T.C.
İSTANBUL
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ... markasının sahibi olduğunu, bu marka dışında TPMK nezdinde 200'den fazla tescilli markasının bulunduğunu, davalıların ise müvekkiline ait bu markayı meşru bağlantısı ve sözleşmesi olmaksızın izinsiz ve marka haklarını ihlal eder şekilde kullandığını, davalılardan ... Ltd Şti tarafından ...adresinde, davalı... adresinde davalılardan ...Şti. Tarafından... davalılardan ... tarafından ... davalılardan ... ise ...adresinin önünde durulduğunda soldan 1. dükkanda ... ibareli ürünlerin taklit satışının gerçekleştiğini, konu ile ilgili ...
2.FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasında tespit yapıldığını, ele geçirilen ürünlerde bilirkişi tarafından inceleme yapıldığını belirttiğini ve ayrıca söz konusu tespit dosyasında el koyma talebinin teminat karşılığında kabul edildiğini belirterek davalıların tecavüzünün ve haksız rekabetin tespitine ref'ine ve men'ine, el konulan ürünlerin imhasına ayrıca el koymaya dair ihtiyati tedbirin teminatsız olarak devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin uzun yıllardan beridir aktif bir şekilde ...Adresinde faaliyet gösterdiğini, marka ve logo içermeyen cep telefonu aksesuarı ve yedek parça satışı yaptığını, müvekkilin kurucusu olduğu iş yerinde meslek etiği olarak bir tacirin davranması gerektiği gibi dürüstlük ve iyiniyet kurallarının dışına çıkmadığını, bu zamana kadar herhangi bir markaya ait sahte ürünü iş yerinde bulundurmadığını, ithal etmediğini, iç piyasadan almadığını, satışını da yapmadığını, her ne kadar davacı tarafın tüketiciyi yanıltmak ve kandırmaktan çekinilmediğine dair beyanı kullanmış olsa da müvekkil markalı ve logolu sahte ürün satışı yapmamakta ve iş yerinde sahte ürün bulundurmadığını, dava dilekçesine konu olan ve dava dilekçesine de konu olan ve mahkemeye sunulan raporun tamamen hukuki mesnetten yoksun ve hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, bilirkişi raporunda ; ... adresinde faaliyet gösteren... isimli iş yeri adresinde bulunan "..." ürünleri bakımından ürünlerin fiziki muayenesi ile ürünlerin orijinal olup olmadığı ile ilgili müvekkil tarafından herhangi bir değerlendirme yapılamadığını, diğer adreslerde bulunan ürünlerin işçilik ve malzeme kaliteleri, ambalaj kaliteleri, ürünlerin üzerinde yer alan markasal kullanımların orijinal ürünlerden uzaklaşmasının orijinal ürünler olmadıklarının değerlendirilebileceği ancak arz edildiği üzere kati neticeye erişilebilmesi için fiziki muayenenin yeteri olmayacağını, teknik ve muhasebesel kayıtların incelenmesinin de gerekli olacağı yönünde görüş ve kanaatlerine varıldığına dair beyanında bulunulduğunu, bir iş yerinde ürünlerin fiziki muayenesi ile ürünlerin orijinal olup olmadığı anlaşılamazken ve değerlendirme yapılamazken, diğer iş yerlerinde ve müvekkilin iş yerinde bulunan ürünlerde fiziki muayene ile orijinal üründen uzaklaşması, beyanı nasıl kullanılmış ve neye göre kullanıldığının anlaşılamadığını, müvekkilin iş yerinde yapılan inceleme sonucundan bilirkişi raporunda "mahalde tespit edilen bir kısım telefon kapaklarının işçilik kalitesi, ambalaj niteliği ve sair hususlar