T.C.
İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüz - Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i, Alan Adı ve Ünvan Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin kendi adına tescilli "..." VE "..." ibareli markalarıyla faaliyet gösterdiğini, davalının "..." markası ile faaliyet göstermesinin tüketiciler nezdinde iltibas yataracağını, müvekkilinin tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, davalı tarafından müvekkilinin marka haklarına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, ref'ini, "..." ibaresinin davalının ticaret ünvanından terkinini, "..." ibaresinin davalı şirketin tabelalarından, broşürlerinden, kataloglarından, her türlü belge, doküman, formlarından, yazışmalardan, kaşe ve sair tanıtım materyallerinden çıkartılmasını, silinmesini, silinemeyecek halde ise imha edilmesini, tescilli marka haklarına tecavüz oluşturan davalı şirket adına tescilli "..." adlı alan adından "..." ibaresinin terkinini, internet sitesindeki her türlü reklam ve tanıtım faaliyetlerinin durdurulmasını ve "..." ibaresinin internet sitesinden çıkarılmasını, karar özetinin masrafı davalı taraftan alınmak suretiyle ilanını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 17/02/2005 tarihinde ''...'' ünvanı ile ... Ticaret Odasında tescil edilerek kurulmuş olan ve bu ibareyi ticari ünvan olarak kullanan bir şirket olduğunu, ... Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığından 2005 yılında "..." alan ismini aldığını, davacı şirket adına tescilli ''...'' markasının tescil tarihinden itibaren 5 yıl boyunca kullanılmadığını, ...
1.FSSH Mahkemesinde ... E. sayılı hükümsüzlük davası açıldığını, iş bu dava ile doğrudan bağlantılı olması nedeniyle bu davanın sonucunun beklenmesini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
...
1.FSHHM'nin...E. ...K. ve 09.12.2014 tarihli kararı ile: "...1-Davalının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine ... markasını video kameraları , lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflarında kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına,
2.Davalının ticaret ünvanında ... ibaresinin terkinine, ancak terkine kadar kullanma hakkı bulunduğundan ticari unvanı kullanılmasının önlenmesine, ilişkin talebin reddine,
3.Davalının ... alan adının, kullanımının önlenmesine,
4.Karar kesinleştiğinden hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak günlür bir gazetede bir kez ilanına..." şeklinde karar verilmiştir. Anılan karar, davalı tarafça Temyiz etmiştir.
Yargıtay 11.H.D.'nin ... E. ... K. ve 25.11.2015 tarihli ilamı ile: "...2-Dava, davacının ... ve ... ibareli markalarıyla iltibas oluşturan davalı markası ... nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, alan adının terkini ve ... ibaresinin ticaret ünvanından terkini istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerinde ve ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerinde açılan davaların da neticeleri beklenmiş ve ona göre hüküm kurulmuş olmakla birlikte, mahkemece değerlendirmeleri kararda dayanak alınan ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerindeki davalar hukuki nitelik itibariyle TPE YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin olup, kararda huzurdaki marka hakkına tecavüzün tespiti-meni davasındaki kullanım iddiasına yönelik bir belirleme içermemektedir. İşbu davada, davacı taraf, davalının ... markasını kullanımının marka hakkından doğan haklarına tecavüz yarattığını ileri sürmüş olup buna karşın davalı tarafça adına tescilli “...” markasını yalnızca tescil kapsamındaki hizmetler üzerinde kullanıldığını, tecavüzün söz konusu olmadığını savunmuştur. Mahkemece dosyaya sunulan deliller üzerinde değerlendirme yapılmaksızın, sadece ...
2.Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar numaralı kesinleşen karardaki değerlendirmeleri dayanak alarak, taraf markalarının ayniyet düzeyinde benzer olduğunu, tüketicilerin marka orjinini karıştırma ihtimali bulunduğunu, bu kapsamda davalının tescilli markasını kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluştuğunun kabulü ile sonuca ulaşılması doğru görülmemiştir.
