1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2024/4952 E. , 2025/7267 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiilerinin ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2022/258 Esas, 2023/68 Karar sayılı kararı ile;
a)Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 53, 58. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
b)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 31/3. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c)Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca beraatine,
d)Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/1687 Esas, 2023/2776 Karar sayılı kararı ile;
a)Sanıklar ... hakkında kasten öldürme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine,
b)Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili ile sanık ve müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 53, 58. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
c)Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 31/3. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; suçun tasarlanarak işlendiğine, sanıklar ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi uyarınca müşterek fail aksi halde aynı Kanun'un 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanıklar ...'ın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ... ve müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; eylemin meşru savunma kapsamında kaldığına, öldürme ya da yaralama kastının bulunmadığına, haksız tahrik ve takdiri indirim hükmünün uygulanmadığına ilişkindir.
4.Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun suça iştirak etmediğine, üst sınırdan ceza verildiğine, takdiri indirim hükmünün uygulanmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE
1.Sanık ... Ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükümlere esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemlerin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından öldürme kastı ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket edip fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, suça sürüklenen çocuğun yaşı ile orantılı olarak ceza miktarının belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı, ilk haksız hareketin suça sürüklenen çocuktan kaynaklandığı, etki tepki dengesinin sanık ve suça sürüklenen çocuk lehine bozulmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanıklar ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ... 'ın arkadaş oldukları, sanık ...'in de suça sürüklenen çocuk ...'ın babası olduğu, diğer sanık ...'ın da sanık ...'in arkadaşı olduğu, suç tarihinde suça sürüklenen çocuk ... ile arkadaşı sanık ...'ın ...'ın babası olan sanık ...'in iş yerinde alkol aldıkları ve sarhoş oldukları, o sırada maktulün torununun sünnet düğününün başka bir yerde yapıldığı ve bu sünnet düğününe suça sürüklenen çocuk ...'ın annesinin de katıldığı, suça sürüklenen çocuk ...'ın annesinin o sırada ...'ı arayarak düğün alanından kendisini gelip almasını istediği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ...'ın araç ile düğün alanına giderek ...'ın annesini eve bırakmak amacıyla araca almak istedikleri sırada, düğün yerinde ... isimli şahsı gören suça sürüklenen çocuk ...'ın alkolün de etkisi ile onunla tartışmaya başladığı ve ... isimli şahsa vurduğu, yanında olan arkadaşı sanık ...'ın da yine ... isimli şahsa vurduğu, bu şekilde düğün alanında olay çıkardıkları, ancak araya girenlerin kavgayı ayırdıkları ve suça sürüklenen çocuk ...'ın annesini araca bindirip yolda giderken düğün alanında bulunan bir kısım kişiler için "ben tekrar gideceğim oraya, onların anasını si... görecek onlar" şeklinde sözler söylediği,
Suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...'ın suça sürüklenen çocuğun annesini eve bıraktıktan sonra aracı da evde bırakıp yaya olarak tekrar suça sürüklenen çocuk ...'ın babası olan sanık ...'in iş yerine geldikleri, orada bir müddet daha alkol daha aldıkları, daha sonra suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...'ın yanlarında arkadaşları olan tanık ...nin de bulunduğu halde özellikle suça sürüklenen çocuk ...'ın ısrarları üzerine yeniden düğün alanına gitmeye karar verdikleri, motosiklet ile yeniden sünnet düğününün yapıldığı alana gittikleri, düğün alanında bulunan bir kısım şahısların yine suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ...'ın geldiğini görmesi üzerine onları engellemeye ve geri göndermeye çalışmak istedikleri, aralarında bu amaçla yeniden tartışma çıktığı, tartışmanın arbedeye dönüştüğü, suça sürüklenen çocuk ...'ın düğün alanında bulunan maktulün oğlunun bacanağı olan inceleme dışı katılan ...'e yumruk atmak suretiyle vücudunda 1. derecede kırık oluşacak şekilde yaraladığı, maktulün de "niye düğünümüzü bozuyorsunuz" diyerek suça sürüklenen çocuk ...'a vurduğu, suça sürüklenen çocuk ile sanık ...'ın aynı şekilde düğün alanında haksız şekilde olay çıkarmaya devam etmeleri sebebiyle polisin arandığı, polisin olay yerine geleceğini duyan suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ...'ın olay yerinden kaçtıkları ancak kaçmadan önce olay yerinde sorun çıkartan ve kavgaya karışan suça sürüklenen çocuk ...'ı götürmek isteyen sanık ...'ın da alkollü olması sebebiyle bu kez suça sürüklenen çocuk ... ile aralarında tartışma çıktığı ve karşılıklı olarak suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ...'ın kavga ettikleri, birbirlerine vurdukları, polisin olay yerine gelmesi sebebiyle olay yerinden kaçtıkları,
Sanık ... ile yanındaki arkadaşı tanık ...nin suça sürüklenen çocuk ...'ın babası olan sanık ...'in iş yerine gittikleri, suça sürüklenen çocuk ...'ın ise başka bir arkadaşının çiğ köfte dükkanına gittiği, orada suça sürüklenen çocuk ...'ın babası sanık ...'i arayarak düğün yerinde kavga ettiğini söylediği gibi yine sanık ...'e başka kişilerin de haber vermek suretiyle düğün yerinde oğlunun kavga ettiğinin söylendiği, bu sırada arkadaşı sanık ... ile başka bir yerde alkol alan sanık ...'in sanık ... ile beraber arabaya binerek sanık ...'in iş yerine geldikleri, sanıklar..., ...'ın olayda kullanılan av tüfeği ile ruhsatsız tabancaya kartuş/ mermi doldurdukları, sanık ...'in tabancasını alarak beline koyduğu, av tüfeğini ise sanık ...'dan arabaya koymasını istediği, sanık ...'ın da arabanın direksiyonuna geçerek olay yeri olan düğün alanına gitmek üzere birlikte hareket ettikleri, yolda giderken suça sürüklenen çocuk ...'ın bulunduğu çiğ köfte dükkanına uğradıkları ve suça sürüklenen çocuk ... ile karşılaşan babası sanık ...'in haksız yere düğün yerinde olay çıkarttığı için tokat atmak suretiyle ...'ı basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaraladığı bilahare arabaya binmesini istediği, sanıklar ..........., ............. ile suça sürüklenen çocuk ... ve tanık ..............olduğu halde araba ile olayın meydana geldiği düğün alanına hareket ettikleri,
Sanık ..., suça sürüklenen çocuk ... ve tanık ...nin arkada oturduğu, sanık ...'ın arabayı kullandığı, sanık ...'in de önde oturduğu, düğün alanına gittikleri ve ilk olarak arabadan sanık ...'in indiği, yürüyerek düğün alanına gittiği, arkasından suça sürüklenen çocuk ...'ın indiği ve düğün alanına koşarak gittiği, tanık ...nin arabadan inerek düğün alanından farklı bir yöne doğru kaçmaya başladığı, sanıklar ...'ın da... ve ...'ın arkalarından gittikleri, bu sırada sanık ...'in elinde tabanca diğer sanık ...'ın elinde de tüfek bulunduğu, düğün alanında ise maktul ve yaralanan inceleme dışı tüm katılanların bulunduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın burada düğün alanında bulunan kişilere hitaben "sizi öldüreceğim" diye bağırmak suretiyle saldırıda bulunduğu, doğrudan karşısına çıkan tanık ...'a yumruk attığı, hemen arkasında bulunan sanık ...'in elinde tabanca olduğu vaziyette düğün meydanında bulunan inceleme dışı katılan ...'a silahın kabzasıyla vurmaya başladığı, suça sürüklenen çocuk ...'ın maktule yumruklar savurmaya başladığı, maktulün de elinde bulunan plastik sandalyeyle kendisini korumaya çalıştığı, bu esnada araçtan çıkan sanık ...'ın elinde av tüfeği ile arbedenin olduğu alana geldiği, arkasından da sanık ...'ın geldiği, sanık ...'