13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/722 Esas - 2024/775
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. .....
Av. .....
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava dışı ...'e ait ... plakalı aracın 22/05/2021 tarihinde ... poliçe numaralı genişletilmiş Kasko Katılım Poliçesi ile sigortalandığını, 11/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın hasarlandığını, bu nedenle müvekkili şirketçe 18/10/2021 tarihinde dava dışı sigortalı ...'e 98.300,00-TL ödeme yapıldığını, dava dışı sigortalının beyanları, alınabilecek tanık beyanları ve celbedilecek tüm deliller ile sabit olduğu üzere söz konusu kazanın ... plakalı araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkolsüz olduğu da gözetilerek ve tanık anlatımları desteklenebileceği üzere davalı sürücünün kusuru olmaksızın kazayı gerçekleştirmesi ve akabinde tazminat talebinin kasko poliçesinden kusurdan bağımsız şekilde karşılanabileceği hâlde davalı araç sürücüsünün kusuru hakkındaki beyanı öne sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketçe ödenen tazminat bedelinin davalı sürücü ... yönünden kusuru nedeniyle, davalı sürücü tarafından sevk ve idare edilen aracın maliki ve işleteni ... ...'ın 2918 s. yasa m. 85/5 ve TBK gereği araç sürücüsünün kusursuz sorumluluğu nedeniyle bedelin tamamından, davalı ... A.Ş.'nin ise, söz konusu aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile aracın sigortacısı olması dolayısıyla poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluğu bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı 98.300,00-TL (davalı ... A.Ş. yönünden poliçe teminat limiti olan 43.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) bedelin ödeme tarihi olan 18/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, sigortalının kusurlu olmadığını, hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını, bu nedenle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davacının kusura dayalı iddialarının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin aracında bir hasar bulunmadığını, dava dışı sürücünün beyanlarının gerçek dışı olduğunu, dosyada bulunan CD izleme tutanağında da kolluk görevlilerince müvekkili aracın kaza ile ilgisinin tespit edilemediğini, görgü tanıklarının beyanlarında da kazanın müvekkili ile ilgisinin kesin olarak ortaya konulamadığını, dosyada dava dışı sürücünün soyut beyanından başka delil olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davaya konu trafik kazasında davadışı ... plakalı araç sürücüsü ...'in tek ve ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle davacının müvekkiline rücu imkanının olmadığını, buna rağmen davacı tarafından sorgusuz sualsiz yapmış olduğu ödemeyi rücu etmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapan davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin zarar sorumlusu olduğu iddia edilen aracın maliki, sürücü ve ZMSS sigortacısı olan davalılardan TTK md.1472 kapsamında dava dışı sigortalısına halefiyete dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir.
Bir kısım davalı vekili tarafından sunulan zamanaşımı defi bakımından; dava, halefiyete dayalı ikame edilmiş olup halefiyete dayalı açılan davalarda zamanaşımı alt ilişkideki zamanaşımı neyse o uygulanmaktadır (Emsal: ......'nin 10/10/2019 tarih ve ..... sayılı ilamı). Dava dışı sigortalı ile davalılar arasındaki ilişki itibariyle KTK'nın md. 109'da öngörülen 2 yıllık zamanaşımı geçerli olup dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı definin reddi gerekmiştir.
Aynı şekilde davalı ... vekilince mahkememizin görevine itiraz edilmiş ise de sigortalısına halef olarak diğer davalılar yanında dava sigorta şirketine karşı ZMSS poliçesine dayalı olarak talepte bulunulmuş olmakla TTK md. 4. gereği mahkememizin davaya bakmakta görevli olduğuna tereddüt olmadığından görev itirazının da kabulüne olanak bulunmamıştır.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, trafik tescil ve tramer kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, ödeme kayıtları, ..... sayılı soruşturma dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Öncelikle davaya konu trafik kazasında kusur durumunun tespiti için dosyanın ...'nden oluşturulan üç kişilik kusur bilirkişi heyetine tevdii gerekmiş, bilirkişi heyetince 04/03/2024 tarih, tarafların itirazlarının karşılanması amacıyla alınan 22/05/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile özetle; "...davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile ..... Caddesi, sağ şeridi takiben seyir halinde iken dikkatli ve tedbirli davranmamakla, sola dönüş yapmak istediği olay yeri kavşağa sol şeridi takiben yaklaşmamakla, sağ şeridi takiben geldiği olay yeri kavşak alanı içinde sol şeride geçmek için sola manevra yapmadan önce, sola işaret vermesi, arkasından sol şeridi takiben gelen araçların emniyetle geçişini beklemesi, güvenli ortamın oluşmasından sonra kontrollü bir şekilde sola dönüş manevrası yapması gerekirken, aksine arkasından sol şeridi takiben gelen davacı aracına rağmen kontrolsüzce sola dönüş manevrası yapmakla, sol şeridi takiben seyreden araçların geçişini beklememekle, böylelikle geriden sol şeridi takiben gelen davacı sürücünün seyir güvenliğini tehlikeye düşürerek davacı sürücünün ani şekilde sola direksiyon manevrası yapmasına ve akabinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesine sebebiyet vermekle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46. Maddesi (a) ve (c) bendi, 53. Maddesi (b) bendi ve 67. Maddesi (a) bendi hükümlerine aykırı dikkatsiz ve tedbirsizce, davranarak asli kusurlu hallerden “doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak” ve “manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak” gerekçesi ile meydana gelen olayda birinci derecede kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, dava dışı