Esas No
E. 2022/1806
Karar No
K. 2025/1303
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1806

KARAR NO: 2025/1303

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/09/2022 (Ara Karar)

NUMARASI : 2021/705 Esas

DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)

KARAR TARİHİ: 19/11/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Genel Kurul gündeminin 2. maddesinde yer aldığı halde Denetim Kurulu raporunun denetçilere okutturulmadığını, Denetim Kurulu üyesi ...’ın söz alarak kendisine makbuzların suretleri verilmediği için denetleme yapamadığını söyleyerek divana (bir) sayfadan ibaret denetim raporu sunduğunu, ancak Divan Başkanlığı tarafından Denetim Kurulu raporu okutturulmadığı halde gündemin 4. maddesinde müzakereye açıldığını ve Yönetim Kurulunun 2017-2018-2019 ve 2020 yılları faaliyetlerinden dolayı ibrasına karar verildiğini, Denetim Kurulu raporu okunmadan yönetim kurulunun ibrasına karar verilmeyeceğini, esasen Denetim Kurulu raporunun sunulduğu ancak genel kurulda okutturulmadığını, raporda, yönetim kurulunun icra takibi tehdidi ile haksız şekilde ortaklardan para topladığının, bu paraların nereye harcandığının belli olmadığının, belge ve makbuzların denetim kuruluna verilmediğinin, yönetim kurulunun ibra edilmemesi gerektiğinin açık bir şekilde belirtildiğini, usulsüz şekilde seçilmiş olan yönetim kurulunun yerine, kooperatifi olağanüstü genel kurula götürmek üzere mahkemece kayyum atanmasını, yönetim kurulunca yapılacak ferdileştirme, tapu tahsisi ve kentsel dönüşüme ilişkin işlemlerin dava sonuna kadar durdurulmasını, davalı kooperatifin 2017-2018-2019 ve 2020 yılı hesap dönemlerine ilişkin 31.07.2021 tarihinde yapılan Genel Kurul toplantısında alınan tüm kararların ve 24 yıldır sonuçlandırılmayan tasfiye kararının iptalini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesi ile ; Davacılar 31.07.2021 tarihli genel kurul tutanağında sadece 7. ve 10. maddeye şerh düştüklerinden gündemin diğer maddelerinin iptalini istemeyecekleri, davacıların tüm iddia ve talepleri gerçek dışı olup, iptalini istedikleri genel kurulun tüm maddeleri Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmeye uygun olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacıların işbu davayı açma nedeninin davalı kooperatif yönetimi başkanı ...'a karşı husumetleri olduğunu, davalı kooperatif başkanı ...’ın 2005 yılından beri kooperatifi ortağı olup 2012 yılından beri de yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacılardan ..., ..., ...'la eskiden birlikte yönetim kurulunda bulunduğunu, yani 07.10.2012 tarihli genel kurulda davacılardan ...’ın yönetimde, ...’ın denetimde 2 yıllığına seçildiğini, yine 08.12.2013 tarihinde davacı ...’ın denetimde, 28.12.2014 genel kurulunda Davacılar ... ve ...’ın yönetimde, ...’ın denetimde iki yıllığına seçildiklerini, en son yapılan 11.06.2017 tarihli genel kurulda davacı ...’ın yönetimde, davacı ...’ın denetimde 3 yıllığına seçildiklerini, husumetin davalı kooperatif başkanı ...'ın yeni yönetim ve denetim listesine davacıları almayacağını söylemesiyle başladığını, zira davacılar daha önce yönetim ve denetim kurullarında bulundukları için bugüne kadar diğer genel kurullar aleyhine iptal davası açmadıklarını, ayrıca davacılardan ...’in davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı ...'a husumetini, dolayısıyla yönetime husumetini anlayabilmek için taraflar arasındaki Yargıtay'da olan ceza dosyasının Sayın Mahkemenizce celbine karar verilmesini talep ettiklerini, davacılar davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı ...'a karşı değişik nedenlerle besledikleri husumet nedeniyle, ... ve yönetimi itibarsızlaştırmak çabasıyla işbu davayı haksız ve mesnetsiz açtıkları ve savcılığa şikayetlerde bulunduklarını, davacıların denetim raporuyla ilgili tüm iddialarının gerçek dışı ve Kooperatifler Kanununa aykırı olduğunu, davacıların Denetim Kurulu raporunun denetçilere genel kurulda okutulmadığı iddiasında olduğunu, Genel Kurula katılan denetçi ...’ın, genel kurula, davacıların da dilekçelerinde belirttiği gibi makbuzların suretleri kendisine verilmediği için rapor hazırlamadığını, denetim yapmadığını söylediği ve bir sayfalık dilekçe vererek genel kurula hitaben konuşma yaptığını, davacıların ise bu bir sayfalık dilekçenin denetim kurulu raporu olduğu ve genel kurulun seçtiği divan heyeti tarafından okutulmadığı iddiasında olduğu,nu oysa davacının rapor dediği bir sayfalık yazının denetim raporu niteliği taşımadığını, denetçi ...’