ın elinde bulunan tüfek ile iki kez havaya doğru ateş ettiği, suça sürüklenen çocuk ...'ın maktule yumruk vurarak saldırdığı, maktulün de plastik sandalyeyi suça sürüklenen çocuk ...'a savurduğu, sanık ...'in tabancanın kabzası ile inceleme dışı katılan ...'e vurduğu, sanık ...'ın maktule yumruk attığı, inceleme dışı katılan ...'ın sandalyeyi arbede yaşanan yere fırlattığı, sanık ...'in tabancayla kalabalığa doğru ateş etmek istediği ancak ateşleme yapamadığı, sonrasında havaya doğrulttuğu yine ateşleme yapamadığı, sanık ...'ın sanık ...'ın elinden aldığı av tüfeği ile kalabalığa doğru hedef alarak bir el ateş ettiği, bu ateş sonucunda inceleme dışı katılanlar ..., ........, ............... ve sanık ...'in yaralandıkları, sanık ...'ın tüfeği plastik masanın üzerine bıraktığı, bu esnada sanık ...'in elindeki tabancayı sokaktaki şahıslara doğrulttuğu ancak yine tabancanın ateşleme yapmadığı, sanık ...'ın masadan tüfeği alarak sanıklar ... ve...'in yanına gittiği, sanık ...'in sanık ...'ın elinden tüfeği alarak maktule doğrulttuğu ancak ateşleme yapamadığı, silahı indirip kontrol ettikten sonra tekrar maktule doğrultarak ateş ettiği, maktulün kaçmaya başladığı esnada sanığın arkasından giderek ateş etmeye devam ettiği, maktulün sırt üstü yere düştüğü, suça sürüklenen çocuk ...'ın tüfeği sanık ...'ten aldığı, maktulün yere düştüğünü gören inceleme dışı katılan ..........'ın olay yerine gelerek tüfeği suça sürüklenen çocuk ...'ın elinden almaya çalıştığı ve aralarında arbede çıktığı, bunu gören sanık ...'in elinde bulunan tabancayı katılan ...'e doğrultarak ateş etmeye çalıştığı ancak tabancanın tutukluk yapması nedeniyle ateş edemediği, sanık ...'in daha sonra olay yerinde bulunan masanın üzerindeki şarjörü tabancaya takarak silahla rastgele ateş etmeye başladığı, akabinde suça sürüklenen çocuk ...'ın tabancayı sanık ...'in elinden aldığı ve bu sefer suça sürüklenen çocuk ...'ın rastgele etrafına ateş ettiği ve bu atış neticesinde inceleme dışı katılan ...'in yaralandığı, suça sürüklenen çocuk ve sanıkların olay yerinden kaçtıkları, otopsi tutanağına göre maktule av tüfeği ile 1 adet atış yapıldığı, maktulün kesin ölüm sebebinin av tüfeği saçma tanesi yaralanmasına bağlı iç organ ve beyin hasarı ile gelişen iç ve dış kanama olduğunun anlaşıldığı olayda;
Sanıklar ...'ın, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi kapsamında fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle müşterek fail olarak hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı, ancak ne amaçla olay yerine gittiklerini bildikleri ve gitmeden önce silahları da bilerek ve isteyerek hazırladıkları, suçun işlenmesi sırasında sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın yanında bulunarak herhangi bir engellemede bulunmadıkları, manevi destek sağladıkları, tüfekle olay yerinde ateş ettikleri, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ı cesaretlendirdikleri ve yardım eden sıfatıyla suça iştirak ettikleri anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları gerekirken, öldürme eylemine iştirak iradelerinin bulunmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
1.Sanık ... Ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/1687 Esas, 2023/2776 Karar sayılı kararında katılan ... vekili, sanık ... ve müdafiileri ile suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2.Sanıklar ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe başlığı altında (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle katılan ... vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/1687 Esas, 2023/2776 Karar Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY
Suça iştirak için öncelikle faillerin bir suçu işlemek konusunda iştirak iradelerini ortaya koymaları ve anlaşmaları gerekir. İştirak iradesi suç işlenmeden önce veya en geç suçun işlenmesi sırasında ortaya çıkmış olmalıdır. İştirak iradesinin mevcudiyeti için, her şerikin diğer faillerle birlikte belirli bir suçun işlenmesine katıldığını bilmesi gerekir. İştirakin kabulü için failde, suça iştirak iradesi olmalıdır.
