Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/677
Karar No
K. 2022/1027
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ADANA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2018/677 Esas
KARAR NO: 2022/1027
DAVACI: ... - TC Kimlik No:...-...
DAVALI: ... -TC Kimlik No:...-...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVA: Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ: 28/08/2018
KARAR TARİHİ: 08/12/2022

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILMA TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili 28.08.2018 tarihli dilekçe ile davalı taraf aleyhine pay devrinin batıl olduğunun (geçersizliğinin) tespiti ve payın davacıya iadesi istemli açmıştır. Dilekçeye göre; davacı ..., ... Kiralama Ve Taş. Hiz. AŞ’de %25 pay sahibi olduğunu, kendisinin uzun süredir yurt dışında yaşadığını, sadece tatil ve izin günlerinde Türkiye’ye geldiğini, şirketin yönetimi kardeşleri olan diğer ortaklar tarafından yapıldığını, davacının şirketteki %25 payının devrine ilişkin 17.12.2007 tarihli hisse satış sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmadığı ileri sürülerek pay devrine ilişkin sözleşmenin batıl olması nedeniyle davalı adına olan pay devrinin iptali ile payları davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili 11.10.2018 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddini, savunduğunu, dilekçeye göre; şirketin 2004 yılında kurulduğunu, kurulduğunda şirketin amacı (iştigal alanı) beyaz eşya ticareti olarak belirlendiğini, şirketin bu alanda zarar etmesi üzerine 2007 yılı sonunda iştigal alanı kiralama olarak değiştirilmek istendiğini, davacının, bu oluşumda yer almak istemediğinden şirketteki paylarını devretmek istediğini bildirdiğini, pay devrine ilişkin sözleşme şirketin mali müşaviri ... tarafından yazılı hale getirildiğini, davacı tarafın sözleşmeyi aldığını ve yaklaşık 1 hafta sonra imzalı bir şekilde getirerek şirket yönetim kurulu üyelerine teslim ettiğini, dava dilekçesinde davacının sürekli olarak yurt dışında yaşadığı belirtilmiş ise de bunun gerçek dışı olduğunu, iş bu davanın şirkete karşı yöneltilmesi gerektiğini, davalıya husumet düşmediğinden öncelikle bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, dava konusu talebin TBK 146-161 maddeleri uyarınca zamanaşımına uğradığını, sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğu belirtilerek davanın reddi talep etmişlerdir. DELİLLER VE GEREKÇE

Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından şirketin dosyasının bir örneği gönderilmiştir. Şirket Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünde ...sicil numarası ile kayıtlıdır. İlk tescil tarihi 08.09.2004’tür. Kuruluştaki ticaret unvanı, ... Gıda Hayvancılık Ticaret ve Sanayi AŞ’dir. Şirketin son unvanı Tasfiye Halinde ... Kiralama Ve Taş. Hiz. AŞ’dir. 6 Eylül 2004 tarihli ana sözleşmeye göre kurucu ortaklar; ..., ..., ..., ... ve ...’dir. Şirketin 250 milyar TL olan sermayesi 100 paya ayrılmıştır. Davacı 25 pay sahibidir. Davalı, kurucu ortaklar arasında yer almamıştır. Sicil dosyasındaki belgelere göre davalı, davacının payını devralarak şirket ortağı olmuştur. Dava tarihi itibariyle ortak yapısı; ... 50 pay ve ... 50 pay şeklindedir. Pay devrine ilişkin tarihsiz sözleşme dosyaya sunulmuştur. Sözleşmede ... devir eden, ... devir alan olarak yer almıştır. Sözleşmenin konusu, ... Gıda Hayvancılık Ticaret ve Sanayi AŞ’deki ...’e ait 25 payın ...’e 62.500 YTL bedelle devridir. Şirket yönetim kurulu 11.12.2007 tarih 9 No.lu karar ile pay devrinin kabulüne ve devrin pay defterine işlenmesine karar vermiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından 24.10.2019 tarihli rapor düzenlenmiştir. Raporda; Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi Örneği başlıklı belgedeki ...’e atfen atılan imzanın mevcut mukayese imzalara göre ...’in eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.

Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda; dava tarihi itibariyle şirketin öz varlığının 192.490,52 TL ve dava konusu 25 payın değerinin 48.122,63 TL olduğu belirtilmiştir. 6762 sayılı TTK’nun ilgili hükümleri şu şekildedir: Madde 409 - Hisse senetleri, hamiline veya nama yazılı olur.Esas mukavelede aksine hüküm bulunmadıkça hisse senetlerinin nama yazılı olması lazımdır. Bedelleri tamamen ödenmemiş olan paylar için hamile yazılı hisse senetleri veya ilmühaberler çıkarılamaz. Bu hükme aykırı olarak çıkarılanlar hükümsüzdür. Hüsnüniyet sahiplerinin tazminat hakları mahfuzdur. Madde 416 - Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir. Devir ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olur. Şu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. Madde 417 - Şirket, nama yazılı hisse senetleri sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle bir pay defterine kaydeder. Hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamaz. İdare meclisi, kaydın yapıldığını hisse senedine işaret eder. Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.

Somut davanın konusunu yukarıda ‘Deliller’ bölümünün 2. Maddesinde belirtilen işlemle davalıya devir/intikal eden Adana Ticaret Sicilinde ...sicil No.su kayıtlı Tasfiye Halinde ... Kiralama Ve Taş. Hiz. AŞ’de davalı adına kayıtlı 25 payın iptali ile davacıya iadesidir. Her iki tarafın karşılıklı beyanlarından ve şirketin ticaret sicil dosyasındaki kayıtlardan dava konusu payın nama yazılı olduğu ve senede bağlanmadığı anlaşılmıştır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 416. ve 417 maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Anonim şirket tarafından henüz pay senedi ihraç edilmemiş olması ve ilmühaber dahi çıkarılmaması, anonim şirkette pay devrine engel teşkil etmeyecektir. Anonim ortaklığın çıplak paylarının devri konusunda 6762 sayılı TTK’da bir hüküm bulunmamakta olup, payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği, bu devrin 818 sayılı BK. nun 162 ve devamı (6098 sayılı TBK 183) maddelerine göre alacağın temliki hükümleri çerçevesinde olacağı kabul edilmiştir (..., Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, İstanbul 1988, s,1325; ..., Şirketler Hukuk Şerhi, Ankara 2011, C.II, s.1261).Şirketin Ticaret Sicil dosyasındaki kayıtlara göre dava konusu 25 pay davacı adına kayıtlı iken tarihsiz hisse devri sözleşmesi ile davacıya intikal etmiş ve şirket yönetim kurulunun 11.12.2007 tarih 9 No.lu kararı ile pay devri kabul edilerek pay defterine işlenmiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan raporla belgedeki ...’e atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığı belirlenmiştir. Şu halde davacının irade açıklamasını içermeyen bu belge hüküm/sonuç doğurmaz. Bu nedenle bu belgeye dayalı şirket pay defterindeki davalı lehine kayıt geçersizdir. Geçersiz/batıl kaydın silinmesine ilişkin talep bir süreye tabi değildir. Bu nedenlerle davanın kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır

KARAR

1.Davacının davasının KABULÜNE, 17/12/2007 tarihli hisse devir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olmaması sebebiyle iptaline, bu hisse devir sözleşmesi ile davalı adına tescil edilen hisselerin tekrar davacı adına tesciline,

2.Alınması gereken 3.287,25 TL karar ve ilam harcından, 35,90 TL peşin harç ve 3.218,94 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.254,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 32,41 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç, 3.218,94 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.290,74 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından harcaması yapılan 19 tebligat gideri 226,00 TL, 15 müzekkere gideri 104,10 TL, bilirkişi ücreti 3.250,00 TL, ATK fatura bedeli 310,00 TL, posta bedeli 27,38 TL olmak üzere toplam 3.917,48 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı asil ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. Katip ... ¸ Hakim ... ¸ **Bu Evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunun Kapsamında DYS üzerinden E-İmza ile İmzalanmıştır. **

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.