Esas No
E. 2022/3980
Karar No
K. 2025/5173
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2022/3980 E.  ,  2025/5173 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/7 E., 2022/63 K.
KARAR: Davanın kabulü

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R Davacı ..., dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... ilçesi, .... beldesi, ... Mahallesinde bulunan iki parça tespit dışı taşınmazı imar ve ihya ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu belirterek adına tescili istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine, 24.07.2014 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3451,81 m², (B) harfi ile gösterilen 250,77 m², (C) harfi ile gösterilen 16417,26 m² yerin davalı Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarihli ve 2018/2364 Esas - 2018/6080 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarihli ve 2018/2364 Esas - 2018/6080 Karar sayılı bozma kararında özetle; " Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına da husumetin yöneltilmesi ve taraf eksikliğinin giderilmesi için davacı tarafa süre verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan ve gerekli ilanlar yapılmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığı, bunun yanı sıra dava edilen taşınmazların bulunduğu yerde imar planı çalışmaları yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ilk kez hangi tarihte yapılıp onaylandığı, imar revize çalışmaları yapılmışsa hangi tarihte yapıldığının araştırılmadığı, çekişmeli taşınmazlara komşu, tescil davası sonucunda kişiler adına tesciline karar verilen veya halen davası devam eden taşınmazlar bulunup bulunmadığı araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyalarının da getirtilerek değerlendirilmediği, davacı gerçek kişi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava açmış olduğuna göre, davaya konu taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve zilyetlik koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin de usûlünce araştırılmadığı, bu cümleden olarak; davaya konu taşınmazların bulunduğu yöreye ait en eski tarihli memleket haritaları ve dayanağı hava fotoğrafları ile dava tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogrametri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp davaya konu taşınmazların niteliği ile konumunun ve o tarihlerde tasarruf edilen yerlerden olup olmadığının saptanmadığı, taşınmaz bölümlerinin eğiminin net olarak belirlenmemiş, ziraat bilirkişisi raporunda 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca da imar ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, taşınmaz üzerinde deliceden aşılanma zeytin ağaçlarının kök ve aşılama yaşı ve kapalılık oranının belirtilmediği açıklanarak, taraf teşkili sağlanıp, gerekli ilanlar yapıldıktan sonra davaya konu taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve zilyetlik koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin usûlünce araştırılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda; davacılar yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı ile taşınmazın kazanılmasının tüm koşulların gerçekleştiğinin denetime elverişli, oluşa uygun bilirkişi raporlarıyla anlaşıldığı gerekçesi ile, davanın asıl ve birleşen dava yönünden kabulü ile; 02.03.2021 havale tarihli bilirkişi raporunun 5. sayfasındaki krokide (A) harfi ile gösterilen 3895,09 metrekarelik alanın, (B) harfi ile gösterilen 616,17 metrekarelik alanın, (C) harfi ile gösterilen 18148,21 metrekarelik alanın tarla vasfı ile Antalya 9. Noterliğinin 19.02.2019 tarih 04316 yevmiye no.lu mirasçılık belgesindeki ... mirasçıları adlarına miras hisselerine göre tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi uyarınca açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılıp 20.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması, 1954 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu vardır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.