5. Hukuk Dairesi
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/329 - 2025/1281
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BBAŞKAN :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
:....
Taraflar arasındaki "Eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ile ilave iş bedeli alacağı" davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen fatura ve diğer evraklara konu borcun ödenmesi gerekirken bugüne kadar taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığı, bunun üzerine davalı hakkında Gebze İcra Müdürlüğü’nün 2022/23439 E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 547.212,98 TL asıl alacak ve 45.744,23TL işlemiş faiz toplam 592.957,21 TL'nin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığı, davalı 30.09.2022 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı icra takip dosyasına sunulan faturadan dolayı borçlu bulunduğunu beyanla; borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptali ile, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ve yetkilisinin davacı firma ve yetkilisi ... tarafından dolandırıldığı, suça konu fiiller nedeniyle davacı şirket ve yetkilisi adına suç duyurusunda bulunulduğu, müvekkili şirketin 10 yılı aşkın bir süredir tacirlik yapan huzurda ikame edilen dava haricinde hakkında icra takibi dahi yapılmamış köklü bir firma olduğu, davacı şirketin huzurda ikame edilen davayı tamamen sebepsiz zenginleşme gayesiyle açtığı, davacı firma yetkilisi ...'ya tapuda devri gerçekleştirilmiş olan... adresinde mukim konutun devri itibariyle cari hesap hareketlerinin kapatılması gerekmekteyken davacı firma sebepsiz biçimde zenginleşmeye çalıştığı, denkleştirici adalet ilkesi gereği, haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ettiğinden davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/23439 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 547.212,98 TL üzerinden devamına, takip konusu edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 109.442,60 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, davalının kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın sebepsiz zenginleşme gayesiyle açıldığı, davacının tahsilini daha önceden sağladığı borca istinaden huzurda davayı ikame ettiği, halihazırda davacı firma yetkilisi ...'ya tapuda devri gerçekleştirilmiş olan İstanbul İli ... İlçesi ... ... ... Parsel adresinde mukim konutun devri itibariyle ticari defterlerdeki alacak-borç ilişkisinin kapatılması gerekmekteyken davacı firmanın sebepsiz biçimde zenginleşmeye çalıştığını beyanla; yerel mahkeme kararının kaldırılarak itirazları doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık," Eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ile ilave iş bedeli alacağı" istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK,
3.Değerlendirme Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ile ilave iş bedeli alacağı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamaz ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde, bu sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı yüklenici, davalı iş sahibi olup taraflar arasında bakır borulama ilişkin eser sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafça birden fazla fatura/cari hesaptan kaynaklı bakiye 547.212,98 TL asıl alacak ve ferisi yönünden eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, tacir olan tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde takibe konu faturanın her iki tarafında defterlerinde kayıtlı olduğu,
TTK'nın 21/2 maddesi uyarınca faturaya davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edilmediğinden ve taraflar arasında akdi ilişkinin de çekişmesiz olduğundan fatura içeriği ve bedelin davalı aleyhine kesinleştiği yönündeki Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, bununla birlikte, davalının ödemeye dair savunmasında belirttiği taşınmaz devri gerçekleştiği ve çeklerin ödendiği savunması değerlendirilmemiştir. Davalıca taşınmaz devri ve çek ile ödeme yapıldığı iddia edilmesine rağmen mahkemece bu yönde kayıtlar dosyaya getirtilmediği ve çek ödemesi kayıtlarının davacı defter kayıtlarında bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi davalının ödeme iddiası hakkında da olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamış ve kalan alacak belirlenmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş; davacının ödeme iddiasına konu adı geçen bankalarla yazışma yapılarak ödeme kayıtlarının ve çekle ödeme iddiası kapsamında ilgili çeklerin okunaklı ön ve arka yüzünü gösterir onaylı suretlerinin dosyaya getirtilmeli, çek ödemelerinin icra takibine konu edilmesi durumda icra dosyasının onaylı örneği dosyaya kazandırılmalı, tarafların ticari defterleri karşılaştırmalı olarak incelenerek davalı iş sahibinin çek ödemeleri ve diğer savunmaya konu taşınmaz devri ile yapıldığı iddia olunan ödemeye ilişkin tapu kayıtları, resmi senet getirtilip, gerekirse devir yapan kişinin tanıklığına başvurularak, davalının yemin deliline de başvurduğu gözetilerek ve ödeme miktarı toplamı hususunda dosyaya rapor sunan bilirkişi dışında mali müşavir bilirkişiden açıklayıcı ve gerekçeli rapor alınarak davalının sözleşme kapsamında toplam ödemesi belirlenmesi, sonucuna göre davacının toplam hakedişindenkesinleşen fatura miktarından davalı iş sahibinin ispatlanan ödemeleri düşülerek bir karar verilmelidir.
V. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle, eksikliklerin tamamlanması amacıyla, sair istinaf sebepleri incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1.GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/10/2024 tarih, 2023/64 E - 2024/793 K sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.Davalı tarafça yatırılan istinaf nispi karar harcının ( 8.730,00 TL) ve istinaf maktu karar harcının (615,40 TL) istek halinde iadesine,
4.Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5.İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6, maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. * Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)