7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkil mülkiyetinde bulunan İzmir İli, ... İlçesi, ... Mahallesi,... Parselde bulunan binalarının güçlendirme ruhsatlarına uygun olarak inşaası işini dava dışı... Ltd Şti'ye taşere ettiğini, ... A.Ş. ile kaba işler, ... Ltd. ile ince işler sözleşmeleri yapıldığını ancak bu şirketlerin aynı kişiye ait şirketler olduğunu, kaba ve ince işler esasında bir bütün olarak aynı taşerona verildiğini,... tarafından işin süresi içerisinde tamamlanmayarak yarım bırakıldığını, taşerona işi tamamlaması karşılığında peşin olarak verilmiş olan bağımsız bölümlerden olan ... numaralı bağımsız bölümün davalı tarafından alındığını, davalının taşınmazı satın aldığını, dava dışı taşeron ...'nın işi yarım bırakması nedeniyle müvekkilin işi tamamlamak zorunda kaldığını, gerek bağımsız bölüm içleri gerekse site ortak alanlarında natamam veya hiç yapılmamış işlerin müvekkilce tamamlandığını,... Kablo Çekimi, Priz İşleri, Alt Yapı Elektrik İşlemleri, Peyzaj İşleri (Yollar, Parklar, Sulama), Kışlık Yazlık Havuz işlemlerinin tamamının müvekkil tarafından yapıldığını, işin müvekkil tarafından tamamlanmış olması nedeniyle arsa payı oranında ortak alanlar için yapılmış harcamaların bedelleri ile davalının bağımsız bölümünün tamamlanması için yapılan harcamaların bedellerinin vekaletsiz iş görme hükümlerince davalıdan talep edildiğini, şifahi olarak ödeme talebine olumlu yanıt alamayan müvekkilin Karşıyaka... Noterliği'nin 02.02.2023 tarih ...yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek, tarafınca yapılmış olan harcamaların bedellerini talep ettiğini, ancak işbu dava tarihi itibariyle davalı tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, dava dışı... tarafından işin yarım bırakılmış olması sebebiyle, işi tamamlayan müvekkilinin davalı ile birlikte dava dışı...'dan bağımsız bölüm alan diğer maliklerden de yapmış olduğu harcamaların bedellerini talep ettiğini,... numaralı bağımsız bölüm maliklerinin müvekkil şirkete ulaşarak vekaletsiz iş görme kapsamında müvekkilin yaptığı harcamaların ödemesini yaptıklarını, davalı ile aynı durumda bulunan müteahhit tarafından evi ve evine isabet eden ortak alanı atıl halde bulunan diğer bağımsız bölüm maliklerinin açık bir şekilde müvekkil şirketin vekaletsiz iş görme kapsamında yaptığı tüm işlemleri kabul ettiğini, işbu sebeplerle davanın kabulüne, müvekkil şirket tarafından yapılmış olan harcamaların vekaletsiz iş görme hükümleri ve denkleştirici adalet ilkesi gereği yapılan harcamaların tarihindeki değerinin tespiti ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı tarafından müvekkile ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı ... mülkiyetinde bulunan yerin çok eski zamanlardan bu yana tavuk çiftliği/kümesi olarak kullanılmış olup sonrasında imar barışından faydalanılarak yapı kayıt belgesi alındığını, yapı kayıt belgeleri dayanak gösterilerek Kemalpaşa Tapu Müdürlüğünde kat irtifakı işlemlerinin gerçekleştirildiğini ve bağımsız bölüm tapularının oluşturulduğunu, akabinde ise Kemalpaşa Belediyesine güçlendirme/tadilat ruhsatı başvurusu ile başvurularak davacı ... şirketinin yapı sahibi ve yapı müteahhidi olarak yer aldığı inşaat (yapı) ruhsatları vasıtasıyla tavuk kümeslerini villalara çevirmek suretiyle villa sitesi inşaatının yapımına başlandığını, bu suretle İzmir İli, ...İlçesi, ... Mahallesi,... Parsel üzerinde inşa edilmekte olan "..." projesinin hayata geçirilmeye çalışıldığını, davacı ... şirketi tarafından tapuda kat irtifakı gerçekleştirilirken tapu müdürlüğüne sunulan yönetim planında yine kendilerinin mülkiyetinde bulunan... parsel üzerinden yol(geçit) hakkı verildiğinin bildirildiğini, ilgili belediyeye dilekçe verilerek mülkiyeti kendilerinde bulunan... parselden yol hakkı verildiğini ve projenin/sitenin... Caddesi üzerinden numaratajlandırılmasını talep ettiklerini, bu sebeple anılı villa sitesinin "... Cd. No:...Kemalpaşa/İZMİR" adresini almasının sağlandığını, anılı arsanın maliki olan davacı ...'ın villa sitesi inşa etme işlemine girişirken yapının müteahhitliğini de yaptığını, inşaat işlerini davalı... ve sair şirketlerle taşere etmek suretiyle birlikte gerçekleştirdiğini, davacı ... şirketinin, dava dışı... şirketinin tek yetkilisi ve ortağı olan ...adına vekaletname tanzim ettirerek inşaat işlerini birlikte yürüttüklerini, müvekkilinin anılı site projesinin bulunduğu yere gittiğini, gördüğünü ve müvekkile hem dava dışı ...hem de davacı ... yetkilileri/ortakları tarafından şantiyenin gezdirildiğini, sitede bulunacak olan sosyal tesisler ve diğer özelliklerin izah edildiğini, türlü vaat ve taahhütlerde bulunulduğunu, müvekkil ile çocukları ... ve ...'