozukluğun ilgili kuruluşa bildirilmediği, davalının tesis etmiş olduğu menholün kapağını açık kalmasını engelleyebilecek, üzerinden geçen araçlara zarar vermeyecek yapıda imal ve montajını yapılması, denetim ve kontrollerin sürekli yapılması gerekirken aksine trafik güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde kalmasına yetersiz kalarak kontrol ve denetim mekanizmalarını çalıştırmamakla olayda asli kusurlu olduğu, dava dışı Büyükşehir Belediyesinin tali kusurlu olduğu, dava dışı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporun mahallinde keşif yapılmadan dosya üzerinden düzenlenmiş olduğu, kazanın meydana geliş şekli ve tam olarak yerinin belirtilmediği, davacının aracında zarara neden olduğu belirtilen menholün hangisi olduğu konusunda açıklık bulunmadığı, mahkemece kaza yeri, kazanın meydana geliş şekli ve kusur durumuna ilişkin yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Mahallinde keşif yapılmak suretiyle kaza tespit tutanağı, olay yerine ilişkin fotoğraflar, davalı şirkete ait menhollerin yerleşim krokisi, tarafların beyan ve itirazları da değerlendirilerek kazanın meydana geldiği noktanın ve kazaya neden olduğu belirtilen menholun belirlenmesi, kazanın meydana geliş şekli de değerlendirilerek kusur durumu konusunda uzman bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması gerekirken eksik araştırma ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2.Mahkemece hasar bedeli konusunda hükme esas alınan 07.12.2020 tarihli rapor ve 24.02.2021 tarihli ek rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; ...
5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/230 D.İş sayılı dosyasına ibraz edilen tespit raporunda belirtilen değişimi gerekli parçalar ve işçiliklerin aracın hasarlı halini doğrular şekilde gösterildiği, araçta meydana gelen hasarlı kısımları kapsadığı, parça ve işçilik bedellerinin günün piyasa rayiçlerine uyumlu olduğu belirtildikten sonra değişmesi gereken toplam parça bedelinin 104.783,00 TL olarak belirtildiği, toplam işçilik bedelinin 3.587,20 TL olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay uygulamalarına göre hasar miktarı tespit edilirken, aracın rayiç bedelinin ne kadar olduğu ve aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı hususunun değerlendirilmediği; buna göre öncelikle aracın rayiç bedeli ardından aracın tamir bedeli belirlenerek, tamirinin ekonomik olup olmayacağı, pert olup olmadığının tespiti ile şayet pert olduğu anlaşılırsa, aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedeli mahsup edilerek gerçek zarar miktarının belirlenmesi, şayet onarımı mümkün ise onarım bedelinin belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece; öncelikle mahallinde keşif yapılarak kazanın meydana geldiği noktanın ve kazaya neden olduğu belirtilen menholun belirlenmesi, kazanın meydana geliş şekli de değerlendirilerek kusur durumu konusunda uzman bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, daha sonra dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yukarıda belirtildiği üzere hasar miktarının hesaplanması konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. gerekçelerine yer verilmek suretiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
5.Kaldırma kararında belirtilen hususların karşılanması için öncelikle mahahlinde keşif icra edilmiş ve dava dosyası ek rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiştir.
17/10/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalının meydana gelen kazada yüzde 100 oranında kusurlu olduğu, Davacıya ait araçta araç hasar giderim tutarının KDV dahil 108.370,20 TL Olacağı, araçta değer kaybı zararının olmadığı, davacının mahrumiyet zararının 1200,00 TL olacağı bildirilmiştir.
6.Bu doğrultuda; dosya kapsamı, kaldırma kararı ve gerekçeleri, kaldırma kararından sonra yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacının mülkiyet ve işletiminde bulunan aracın davalı Şirketin bakım ve sorumluluğunda olan menhollerin taşıt yolunda bırakılması ve bu menhollere aracın çarpması sonucunda davacı şirket aracının hasarlandığının sabit olduğu, davalı Şirketin sözkonusu kapağın gerekli bakım ve onarımlarını ve konumunu kazadan önce yapmamakla kusurlu olup haksız eylemden kaynaklanan davacı yan zararını tazminle yükümlü olduğu araç hasarı aracın dış aksamında oluşmayıp tamamen ambalaj kutusundan çıkartıldığı gibi monte edilen yeni parçalarla sağlandığı ve araçta değer kaybı oluşmadığı sonucuna varılmış ve neticede davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davanın KISMEN KABULÜ İLE
1.108.370,00 TL hasar bedeline yönelik tazminatın ve 1.200,00 TL araç mahrumiyet zararına ilişkin tazminatın (109.570,00 TL) 18/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2.100 TL lik değer kaybı zararı isteminin reddine,
3.Alınması gerekli 7.484,72 TL harçtan peşin harç ve ıslahla yatırılan 1.877,30 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 5.607,42 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan başvurma harcı, peşin harç ve ıslah harcı , vekalet harcı olmak üzere toplam 1.918,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan bozma öncesi ve sonrası yapılan tebligat ve posta masrafı ile bilirkişi ücreti toplamı olan 7727,50 TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan 7720,45 TL sinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
7.Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
8.Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. ‘nin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2024