bakımından orijinal ürünlerden uzaklaştığını ve ilgili ürünlerin orijinal ürünlerden uzaklaştığı kanaatine müvekkil tarafından hakim olmak ile birlikte kati netice ancak teknik inceleme ve muhasebesel kayıtların tetkiki ile elde edilebilecektir." beyanına yer verildiğini, bataryanın orijinal olup olmadığı anlaşılmazken ve böyle bir beyan kullanılmışken diğer ürünlerde de aynı fiziki incelemeler yapıldıktan sonra orijinal ürünlerden uzaklaştığı beyanının kabul edilebilmesi mümkün olmamakla birlikte, hukuka aykırı ve gerçeği de yansıtmadığını, haksız rekabet hükümlerinin amacı başkalarının emeğinden, iş, sonuç ve deneyimleri haklı olmayan yararlanmaların önlenmesi olduğunu, bu yararlanmanın ekonomik yarar elde etmeyi, başkasının emeğiyle hakkı olmadığı halde sonuç almayı ifade ettiğini, müvekkilin hiçbir şekilde haksız yarar elde etme gibi bir amacı olmadığını, müvekkilin ürünlerinin orijinal ürün olarak aldığını ve vergi beyannamesinde de bulunduğunu, tüm deliller kapsamında müvekkilin davacı tarafın marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini ve bu sebeple de tazmin koşullarını oluşturan hiçbir hukuki dayanağın olmadığını haksız ve hukuki mesnetten yoksun, kötü niyetle açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller: TPMK'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği ve belirtilen markalara ilişkin belgelerin Mahkememiz dosyasına gönderildiği ve dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Mahkememiz 2022/63 Değişik İş sayılı dosyasının işbu dosya içerisine fiziken alındığı anlaşılmıştır. Mahkememiz 2022/63 Değişik İş sayılı ve 30/05/2022 tarihli kararında ihtiyati tedbir kararı verildiğine dair ara karar kurulduğu anlaşılmıştır. Tefrik kararı: Mahkememiz ... esas sayılı dosyasından tefrik edilen 2024/30 esas sayılı dosyasında tarafların sulh oldukları anlaşılmakla, sulh protokolünce; davalının eylemlerinin davacının markasına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine dair karar verildiği anlaşılmıştır. - Mahkememiz ... esas sayılı dosyasından tefrik edilen... esas sayılı dosyasında tarafların sulh oldukları anlaşılmakla, sulh protokolünce; davalının eylemlerinin davacının markasına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine dair karar verildiği anlaşılmıştır. - Mahkememiz 2022/132 esas sayılı dosyasından tefrik edilen...esas sayılı dosyasında tarafların sulh oldukları anlaşılmakla, sulh protokolünce; davalının eylemlerinin davacının markasına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine dair karar verildiği anlaşılmıştır. - Mahkememiz 2022/132 esas sayılı dosyasından tefrik edilen...esas sayılı dosyasında tarafların sulh oldukları anlaşılmakla, sulh protokolünce; davalının eylemlerinin davacının markasına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: 07/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararında: “...belirtildiği üzere tedbir kararı için ürünlerin taklit ya da tecavüz mahsulü olduğunun bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerekmektedir...” şeklinde karar verilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde dosyada delil niteliği taşıması nedeniyle ...