ın... vekili ve... yetkilisi olan ...ile 3.200.000,00-TL (üçmilyonikiyüzbintürklirası) karşılığı olarak... numaralı bağımsız bölümlerin satışı için anlaştıklarını, 26.02.2021 tarihinde dava dışı... ile yazılı sözleşme imzaladıklarını, müvekkil tarafından sözleşmede yazılan bedelin tamamının ödendiğini, Kemalpaşa Tapu Müdürlüğünün ... adına 06/10/2021 tarih... yevmiye nolu işlemi ile müvekkile devrinin gerçekleştirildiğini ancak inşaatta ilerleme kaydedilmediği gibi halihazırda hem villanın hem de ortak alanların işlerinin tamamlanmadığını, fiili tesliminin de gerçekleştirilmediğini, davacı ... şirketi tarafından villa satın alan kişilerden ekstra para talep edildiğini, müvekkil ...'ın sözleşme kapsamında ödediği bedeller haricinde 300.000,00-TL daha ekstra ödeme yaptığını, işbu sebeplerle davanın... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ihbarına, mahkemenin görevsizliğine ve görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, aksi takdirde mahkemenin yetkisizliğine ve yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, esasen mahkemece re'sen araştırılması gereken sair hususlar nedeniyle usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava dosyasının ilk olarak Kemalpaşa ...ASHM'nin ... E sayılı dosyası üzerinden açıldığı, burada yapılan yargılama sonucu davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiği, İzmir...ASHM'nin ... E sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu davanın bu kez görevsizliğine karar verilerek, İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle mahkememize tevzi edildiği görüldü.
Mahkememizce öncelikle davalı tarafın tacir olup olmadığı hususunda irdeleme yoluna gidilmiş olup, bu kapsamda gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. Ticarî davalar; mutlak ticarî davalar, nispi ticarî davalar ve yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticarî davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin ticarî bir işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticarî sayılan davalardır. Mutlak ticarî davalar,
TTK’nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu m. 99, İcra ve İflas Kanunu m. 154, Finansal Kiralama Kanunu m. 31, Ticarî İşletme Rehni Kanunu m. 22 gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticarî davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticarî dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticarî işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticarî dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticarî dava sayılan davalardır.
Nispi ticarî davalar, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticarî nitelikte sayılan davalardır.
TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları“ticari dava” sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî iş sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. Ticarî iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan bir işin diğeri için de ticarî iş sayılması davanın niteliğini ticarî hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiştir.
Yukarıda belirtilen hususlar kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile dava dışı şirket arasında yapıldığı iddia edilen söz konusu sözleşmeye istinaden yapılması gereken işlerin yarım bırakılması nedeniyle, taşeron şirkete işin tamamlanması karşılığında peşin olarak verilen bağımsız bölümün davalı yanca satın alındığı iddiası ile yarım bırakılan işlerin davacı yanca tamamlanmak zorunda kalınmasına binaen yapılan harcamaların vekaletsiz iş görme hükümlerince davalıdan talep edilip edilemeyeceği, davacının bu kapsamda alacaklı olup olmadığına ilişkin olarak açılan alacak davası olduğu, davalı yönünden yapılan tacir araştırmasında davalı ...'ın ticaret sicile kayıtlı tacir olmadığı, esnaf kaydının bulunduğu, ilgili kaydın hırdavatçılık faaliyet kapsamında olduğu, taraflar arasındaki var olan ilişkinin esasen taşınmazın davalı tarafça satın alınmasına dayalı olduğu, davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu tespit edilmiş olmakla, bu kapsamda ilgili davanın nispi ticarî dava olabilmesi için, her iki tarafın da ticarî işletmesiyle ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması gerektiği, bu bağlamda işbu davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği açıkça belirtildiği, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı, alınan bağımsız bölümün de ticari bir faaliyette yer almadığı, açıklanan tüm bu gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2.İş bu dosyanın İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşıldığından, mahkememizce verilen iş bu karşı görevsizlik kararının İstinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumunda, dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 22. maddesi gereğince görevli Mahkemenin belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. veya 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
3.Yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
4.Gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yokluklarında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 17/06/2025 Katip... E imza Hakim...
(e-imzalıdır)