ın bir sayfalık dilekçesinin denetim raporu olarak bakanlıkça kabul edilmediğini, Genel Kurul sırasındaki Bakanlık temsilcisinin bu yazının rapor niteliğinde olmadığı hakkında da bilgi verdiğini, davacılardan ...'ın Uyapta Av. ... verdiği vekalet görülmediğinden, vekalet sunmadan işbu davanın açma hakları bulunmadığından ... açısından dava açma şartını gerçekleşmediğinden usulden, diğer davacıların dava dilekçesinde iptalini istedikleri maddelerle ilgili tutanağa şerh düşmediklerinden (sadece 7.ve 10. maddeye şerh düştüklerinden) 7. ve 10. Madde dışındaki diğer maddeler için iptalini isteme hakları olmadığından, dava ön şartı gerçekleşmediğinden usul ve esastan, diğer davacıların) dava dilekçesinde iptalini istedikleri 7. ve 10. maddedeki kararların iptali talepleri kooperatifler kanunu, anasözleşme ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğundan esastan davanın reddini, davacılar yönetim ibrası ve seçimi maddelerine şerh düşmediklerinden ve yukarıda açıkladığımız nedenlerle Kayyum taleplerinin reddini, aksi durumda en az yaklaşık 17.200.000,00 TL yatırılması yani teminat karşılığında bu kararı vermesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, 29/09/2022 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile; "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile davalı Tasfiye Halinde ...'ne denetim kayyumu olarak yapı denetim ve kentsel dönüşüm alanında uzman inşaat mühendisi ... ve kooperatif hukukunda uzman Av. ...'ın atanmasına, şirketin tüm tasarruf işlemlerinin kayyumun denetim ve onayıyla yapılmasına, denetim kayyımına kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılarak raporunu sunması için 1 aylık süre verilmesine" karar verilmiştir.Davalı kooperatif vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davacılar tarafından, davalı kooperatifin genel kurul kararının butlanı ve iptali istemli açılan davada, davalı kooperatife kayyum atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talep edilmiş olup mahkemece 29/09/2022 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile davalı Tasfiye Halinde ...'ne denetim kayyumu atanmasına karar verilmiş ise de gerekçeli bir ara karar oluşturulmamıştır.Anayasa'nın 141/3. maddesinde "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde ise bir mahkeme kararında bulunması gereken hususlar düzenlenerek, tarafların iddia ve savunmalarının özetleri, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların kararda yer alması gerektiğine, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilecek hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtilerek varsa kanun yollarının da gösterilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Mahkeme kararlarının gerekçeli olması anayasal bir zorunluluk olup, gerekçeli karar maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar. Tarafların o dava yada talep yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve kararın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir kararın bulunması zorunludur. Anayasa'nın 141/3 maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/21-1971 E. 2013/1676 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2013/7082 E. 2013/6234 K. sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/4353 E. 2013/6732 K. sayılı emsal ilamları).Somut dosyada ise; mahkemece verilen ara kararın HMK'nun 297. maddesi ve Anayasa'nın 141/3 maddesi niteliğinde yasal gerekçe içermediği açıktır. Mahkemece mevcut deliller değerlendirilerek, denetime elverişli gerekçeli karar oluşturulması neticesinde istinaf talebinin Dairemizce incelenmesi mümkün olduğundan, ihtiyati tedbir talebinin oluşturulacak ara karar ile gerekçeli olarak değerlendirilmesi ve taraf vekillerine usulüne uygun tebliğinden sonra inceleme yapılmak üzere dosyanın yeniden Dairemize gönderilmesi için mahkemesine geri çevrilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Yukarıda belirtilen eksikliğin giderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE,2-Eksiklik ikmal edildikten sonra dosyanın istinaf incelenmesi için tekrar Dairemize GÖNDERİLMESİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi19/11/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.