3.Ayrıca, kararda, davacının dayanak markalarının ... Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ve ... Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan davalar sonucu bazı mallar yönünden hükümsüzlük veya iptallerine karar verildiği belirtilmesine rağmen dayanak davacı markalarının hangi mal veya hizmetler yönünden varlığını koruduğunun belirtilmemesi ve davalının eyleminin hangi marka kapsamındaki hangi mallar yönünde ihlal teşkil ettiğinin gerekçeli kararda tereddüte yer vermeyecek şekilde gösterilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
4.Öte yandan, kararda gerekçesi belirtilmeksizin, davalının ticaret ünvanındaki "..." ibaresinin terkinine ve aynı şekilde davalıya ait alan adının kullanımının önlenmesine yönelik hüküm tesisi dahi isabetsiz olmuş, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile karar bozulmuştur. Usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. ...1.FSHHM'nin ...E. ... K. ve 23.02.2017 tarihli kararı ile: "...DAVANIN KISMEN KABÜLÜNE, KISMEN REDDİNE,
1.Davalının davacının tescilli markalarından olan ... nolu marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, davalının ... markasını video kameraları , lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflarında kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan markasal tüm kullanımların çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına,
2.Davalının davacının tescilli markalarından olan ... nolu marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, davalının ... markasını Kesintisiz güç kaynağı, harici siren beslemesi, flaşör ve ses kartı ürünleri üzerinde kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan markasal tüm kullanımların çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına,
3.Davalının ticaret ünvanından ... ibaresinin iltibas oluşturması nedeniyle terkinine,
4.Terkine kadar ticaret unvanının kullanımı, ticari hayattaki güven ilkesi gereği ticari ilişkilerde dava dışı 3. kişiler yönünden de ticari hayatın güven içinde tesisi açısından önemli olduğundan, unvan koruması ise terkin ile kalkacağından önceki kullanıma ait her türlü dökümandan ticaret unvanının çıkartılması, silinmesi ve imha taleplerinin reddine,
5.Davalının ... alan adını kullanımının önlenmesine,
6.Karar kesinleştiğinden hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak günlük bir gazetede bir kez ilanına..." şeklinde karar verilmiştir. Anılan karar, davalı tarafça Temyiz etmiştir.
Yargıtay 11.H.D.'nin ... E. ... K. ve 24.12.2018 tarihli ilamı ile: "...1-Mahkemece, davalının ... alan adlı web sitesi içeriğinde davacı markalarının tescil edildiği malların tanıtımının yapıldığı, ... markası ile cihaz onarımı duyurusunda bulunulduğu, davalı eyleminin davacının tescilli ... markası kapsamındaki "video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflar" ürünleri bakımından ve ... markası kapsamındaki "kesintisiz güç kaynağı, harici siren beslenmesi, flaşör ve ses kartı" ürünleri bakımından marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiştir. Ancak, davalı tarafça yukarıda sayılan ürünler üzerinde bir uğraş ve markasal kullanımının bulunmadığı, iştigal alanının ses, görüntü ve ışık sistemleri olduğu savunulmuştur.
Bu durumda, davalının web sitesinde duyurusu yaptığı faaliyet alanında kalan eyleminin davacı markaları kapsamındaki yukarıda sayılan mallar ile aynı ya da benzer olup olmadığının belirlenmesi hakimin hukuki bilgisi dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir. O halde, mahkemece içlerinde marka vekilininde bulunduğu ve yukarıda sayılan mal ve hizmetler konusunda uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile marka hakkına tecavüzün tespit, men ve ref'ine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2.Ayrıca, uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddelerinde marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak ticaret unvanındaki klavuz sözcüğün terkin edilebileceğine dair bir hüküm mevcut değildir. Bu durumda, mahkemece 6762 sayılı TTK 56. vd. maddelerine dayalı bir değerlenndirme yapılmaksızın eksik inceleme sonucu "..." sözcüğünün davalı ticaret unvanından terkinine verilmesi de isabetli değildir.
