10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/14830 E. , 2025/2013 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kendisine ait tarlada tütün yetiştiriciliği yaptığını, ürün satışları nedeniyle tevkifatlarının bulunduğunu belirterek davacının 10.04.1997-08.04.2002 tarihleri arasında Kurum tarafından kabul edilen süreler hariç 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava konusu talep edilen tüm süreyi kapsar şekilde tarımsal faaliyetinin varlığının ispat edildiğini, Mahkemece tevkifat yapılan dönem için dahi sigortalılık süresinin verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki parağrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10. maddeleridir 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9.maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanun'un 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin.... Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
İnceleme konusu davada, 27.12.1969 doğumlu davacının kendisine ait tarlada yaptığı tütün yetiştiriciliği ve teslim ettiği tütün ve adına kesilen Bağ-Kur prim tevkifatına göre 10.04.1997-08.04.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitini talep ettiği, dosya içine alınan belgelere göre; davacı adına Bağ-Kur Denizli İl Müdürlüğü tarafından 25.03.1997 tarihi itibariyle süresiz olarak tevkifat muafiyet belgesi verildiği, 1998 yılında teslim ettiği tütün nedeniyle 12.05.1999 tarihinde, 2000 yılında teslim ettiği tütün nedeniyle 20.04.2001 tarihinde Tekel Genel Müdürlüğü tarafından davacı adına Bağ-Kur prim tevkifatı yapıldığı, 1996, 1997, 1998, 1999, 2000, 2001 yıllarında tütün teslimlerinin bulunduğu ve en son 08.04.2002 tarihli ürün alım makbuzu düzenlendiği, davacının 08.11.2023 tarihinde geriye dönük olarak Tarım Bağ-Kur tescil talebinde bulunduğu, talebinin reddi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı adına 12.05.1999 ve 20.04.2001 tarihlerinde Bağ-Kur prim kesintisinin ve tarımsal faaliyetinin varlığı karşısında, davacının talebi de gözetilerek Mahkemece, davacının 01.06.1999- 08.04.2002 dönemi yönünden 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine dair davanın kısmen kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın farklı bozma gerekçesine karşı sonuç itibariyle oybirliğiyle,
13.02.2025 gününde karar verildi. I. TEMEL UYUŞMAZLIK
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık 1997-2002 yılları tarımsal faaliyeti nedeni ile ürün teslimi yapan, ancak muafiyeti nedeni ile 1997 ve 1998 yılları için prim kesintisi yapılmayan, daha sonraki yıllar için ise kesinti yapılması nedeni ile Tarım Bağ-Kurlu sayılması gerektiği kabul edilen davacının muaf olduğu yıllar için zorunlu tarım bağ-kur sigortalısı sayılıp sayılmayacağı" noktasında toplanmaktadır.
2.Yerel mahkemenin muafiyet ve tevkifat yapılan belgenin içeriğinin doğrulanmaması nedeni ile davanın reddine dair kararının temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile davacının tarımsal faaliyetinin ve gelen kayıtlara göre 1997 yılında muafiyet belgesi bulunduğu, ancak 1997 ve 1998 yıllarında teslim ettiği ürünlerden muafiyet nedeni ile tevkifat yapılmadığı, ancak 1999-2002 arası ürün tesliminden dolayı tevkifat yapıldığı gerekçesi ile 1999-2002 yılları arası tarım sigortalısı sayılması gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
II. YASAL VE HUKUKİ DAYANAKLARI:
3.17.10.1983 günlü, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’nun iptali istenilen birinci fıkrasının (b) bendini de içeren 2. maddesi şöyledir: “Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın tarımsal faaliyette bulunan kimselerden,
a)22 yaşını doldurmuş erkekler,
b)22 yaşını doldurmuş aile reisi kadınlar, Bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.
4.Bu hükümdeki kadın sigortalılar için aile resi olmama koşulu, Anayasa Mahkemesince eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip bulunduğu gerekçesi ile 17.04.2007 tarih ve 2003/81 Esas, 2007/50 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Böylece tarımsal faaliyet yapma yeterli kabul edilmiş, ayrıca 4956 sayılı kanunla 2926 sayılı kanunun 2. maddesi iptal kararı doğrultusunda karar verilmeden önce değiştirilmiş, 5. madde ile de 2. Madde kapsamına girenlerin 18 yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacakları belirtilmiştir.
5.Maddenin 2. fıkrasında da açıkça sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı hükme bağlanmıştır. Anılan kanunun 7. Maddesinde kayıt yaptırma zorunluluğu bulunmaktadır. O halde 2926 sayılı kanuna göre 24.07.2003 tarihine kadar 22 yaşını dolduranlar, bu tarihten sonra ise 18 yaşını dolduran ve tarımsal faaliyette bulunan kişiler zorunlu sigortalıdır.
5.Tarım Bağ-Kur sigortalılığında muafiyet ise tarımsal faaliyet sonucu elde edilen ürün satışından sonra masraflar düşüldükten sonra kalan tutara göre hesaplanan aylık ortalama gelirinin, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olmasını ifade eder. Muafiyet 2926 sayılı kanun döneminde zorunlu sigortalılığı etkileyen bir unsur değildir. Zira 2926 sayılı Kanunun 6. Maddesinde muafiyetin sigortalılığı sona erdireceğine dair bir düzenleme olmadığı gibi sigortalı yapılmasına da engel bir kural da yoktur. Muafiyet üzerine sigortalı sayılmayacakları ilk defa 2011 yılında 5510 sayılı Kanunu'nun 6/1.ı madesi ile getirilmiştir.
III. SOMUT UYUŞMAZLIK
8.Dosya içeriğine ve kurum kayıtlarına göre davacının tarımsal faaliyet sonucu ürün tesliminden dolayı 1997/05 ve 1998/07 dönemlerinde ürün teslimi yaptığı, fakat tevkifat muafiyet belgesi nedeniyle prim kesilmediği, davacının 1997 tarihli tevkifat muafiyet belgesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının tevfikat kesintisinin yapıldığı 1998 tarihinden sonra tarım sigortalılığının kabul edilmesi isabetlidir.
9.Davacının tarımsal faaliyeti ve ürün teslimi uyuşmazlık konusu değildir. 2926 sayılı Kanun hükümleri uyarınca zorunlu tarım bağ-kur sigortalısı kabul edilmesi gerekir. Sonuç itibari ile bozma gerekçesine katılmakla birlikte, kararın muafiyet kabul edilen 97-98 yılları için tarım sigortalısı kabul edilmesi yönünden de bozulması gerekir.