Aramaya Dön

Danıştay 7. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/3842
Karar No
K. 2024/1499
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/3842 E.  ,  2024/1499 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

YEDİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/3842
Karar No: 2024/1499
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Başkanlığı

(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2010 ve 2012 yıllarına ait vadesinde ödenmeyen ve kesinleşen kamu borçlarının, şirketten tahsil olanağı kalmadığından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin 2010 yılına isabet eden kısımlarının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emrinin 2010 yılına ilişkin özel tüketim vergilerine isabet eden kısmı ile ... sayılı ödeme emrine ilişkin olarak; asıl borçlu şirketin 2011, 2012 ve 2013 hesap ve işlemlerinin sahte belge düzenleme ve özel tüketim vergisi iadesi yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporuna istinaden şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerine karşı açılan davalarda yargı yerlerince vergi tekniği raporunun şirkete tebliğ edilmediği gerekçesiyle iptal kararlarının verildiği, davalı idarece mahkeme kararlarına istinaden ilgili vergi tekniği raporunun tebliğ edildiği 01/03/2017 tarihinde tahsil zaman aşımı süresinin dolduğu, bu nedenle 2010 yılını kapsayan yeni ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edildiği, olayda, 2010 yılına ait özel tüketim vergilerinin vadesinin rastladığı 2010 ve 2011 yıllarını takip eden takvim yılından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmediği, tahsil zaman aşımı süresinin dolduğu ve bu zaman aşımını kesen sebeplerin ise davalı idarece ortaya konulamadığı, bu itibarla tahsil zaman aşımı süresi dolduktan sonra düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin anılan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin 2010 yılına ilişkin kısımları ile ... sayılı ödeme emrinin 2010 yılına ait özel tüketim vergileri dışında kalan kısmına gelince; davalı idarece ... sayılı ödeme emrinin 76. satırındaki 2010 yılının Aralık dönemine ait 5035 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında alınan damga vergisinin şirket beyanlarından kaynaklandığı, ... sayılı ödeme emrinin 2010 yılını kapsayan vergi borçları için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davanın ... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ... tarih ve K:... sayılı karar ile reddedildiği, bu karara karşı istinaf yoluna gidilmeyerek kesinleştiği anlaşıldığından, bahse konu ödeme emirlerinin bu kısımlarında hukuka aykırılık görülmediği, ... sayılı ödeme emrinin 2010 yılının Aralık dönemine ait olan 74. satırındaki gecikme faizinin ve 75. satırındaki katma değer vergisinin; ... sayılı ödeme emrinin 16. satırındaki aynı döneme ilişkin vergi ziyaı cezasının ödenmesi nedeniyle davalı idarece kaldırıldığı bildirildiğinden, bu ödeme emirlerinin anılan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ... ve ... sayılı ödeme emrinin 2010 yılına isabet eden kısımları ile ... sayılı ödeme emrinde yer alan kamu alacaklarından 76. satırındaki 2010 yılının Aralık dönemine ait damga vergisi dışında kalan kısımlarının iptaline; ... sayılı ödeme emrinin anılan yıla isabet eden kısımları ile ... sayılı ödeme emrinin 76.satırında yer alan aynı yılın Aralık dönemine ait damga vergisine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tüzel kişilikten tahsil edilemediği, bu nedenle davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlenip tebliğ edildiği, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ... sayılı ödeme emrinin 2010 yılına ilişkin özel tüketim vergilerine isabet eden kısmı ile ... sayılı ödeme emrine ilişkin olarak; her ne kadar mahkemece asıl borçlu şirket hakkında, vergi tekniği raporuna istinaden tanzim edilen ödeme emirlerine karşı açılan davalarda yargı yerlerince vergi tekniği raporunun şirkete tebliğ edilmediği gerekçesiyle iptal kararlarının verildiği ve tahsil zaman aşımı süresi dolduktan sonra davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin anılan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı yönünde karar verilmiş ise de; yapılan incelemede, vergi tekniği raporunun şirkete tebliğ edilmemesinin, esasa etkili şekil hatası olduğu gerekçesiyle ödeme emrinin iptali yolunda verilen karara yönelik istinaf isteminin reddine dair karara karşı yapılan temyiz başvurusunun, Dairemizin 17/09/2020 tarih ve E:2018/193, K:2020/3312 sayılı kararı ile, ödeme emri içeriği kamu alacağının vadesi belli olmadığından 6183 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca bir aylık vade tayin edilmesi, bu sürede ödeme yapılmaması halinde ödeme emriyle tahsili yoluna gidilmesi gerektiğinden, amme alacağının doğrudan ödeme emriyle takibinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda, şirket hakkındaki takibin usulüne uygun olarak sonuçlandırıldığından söz edilemeyecek olup, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinin temyiz istemine konu edilen kısımlarında anılan gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığından, dilekçede ileri sürülen nedenler temyize konu vergi dava dairesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin reddine,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.