3.Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan bozma sebepleri çerçevesinde bir araştırma yapılmaksızın ve davalının web sitesi içeriğinde davacı ile aynı ya da benzer alanlarda ticari faaliyette bulunup bulunmadığı ve bu durumun haksız rekabette yol açıp açmayacağıda tartışılmaksızın, sadece alan adlarındaki "..." sözcüklerinin aynı olması nedeniyle alan adı kullanımının önlenmesine karar verilmesi de doğru görülmediğinden temyiz eden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile karar bozulmuştur. Usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. Bozma ilamı doğrultusunda, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
02.04.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacıya ait... başvuru numaralı ve ... tescil numaralı markaları ile davalı tarafından kullanılan "..." ibare ve şekil karşılaştırıldığında asıl unsur olan "...", "..." kökleri bağlamında aynı oldukları ancak şekilsel olarak farklılıklar taşıdıkları görülmekle birlikte bütünü itibariyle bakıldığında benzer oldukları, yapılan teknik inceleme sonucunda tespit edildiği üzere davalının kullanımları ile davacının davacıya ait ... başvuru numaralı ve ... numaralı markalarının tescilli olduğu ....sınıftaki emtialar incelendiğinde haberleşme cihazları hariç ses ve görüntünün kaydı, nakli veya reprodüksiyonu (yeniden meydana getirilmesi) için cihazlar, haberleşme cihazları, elektrik malzemeleri ve ....sınıftaki aydınlatma cihazları ile davalıya ait web sitesinde hizmeti verildiği belirtilen projektörler, LCD Monitörler, LED Monitörler, Plazma Ekranlar, Video Wall Sistemleri, Projeksiyon Perdeleri, Doküman Kameraları, Ses Sistemleri, Projeksiyon Lambaları, Sahne Işık Sistemleri, Video Konferans Sistemleri, Telekonferans Sistemleri, Arabirimler & Seçiciler, Kablolar & Konnektörler bakımından aynı olup geride kalan Genel Seslendirme & Acil Anons Sistemleri, Simultane Tercüme Sistemleri, Kontrol Sistemleri, Dijital Bilgelendirme Sistemleri, Montaj Çözümleri & Raklar, Aksesuarlar, Özel Tasarım Ürünler sektörel olarak benzer olmakla aynı tüketici kitlesine hitap ettiği,
TTK 55/1-a-4 maddesinde başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak bakımından davaya konu davalının kullanımı ve seçilen "..." ibaresinin davacının tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılarak haksız rekabet hali oluştuğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
06.07.2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Karıştırılma ihtimali ve haksız rekabet kapsamında kanaatte değişiklik olmadığı, bozma kararında belirtildiği üzere, uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK'da şuan yürürlükteki SMK 7/3 maddesi gibi işareti ticaret ünvanı olarak kullanılmasını engelleyen bir düzenleme olmaması nedeniyle davalının ticaret ünvanının terkini KHK kapsamında mümkün olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişi ... 06.07.2022 tarihli ayrık raporunda özetle: Her iki tarafın da faaliyet gösterdiği alanlar ve satışını/ticaretini yaptığı mal ve hizmetler dikkate alındığında; hitap edilen ortalama bir tüketici için bahsi geçen mal ve hizmetlerin büyük bir kısmının ses ve görüntünün kaydı, nakli ve reprodüksiyonu, haberleşme sistemleri, aydınlatma sistemleri vb. üzerine olması nedeniyle özel bir teknik bilgi ve uzmanlığı gerektirdiğinden dolayı özel bir tüketici grubu ya da uzmanlık/ihtisas sahibi bir tüketici grubu olduğunun şüphesiz olduğu, dolayısıyla bu ürünlerin fiyatlandırılması nedeniyle ortalama ve sıradan bir tüketiciye/müşteriye göre alışveriş sırasında daha fazla vakit harcanacağı, teknik özellikleri ve cihazların fonksiyonları üzerine daha fazla konuşulacağı, bu özellik ve fonksiyonların ihtiyaca göre daha özenle ve detaylı bir şekilde irdeleneceğinin açık olduğu, bütünsel açıdan değerlendirildiğinde esaslı unsurları ortak bile olsa bu iki işaretin esaslı unsurdaki benzerlik nedeniyle işaretlerin bütünü itibariyle bıraktığı etki bakımından hitap edilen özel ve belli bir uzmanlığı ve yetkinliği olan tüketici gurubu nezdinde karıştırılabileceğinin söylenemeyeceği, işin uzmanı olmayan ve sektörde yer almayan/işi ve faaliyeti olmayan sıradan müşteri ve müşteri gurubu için bu markaların/işaretlerin aralarındaki benzerlik nedeni ile küçük de olsa bir karıştırılma ihtimali olsa bile işin uzmanı olan bu ihtisas/uzmanlık sahibi müşteri gurubu ve guruplarının bu iki firmaya ait mal ve hizmetleri, markaları ve işaretleri karıştırma ihtimali olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
06/07/2022 tarihli ek raporda sektör bilirkişisi ayrık rapor düzenlediğinden, 07/11/2024 tarihli duruşmada yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiş, ancak davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmamıştır.
