Esas No
E. 2025/2116
Karar No
K. 2025/5134
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

9. Hukuk Dairesi         2025/2116 E.  ,  2025/5134 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1279 E., 2024/2756 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 6. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/363 E., 2023/156 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalılar vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.06.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalılar adına vekilleri Avukat ...............geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait............. Altın Madeni işyerinde 27.03.2017-26.07.2021 tarihleri arasında proses şefi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, çalışma saatlerinin 06.00-18.00 arası olduğunu, davacının ücretinin net 5.000,00 USD olduğunu, davacının haftanın 7 günü günde 4 saat fazla çalıştığını, davacının hiç hafta tatili kullanmadığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ancak karşılığının ödenmediğini, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, şirketlerden ............. Madencilik AŞ bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, diğer davalı Şirketin ise davacı ile herhangi bir iş ilişkisinin bulunmadığını, davacının ................ Mining Company Şirketinin çalışanı olduğunu, davacının çalıştığı madenin bu Şirket tarafından işletildiğini, davacının 27.03.2017-30.07.2021 arasında New Liberty bölgesindeki şantiyede tesis şefi olarak işe başladığını, 30.07.2021 tarihinde işe dönmediğini, işe çıkmama tutanakları tutularak iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının 01.04.2021 tarihinde yeni sözleşme ve muvafakatname imzalayarak 3.150,00 USD ücret karşılığı çalışmaya muvafakat ettiğini, 01.04.2021 tarihi itibarıyla davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiğini, davacıya 2 aylık çalışma için 16 gün izin kullandırıldığını, 01.04.2021 tarihinden sonra ise 2.5 ay çalışma için 16 gün serbest zaman kullandırıldığını, davacıya kullandırılan serbest zamanın fazla çalışmadan mahsubunun gerektiğini, davacının yurt içinde geçirdiği dönemde yıllık izinlerini eksiksiz kullandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında organik bağın varlığının kabulü ile hüküm altına alınan alacak kalemlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, tanık beyanlarına göre davacının 2020 Kasım ayına kadar haftalık 21 saat fazla çalıştığı, davacının yurt dışında bulunduğu hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tamamında çalıştığı, 2020 Kasım ayından sonra davacının haftalık 7 saat fazla çalıştığı, davacının yurt dışında bulunduğu hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tamamında çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda denkleştirmenin uygulanarak hesaplama yapıldığı, davalı tarafından ödenen meblağların tenzil edildiği, davacının 26.07.2021 tarihli ihtarname ile işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini belirttiği, yapılan yargılama sonucunda davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının varlığının tespit edildiği, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;

1.Davacının Türkiye'de bulunduğu dönemde ödenen ücretin işçilik alacaklarından mahsup edilmesi gerektiğini,

2.Davacının emsal dosyalardaki tanık beyanları dikkate alındığında fazla çalışma yapmadığını, yaptığında karşılığının ödendiğini,

3.İndirim oranının %50 olarak uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, iş sözleşmesinin feshi ve fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı noktasındadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.