Yani suça katılanlar önceden, belli bir suçu işleme konusunda aralarında anlaşmalı, irade birliğine varmalıdırlar. Kararlaştırılan bir suç işlenirken, faillerden birisinin diğerlerinden habersiz bir başka suçu daha işlemesi halinde ise önceden anlaşma olmadığı için, ikinci failin icrasına yardım etmeyen diğer failler, bu suçtan sorumlu tutulmazlar.Herhalde failin başkasının fiiline katıldığını bilmesi ve bunu istemiş olması lazımdır. İstenmemiş olan neticenin husulünde her failin sadece tesadüfî olarak fiillerinin birleşmiş olması iştirake yeterli değildir. Bir suça iştirak ettiğini bilmeyen kimsenin bu cehaleti kastı ortadan kaldırır. İştirak halinde suç işlenmesi halinde, iştirakin nevini saptamak için faillerin karar verme ve icra safhalarındaki tüm hareketlerinin nazara alınması ve topluca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kast insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olup, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir.
Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin saptanması için, eylemin bir evresindeki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Suç işleme kararının aynı suç konusunda alınması gerekir.Yeni ceza yasası kusur teorisini benimsediğini ileri sürmesine rağmen, iştirak konusunda irade teorisini esas almış gözükmektedir. Zira kusur teorisi nedensellik bağından sarfı nazar edemez. İştirak anlaşmasına konu hareket işlenirken kastı aşan bir netice meydana gelmişse, bundan tüm ortaklar kusurları derecesinde sorumlu olurlar.
Uyuşmazlık konusunun isabetli bir şekilde çözümlenebilmesi için müşterek faillik için gereken şartlardan birisi olan "suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurma" unsurunun ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesinde Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. İştirak anlaşmasına konu suç dışında bir suç işlenmişse, ortakların sorumluluğu bu suça iştirak etmiş sayılıp sayılmayacakları hususunun tespitinden sonra tayin edilmelidir.
Sanıklardan birisinin kendince başka bir amaçla mağdura yönelik yaptığı eylemden sonra diğer sanık veya sanıkların ani bir kasıtla beklenmeyen ağır veya başka nitelikteki suçlardan iştirakten sorumlu tutulmaları TCKnın 20. maddesindeki ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil edecektir.
Sanıkların olay yerine geliş veya bulunma amaçları, hangi suç veya suçlar için harekete geçildiği, silahlı veya silahsız olaya katılmaları, suç veya suçlara hangi hareket veya hareketlerle katıldıkları, hangi aşamada olaya katıldıkları, olayların seyir aşamaları, basit düzeyde katılınan suçun şeriklerden birinin ani bir kastı ile ağırlaşıp yani amaç suç dışı bir sonuca ulaşıp ulaşmadığı, basit bir düzeyde bir suç amaçlanmış iken çok ağır bir neticeyle karşılaşılacağını tahmin etme durumunda ağır eylemi yapmayan şeriklerin bu olaya başlangıç aşamasında dahi katılıp katılmayabilecekleri adil bir sonuca ulaşmak için doğru bir şekilde değerlendirilmelidir.
Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir. Bu İlkeler ışığında;
Sanıklar ...'ın, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle iştirak halinde hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ancak ne amaçla olay yerine gittiklerini bildikleri ve gitmeden önce silahları da bilerek ve isteyerek hazırladıkları, suçun işlenmesi sırasında sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın yanında bulunarak herhangi bir engellemede bulunmadıkları, manevi destek sağladıkları, tüfekle olay yerinde ateş ettikleri, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ı cesaretlendirdikleri ve yardım eden sıfatıyla suça iştirak ettikleri karşısında, haklarında 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 39/2-c maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları gerekirken, öldürme eylemine iştirak iradelerinin bulunmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de;