Mahkememizce 02.04.2021 tarihli kök rapora itibar edilmiştir. DELİLLERİN VE DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE Dava: Davalının eyleminin davacının "..." ve "..." ibareli marka tescillerinden doğan haklarına tecavüz - haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men'i, ref'i, "..." alan adının terkini, ... ibaresinin davalının ticari ünvanından terkini ile hükmün ilanına ilişkindir. Taraf şirketlerin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde: Davalı şirketin ünvanının 22.02.2005 tarihinde, davacı şirketin ünvanının ise 01.09.2005 tarihinde ticaret siciline kayıt edildiği, davalı ...LTD, ŞTİ.'nin ticaret odasına kayıt tarihinin 17.02.2005 olduğu görülmüştür. Davalı şirket adına "..." alan adının, 22.02.2005 tarihinde alındığı anlaşılmıştır. Davacı şirket adına "..." ibareli ... numaralı markanın ...sınıflarda 11.04.2000 tarihinde tescil edildiği, "..." ibareli ... numaralı markanın ... sınıflarda 30.06.1997 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Bir markanın TPE marka siciline tescili zorunlu olmamakla beraber, markanın 556 sayılı KHK çerçevesince tescil edilmesi, marka sahibine, markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılmasını önlemeyi talep etme hakkı verir.
Tescilli marka sahibinin tescilden doğan haklarının ihlâli, marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilir. Marka hakkına tecavüz oluşturan fiiller KHK 61.maddesinde sayılmıştır. Davanın açıldığı tarih itibarıyla davacının markaları tescilli olup, markalar hakkında her hangi bir hükümsüzlük kararı verilmediği, ancak yargılamanın devamında belirli emtiların hükümsüz kılındığı anlaşılmıştır. 556 sayılı KHK 9/1-a maddesindeki ihlâl de tecavüz kapsamında değerlendirilir. Marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek (6/1-b m.) ve markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak (61/c m.) da marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilir. 556 sayılı KHK'nın korumasından faydalanabilmek için söz konusu markanın tescil edilmiş olması gerekir. Şayet marka tescil edilmemiş ise, tescilsiz marka sahibi 556 sayılı KHK'nın özel koruyucu hükümlerden faydalanamaz. Ayrıca korumanın bir diğer şartı da, markayı alan ismi olarak seçmiş olan kimsenin bir ticari amaç taşımasıdır.
Davacı adına tescil edilmiş olan "..." ve "..." ibareli marka tescilinden doğan haklara tecavüz edildiği iddiasının değerlendirilmesi için öncelikle markanın davalı tarafından aynı/benzer faaliyet alanında tescilsiz olarak kullanımı veya markanın tescil edildiği sınıfın dışında aynı/benzer faaliyet alanında kullanımı söz konusu olmalıdır.
Ticaret hukukunda tacirin ve şirket ortağının ad/soyadı kullanımı, sınırsız sorumlu gerçek kişi tacirler ve ikinci dereceden sınırsız sorumlu şahıs şirketleri için getirilmiş bir zorunluluktur ve ad/soyadın birlikte kullanılması gerekir (TTK m41, 42). Şahıs şirketlerinde unvan ve ortakların (en azından birinin) ad/soyadı ile birlikte kullanılır. İsimlerde herhangi bir kısaltma yapılmaz.