sürücü ...'in, yönetimindeki ... plakalı araç ile ..... Caddesi, sol şeridi takiben seyir halinde iken dikkatli ve tedbirli davranmamakla, olay yeri kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamakla, aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamakla, ön ilerisine azami dikkatini vermemekle, böylelikle kavşak alanı içinde sağ önünde seyir halinde olan ... plakalı aracın sola dönüş işareti verip yolun sağından soluna yöneldiğini fark edememekle, böylelikle dikkatsiz ve tedbirsizce seyir şeridine giren ... plakalı araca çarpmamak için mevcut seyir hızı ile ani şekilde sola direksiyon manevrası yapmasının akabinde direksiyon hakimiyetini kaybederek kavşak çıkışındaki refüj başı bordür taşlarına çarpmakla, etkili fren tedbirine başvurmamakla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52. Maddesi (a) ve (b) bendi hükümlerine aykırı dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle olayda ikinci derecede kusurlu olduğu, ... buna göre; davalı sürücü ...’ın, meydana gelen olayda % 80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, ... dava dışı sürücü ...’in, olayda % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu bulunduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, ceza soruşturması, kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ile mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalıya sigortalı davalı araç sürücüsünün %80, davacıya sigortalı dava dışı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Takiben dosyanın varsa davacının davalılardan talep edebileceği hasar bedelinin hesaplanması amacıyla bir sigortacılık uzmanı bir makine mühendisi bilirkişilerden oluşan heyete tevdii gerekmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 12/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...270.000,00-TL piyasa rayiç bedeli - 171.700,00-TL sovtaj bedeli = 98.300,00-TL tazminat bedeli - 19.660,00-TL %20 kusur tenzili = 78.640,00-TL rücuen talep edilebilecek bedel olduğu, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu ... yönetimindeki ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar ... A.Ş. tarafından tanzim edilmiş bulunan ZMMS poliçesinin kaza tarihi itibariyle araç başına maddi teminat limitinin 43.000,00-TL olması sebebiyle 43.000,00-TL bedelden ... A.Ş.'nin sorumlu olacağı, davacı ... A.Ş. tarafından davalılardan ... ile ... ...'dan rücuen talep edebileceği tazminat bedelinin 78.640,00 TL - 43.000,00 TL = 35.640,00-TL olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı aracın, davacı sigorta şirketine 22/05/2021-2022 tarihlerinde geçerli olmak üzere kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, 11/09/2021 tarihinde davalı sigorta şirketine aynı tarihlerde ZMSS poliçesi ile sigortalı olup davalı ...'in sürücüsü, davalı ...'nin ise maliki olduğu ... plakalı araç ile karıştığı çift taraflı trafik kazası üzerine hasara uğradığı ve neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından 18/10/2021 tarihinde sigortalısına 98.300,00-TL hasar ödemesi yaptığı anlaşılmış olup hükme esas alınması uygun bulunan bilirkişi raporları ile de ortaya konulduğu üzere davaya konu ödemeye ilişkin trafik kazasının davalıya sigortalı davalı araç sürücüsünün %80, davacıya sigortalı dava dışı araç sürücüsünün %20 oranında kusuru ile meydana geldiği, her ne kadar 12/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan 78.640,00-TL hasar bedelinden 43.000,00-TL ZMSS poliçe teminat limiti düşüldüğünde davalı sigorta dışındaki davalıların 35.640,00-TL tazminat tutarından sorumlu oldukları belirtilmiş ise de davalıların 78.640,00-TL'nin tamamından davalı ... A.Ş.’nin 43.000,00-TL poliçe teminat limiti ile sorumlu olması kaydıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları (KTK md. 85 vd.) sonuç ve kanaatine varılmıştır. Temerrüt tarihi bakımından ise; halefiyete dayalı rücu davası, esas itibari ile sigorta ettirenin kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatı ile sigortacı tarafından açılması olup sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Dolayısıyla, öncelikle gerçekleşen riziko karşılığının sigortalıya ödenmesi gerekir. Ödeme tarihi, aynı zamanda zarar veren 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle davalıların faizden sorumluluğunun başlangıcının, halefiyetin başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekmiş, son tahlilde hükmolunan maddi tazmitın, 18/06/2021 ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
1.DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 78.640,00-TL’nin davalı ... A.Ş.’nin 43.000,00-TL poliçe teminat limiti ile sorumlu olması kaydıyla 18/06/2021 ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2.Fazlaya dair istemin reddine,
3.Alınması gereken 5.371,89-TL harçtan peşin alınan 1.678,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.693,17-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davalı ... ve ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 19.660,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
6.Davalı ... A.Ş. yönünden 43.000,00-TL poliçe teminat limitiyle sınırlı olarak talepte bulunulmuş olmakla bu davalı yönünden reddolunan kısım bulunmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
8.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 1.678,72-TL peşin harç, 269,85-TL başvuru harcı, olmak üzere toplam 1.948,57-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
9.Davacı tarafından yapılan 307,00-TL tebligat gideri, 185,25-TL müzekkere gideri, 13.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.992,25-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 11.193,8-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10.Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11.Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/11/2024 Katip .....
(e-imzalıdır)
Hakim .....
(e-imzalıdır)