2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş dosyasına sunulan Bilirkişi Raporu incelenmiş ve raporda sunulan ekran görüntülerinden teknik açıdan ürünlerin taklit / sahte ürün olup olmadığı hususunda sağlıklı bir sonuca varılamamıştır. Öncelikle davalının adresinde tespiti yapılan ürünlerin taklit / sahte olup olmadığının anlaşılabilmesi için aşağıdaki hususların netleşmesi gerekmektedir. Davalının muhasebesel kayıtları üzerinden incelemeler yapılarak davalının davaya konu ürünleri satın aldığı satıcılar ile marka sahibi veya lisans yoluyla üretim ve satış yapan firma arasındaki zincirde herhangi bir eksik halkanın olup olmadığının kontrol edilmesi, Davalının adresinde tespiti yapılan ürünlerin taklit / sahte ürün olup olmadığının teknik açıdan netleşmesi açısından teknik altyapısı bulunan üniversite vb. laboratuvar ortamında “Kalite Kontrolü” yapılmak suretiyle davacıya ait orijinal ürün ile davalıya ait değişik iş dosyasında tespiti yapılan fiziki lerin kalite karşılaştırılması ile mümkün olabileceği, Dosyada davacıya ait orijinal ürün ile davalıya ait iş yerinde ele geçirilen ürünlere ilişkin herhangi bir numune bulunmaması nedeni ile fiziki inceleme yapılamadığı, davalıya ait iş yerinde bulunan ürünlerin üstünde, davacı adına tescilli olan ... markalarının aynen kullanıldığı, ancak dosya içinde yer alan görseller üstünden yapılan inceleme ile söz konusu ürünlerin orijinal batarya olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığının anlaşılması neticesinde davacıya ait tescilli markalara tecavüz eyleminin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin herhangi bir kanaate varılamayacağı, davalı iş yerinde ele geçirilen ürünlerin taklit / sahte ürün olduklarına ilişkin net bir sonuca varılamaması nedeni ile davalı tarafından haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiğine ilişkin herhangi bir kanaate varılamayacağı"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Raporu:
14/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı ... Ltd.Şti' nin 2020, 2021, 2022 yılı defterlerinin sahibi lehine delil teşkil edeceği, mal alışlarının tamamına yakının yurt dışı menşeli olduğu, 153.01.018 hesap kodunda takip edilen batarya alışlarının da stok hareket raporlarında tespit edilen 07.10.2019 tarihli stok girişinin ... menşeli bir firmadan yapılmış olduğu, stok çıkış işlemlerinden örnekleme yolu ile seçilen satış fatura işlemleri ve yevmiye maddelerinden davaya konu marka ile ilgili bir kayda rastlanılmadığı, SMK m. 29/1,b,c hükümleri uyarınca davacıya ait tescilli markalara karşı tecavüz eyleminin oluştuğu, davacıya ait tescilli markalara yönelik davalı tarafından haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiğinin kabul edilebileceği"ne dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; Davalının eylemlerini davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olup olmadığının tespiti ile tecavüz eylemlerinin ref talebine ilişkindir.
Davacı taraf TPMK nezdinde 200'den fazla tescilli "..." ibareli markasının bulunduğunu, mahkememizin ...D.İş sayılı dosyasında davalıya ait adreste yapılan delil tespiti işlemi sonucunda ürünlere el konularak yediemine teslim edildiğini , davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğunu belirterek davanın kabulünü, davalının ise davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe:
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davacı adına birden fazla "..." ibareli markanın bulunduğu, Mahkememizin 2022/63 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit ve alınan bilirkişi raporu ile Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında davalı tarafça satıldığı tespit edilen ürünlerin davacı markaları ile birebir aynı nitelikte olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları da dikkate alındığında davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı tarafça değişik iş dosyasında tespiti yapılan ürünlerde davacının markasının kullanıldığı, bilirkişi raporlarında bu ürünlerin davacı ürünlerinden daha düşük kalitede ürün olduğu ve taklit ürün niteliğinde olduğu tespit edilmekle davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğu kanaatine varıldığından davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davacının ref talebi bulunmuş ise de davalının süre gelen bir tecavüz eyleminin olmadığı anlaşılmakla ref talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda açılan davanın kabulü ile davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, ref talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin meni ile sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
2.Ref davasının REDDİNE,
3.Marka hakkına tecavüz dolayısı ile davacı adına tescilli marka ile aynı veya benzer nitelikte bulunan mahkememiz 2022/63 D.İŞ sayılı dosyasında el konularak toplatılan ürünlerin masrafı davalılardan alınmak suretiyle karar kesinleştiğinde imhasına,
4.Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 534,70 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5.Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 13.000,00 TL bilirkişi ücreti, 969,50 TL posta/ müzekkere gideri olmak üzere toplam 14.130,90 TL yargılama giderinin marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin önlenmesi talebi bakımından kısmen kabul kararı gözetilerek takdiren 10.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Tecavüz davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Haksız rekabet davası yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Reddolunan kısım yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10.Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)