Davalı Şirket niteliği itibariyle bir LİMİTED şirkettir. Dolayısıyla tüzel kişi tacirdir. 6102 sayılı TTK'nda tacir olmaya bağlanan hükümlerden biri de ''basiretli olma" yükümlülüğüdür. Davalı şirket bir tüzel kişi tacir olması sebebiyle, TTKm.18/2 uyarınca basiretli bir tacir gibi davranmak yükümlülüğündedir. Bu hükme göre, faaliyet alanı içerisinde tüm işlemlerini hukuka uygun olarak yerine getirmekle yükümlüdür. Basiretli tacir gibi hareket elme yükümlülüğü olan davalı şirketin, tanıtım faaliyetlerinde kullandığı ifadelerin halkı yanıltacak nitelikte olmamasına dikkat etmesi, bu konuda gereken özeni göstermesi de bu kapsamdadır.
Ticari hayatta, müşteri ve tedarikçiler arasında şirketler genellikle kısaca asıl ve baştaki unsuru ile anılmaktadır. Davalının ticaret unvanı, davacının tescilli markası ile başlamaktadır. Davacının marka tescil tarihi 1997 ve 2000 olup davalının ticaret ünvanını tescil tarihi ise daha sonraki bir tarih olan 17.02.2005 tarihidir. Tescilde öncelik ilkesi gereği davacının, davalı ünvanının terkini talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. 556 sayılı KHK çerçevesince davacı adına tescil edilmiş olan markanın esas unsuru "..." ve "..." ibaresidir. Davacının tescilli "..." markası ile davalının alan adını ve ticaret unvanını markasal olarak kullanması nedeniyle ayniyet düzeyinde benzerlik, "..." markasıyla da ayniyete yakın benzerlik bulunduğundan orta dikkatli tüketicinin markaların orijinini karıştırma ihtimali bulunduğundan davalının ... markasını davacının tescil kapsamındaki ürünlerde kullanması 556 Sayılı KHK 9.ve 61.maddeleri gereğince marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturur. Davacının markasının ayırt edici unsurunun davalı ticari ünvanında ayırt edici unsur olarak kullanılması ve faaliyetlerin davacı marka kapsamındaki hükümsüzlük kararı verilenler haricindeki ürün ve hizmetlere benzer oluşu nedeniyle davalının ticari ünvanında ibarenin terkinine, aynı şekilde ayni ibareden oluşan alan adını kullanmasının önlenmesine karar verilmesi gereklidir.
Davalı "..." ibaresini internet sitesinde tanıtımı yapılan ürünlerde kullanmaktadır. Dava dilekçesi ekinde sunulan web sayfası tanıtım çıktılarına göre; davalı, ... ibaresini ticari unvan olarak değil markasal olarak davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanmaktadır. Davaya konu erişimin engellenmesi talep edilen "..." isimli sitenin davalı tarafından kullanıldığı ve davalı ürünleri ile benzer ürünlerin teşhir edildiği gibi, sitenin markasal olarak kulllanıldığı da anlaşılmakla, davalı tarafça "..." alan adının kullanımının önlenmesine karar verilmiştir.
