Esas No
E. 2024/4457
Karar No
K. 2025/12950
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2024/4457 E.  ,  2025/12950 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/604 - 2023/2022

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/460 Esas, 2019/634 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili idareye ait İzmir ili, Bornova ilçesi, ... mahallesi, 6624 parsel sayılı 155,00 m² miktarlı taşınmazın, davalı İzmir ...AŞ tarafından kullanılamaz hale getirildiğini ve üzerinden yol geçirildiğini, taşınmazın ... sakıncalı alanlar gösteriminde kaldığını, dolayısıyla inşaat izninin verilemediğini, taşınmazın eski hale dönüştürülebilmesinin çok zor olduğunu, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL bedelin davalıdan tahsiline, ödeme sonrasında dava konusu taşınmazın davalı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tapu kayıtları incelendiğinde anılan taşınmazın o zamanki adıyla ... Belediyesi'ne 1971 yılında ifraz işlemi ile intikal ettiğinin anlaşıldığını, esasen olayın o zamanki ... Belediyesinin bu bölgede 775 Sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında oluşturmak islediği gecekondu önleme bölgesi işlemi ile ilintili olduğunu, ... Belediyesinin talep ettiği gecekondu önleme bölgesi için 119.000 m² tahsisine karar verilmişse de her nasıl olmuşsa bu karara aykırı şekilde ve ... numaralı 567.000 m² büyüklüğünde bir parselin tahsis olunduğunu, daha sonra bıı parselin 4760 (413.100 m²) ve 4761 (153.900 m²) parseller olarak ifraz edildiğini, daha sonra 4761 parsel numaralı taşınmazın 1264 ayrı parsel olarak ifraz edildiğini ve bu parsellerin büyük bölümünün bedel karşılığı vatandaşlara satıldığını, dava konusu taşınmazın da yine anılan 4761 sayılı parselin 1264 adet parsele ifrazı esnasında ... Belediyesine ayrılan bir parsel olduğunu, davacı İdare'nin kayıtlarda malik olarak yer aldığı bu taşınmazı bedelsiz şekilde tahsis ile elde ettiğini, bu taşınmaz için bedel ödemeyen davalı idarenin, öte yandan geri kalan parselleri vatandaşlara bedel karşılığı sattığını, usulsüz ve yasaya aykırı şekilde oluşan bu parsellerin çifte tapulama vb. problemler oluşturmasından dolayı 2000 yılına dek vatandaşların ve de davalı idarenin tapuları üzerinde kısıtlayıcı şerhlerin mevcut olduğunu, dava konusu 6624 parselde bulunan taşınmazın davacı iddialarının aksine müvekkili şirket tarafından kazı sahası içerisine dahil edilmediğini veya üzerinden yol geçirilmediğini, dava konusu taşinmaz üzerinde müvekkili şirketin hiçbir müdahalesinin olmadığını, davacının bu yöndeki iddialarının tamamen asılsız olduğunu, davacı İdare'nin esasa ilişkin geçerli bir hakkı mevcut olmadığını, olayda zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının her ne kadar tapu kütüğünde malik olarak görünse de bunu sağlayan işlemin hukuken muteber ve geçerli olmadığından, davacının kazanılmış bir mülkiyet ve buna bağlı olarak tazminat lalep etme hakkt olmadığını, müvekkilinin bu sahalarda maden hakkına dayalı olarak çalıştığını, Anılan maden hakkının 1959 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesine dayalı olduğunu, bu hakkın 1970 yılında Tapu Sicili'ne tescil edilerek aynı bir hak niteliğini kazandığını, bu tescil gerçekleştirildiğinde (dava konusu edilen taşınmaz da dahil olmak üzere) çevredeki bütün taşınmazların kamu mülkiyetin olduğunu, daha sonra, aynı hak ile yükümlü çekişme konusu taşınmazın hakkında hiçbir idari karar olmadan ve tamamen hukuka aykırı şekilde ... Projesine dahil edildiğini ve tahsis yoluyla satış yapılarak davacı adına tapu 1971 yılında tescil edildiğini, maden işletme hakkının, sahibine. "maden cevherinin aranması, çıkarılması, çıkarılan cevherler üzerinde münhasıran mülkiyet kazanılması, yerin altında ve üstünde gereken tesisatın kurulması" yetkilerini veren bir hak olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava konusu parselin davalı ... tarafından malzeme alınarak doğal dokusu bozulan ve şirket tarafından güvenlik teli ile çevrilen hafriyat sahası dışında kaldığı, söz konusu parselin güvenlik telinin yaklaşık 200 metre batısında olduğu ve doğal dokusu bozulmayan alanda kaldığı, davalı tarafından fiilen herhangi bir el atma olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğunun yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazın doğal dokusu bozulmayan alanda kaldığının nasıl belirlendiğinin raporda açıklanmadığını, muhtemelen çit dışında kalmış olması sebebi ile bu tespite yer verilmiş ise de mevcut parselde yapılaşma hakkı olmadığı ve ... sakıncalı alanda kaldığı düşünüldüğünde eksik inceleme ile varılan bir tespit olduğunu, ... tarafından ... yapısı bozulan alanın bir bütün olarak kabul edilmesi ve dava konusu parselin ... Kazı Çiti içindeki parselden ayrı tutulmaması gerektiğini, çevresel dengeyi bozan ve tüm doğal yapıyı yok eden davalı yanın fiili eylemi sebebi ile kusursuz sorumluluğu bulunduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının tapuda adına kayıtlı taşınmazına davalının haksız olarak el attığı iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamına alınmadığı, taşınmazın bulunduğu alanın mülga ... ve ... İşleri Genel Müdürlüğünce 12.06.2006 tarihinde onaylanan "Bornova (İzmir) 3 Ayrı Yerleşimin İmar Planına ..."na göre yerleşime uygun olmayan alan sınırlarında kaldığı için hukuki el atma kapsamında değerlendirilemeyeceğinin, taşınmazın konut veya ticari kullanıma alınmasının ... yapısı nedeniyle mümkün olmadığının, kısıtlılık halinin imar planındaki özgülenme durumundan kaynaklanmadığının anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 775 sayılı Gecekondu Kanunu 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.