TPE kayıtları, davacı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş kararlar, alan adı ve ticaret sicil kayıtları,
Mahkememizce itibar edilen 02.04.2021 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde: Davacı adına tescilli ... numaralı ".. + şekil" ve ... numaralı "... + şekil" markaları ile davalı tarafından kullanılan "..." ibare ve şekil karşılaştırıldığında; asıl unsur olan "..." ve "..." kökleri bağlamında aynı oldukları, ancak şekilsel olarak farklılıklar taşıdıkları görülmekle birlikte bütünü itibariyle bakıldığında benzer oldukları, davalının kullanımları ile davacı adına tescilli ... ve ... numaralı markalarının tescilli olduğu ....sınıftaki emtialar incelendiğinde haberleşme cihazları hariç ses ve görüntünün kaydı, nakli veya reprodüksiyonu (yeniden meydana getirilmesi) için cihazlar, haberleşme cihazları, elektrik malzemeleri ve 11.sınıftaki aydınlatma cihazları ile davalıya ait web sitesinde hizmeti verildiği belirtilen projektörler, LCD Monitörler, LED Monitörler, Plazma Ekranlar, Video Wall Sistemleri, Projeksiyon Perdeleri, Doküman Kameraları, Ses Sistemleri, Projeksiyon Lambaları, Sahne Işık Sistemleri, Video Konferans Sistemleri, Telekonferans Sistemleri, Arabirimler & Seçiciler, Kablolar & Konnektörler bakımından aynı olup geride kalan Genel Seslendirme & Acil Anons Sistemleri, Simultane Tercüme Sistemleri, Kontrol Sistemleri, Dijital Bilgelendirme Sistemleri, Montaj Çözümleri & Raklar, Aksesuarlar, Özel Tasarım Ürünler sektörel olarak benzer olmakla aynı tüketici kitlesine hitap ettiği,
TTK 55/1-a-4 maddesinde başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak bakımından davaya konu davalının kullanımı ve seçilen "..." ibaresinin davacının tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanılarak haksız rekabete sebebiyet verdiği kanaatine varıldığından, davanın kısmen kabulüne; davalının eyleminin, davacının ... numaralı marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının "..." markasını; video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflarında kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan markasal tüm kullanımların çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, davalının eyleminin, davacının... numaralı marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının "..." markasını; kesintisiz güç kaynağı, harici siren beslemesi, flaşör ve ses kartı ürünleri üzerinde kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan markasal tüm kullanımların çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, davalı şirketin ünvanından "..." ibaresinin terkinine, karar kesinleştiğinde ticari hayattaki güven ilkesi gereği bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğüne kararın bildirilmesine, terkine kadar ticaret ünvanının kullanımının, ticari hayattaki güven ilkesi gereği ticari ilişkilerde dava dışı 3. kişiler yönünden de ticari hayatın güven içinde tesisi açısından önemli olduğundan, ünvan koruması ise terkin ile kalkacağından önceki kullanıma ait her türlü dökümandan ticaret ünvanının çıkartılması, silinmesi ve imha taleplerinin reddine, davalının "..." alan adını kullanımının önlenmesine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına karar vermek gerekmiştir.
DAVANIN KISMEN KABÜLÜNE
1.Davalının eyleminin, davacının ... numaralı marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının "..." markasını; video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflarında kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan markasal tüm kullanımların çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına,
2.Davalının eyleminin, davacının... numaralı marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalının "..." markasını; kesintisiz güç kaynağı, harici siren beslemesi, flaşör ve ses kartı ürünleri üzerinde kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan markasal tüm kullanımların çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına,
3.Davalı şirketin ünvanından "..." ibaresinin terkinine, karar kesinleştiğinde ticari hayattaki güven ilkesi gereği bağlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğüne kararın bildirilmesine,
4.Terkine kadar ticaret ünvanının kullanımının, ticari hayattaki güven ilkesi gereği ticari ilişkilerde dava dışı 3. kişiler yönünden de ticari hayatın güven içinde tesisi açısından önemli olduğundan, ünvan koruması ise terkin ile kalkacağından önceki kullanıma ait her türlü dökümandan ticaret ünvanının çıkartılması, silinmesi ve imha taleplerinin reddine,
5.Davalının "..." alan adını kullanımının önlenmesine,
6.Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye'de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline,
7.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL ilam harcından; peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 584,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Davacı tarafından Yargıtay bozma ilamı öncesinde yapılan toplam 131,70 TL yargılama gideri ile Yargıtay bozma ilamı sonrasında yapılan; tebligat gideri 682,00 TL, bilirkişi ücreti 3.000,00 TL olmak üzere toplam 3.813,70 TL yargılama giderinden, davanın kısmen kabul/red nedeniyle 1.906,85 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10.Davalı tarafından Yargıtay bozma ilamı öncesinde yapılan 68,50 TL yargılama gideri ile Yargıtay bozma ilamı sonrasında yapılan; tebligat gideri 81,00 TL, posta gideri 35,00 TL olmak üzere toplam 184,50 TL yargılama giderinden, davanın kısmen kabul/red nedeniyle 92,25 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11.Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde YARGITAY TEMYİZ yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.17/07/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)