Sanık ..., suça sürüklenen çocuk ... ve tanık ...nin arkada oturduğu, sanık ...'ın arabayı kullandığı, sanık ...'in de önde oturduğu ve düğün alanına gittikleri, ilk olarak arabadan sanık ...'in indiği, yürüyerek düğün alanına gittiği, arkasından suça sürüklenen çocuk ...'ın indiği ve düğün alanına koşarak gittiği, tanık ...nin arabadan inerek düğün alanından farklı bir yöne doğru kaçmaya başladığı, sanıklar ...'ın da... ve ...'ın arkalarından gittikleri, bu sırada sanık ...'in elinde tabanca diğer sanık ...'ın elinde de tüfek bulunduğu, düğün alanında ise maktul ve yaralanan inceleme dışı tüm katılanların bulunduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın burada düğün alanında bulunan kişilere hitaben "sizi öldüreceğim" diye bağırmak suretiyle saldırıda bulunduğu, doğrudan karşısına çıkan tanık ...'a yumruk attığı, hemen arkasında bulunan sanık ...'in elinde tabanca olduğu halde düğün meydanında bulunan inceleme dışı katılan ...'a silahın kabzasıyla vurmaya başladığı, suça sürüklenen çocuk ...'ın maktule yumruklar savurmaya başladığı, maktulün de elinde bulunan plastik sandalyeyle kendisini korumaya çalıştığı, bu esnada araçtan çıkan sanık ...'ın elinde av tüfeği ile arbedenin olduğu alana geldiği, arkasından da sanık ...'ın geldiği, sanık ...'ın elinde bulunan tüfek ile iki kez havaya doğru ateş ettiği, suça sürüklenen çocuk ...'ın maktule yumruk vurarak saldırdığı, maktulün de plastik sandalyeyi suça sürüklenen çocuk ...'a savurduğu, sanık ...'in tabancanın kabzası ile katılan ...'e vurduğu, sanık ...'ın maktule yumruk attığı, katılan ...'ın sandalyeyi arbede yaşanan yere fırlattığı, sanık ...'in tabancayla kalabalığa doğru ateş etmek istediği ancak ateşleme yapamadığı, sonrasında havaya doğrulttuğu yine ateşleme yapamadığı, sanık ...'ın sanık ...'ın elinden aldığı av tüfeği ile kalabalığa doğru hedef alarak bir el ateş ettiği, bu ateş sonucunda inceleme dışı katılanlar ..., ..., ... ve sanık ...'in yaralandıkları, sanık ...'ın tüfeği plastik masanın üzerine bıraktığı, bu esnada sanık ...'in elindeki tabancayı sokaktaki şahıslara doğrulttuğu ancak tabancanın ateşlemediği, sanık ...'ın masadan tüfeği alarak sanıklar ... ve...'in yanına gittiği, sanık ...'in sanık ...'ın elinden tüfeği alarak maktule doğrulttuğu ancak ateşleme yapamadığı, silahı indirip kontrol ettikten sonra tekrar maktule doğrultarak ateş ettiği, maktulün kaçmaya başladığı esnada sanığın arkasından giderek ateş etmeye devam ettiği, maktulün sırt üstü yere düştüğü, suça sürüklenen çocuk ...'ın tüfeği sanık ...'ten aldığı, maktulün yere düştüğünü gören katılan ...ın olay yerine gelerek tüfeği suça sürüklenen çocuk ...'ın elinden almaya çalıştığı ve aralarında arbede çıktığı, bunu gören sanık ...'in elinde bulunan tabancayı katılan ...'e doğrultarak ateş etmeye çalıştığı, ancak tabancanın tutukluk yapması nedeniyle ateş edemediği, sanık ...'in daha sonra olay yerinde bulunan masanın üzerindeki şarjörü tabancaya takarak silahla rastgele ateş etmeye başladığı, akabinde suça sürüklenen çocuk ...'ın tabancayı sanık ...'in elinden aldığı ve bu sefer suça sürüklenen çocuk ...'ın rastgele etrafına ateş ettiği ve bu atış neticesinde inceleme dışı katılan ...'in yaralandığı, suça sürüklenen çocuk ve sanıkların olay yerinden kaçtıkları, otopsi tutanağına göre maktule av tüfeği ile 1 adet atış yapıldığı, maktulün kesin ölüm sebebinin av tüfeği saçma tanesi yaralanmasına bağlı iç organ ve beyin hasarı ile gelişen iç ve dış kanama olduğu kabul edilen olayda;
Kamera görüntülerinden görüldüğü üzere sanıkların düğün alanına geldikten sonra araçtan indikleri, .......'nin koşarak önden karşısına çıkan ilk kişi olan, düğün alanında bulunan, önceki olaylarda yer almayan tanık ...'ya yumruk attığı, bu esnada ........nin hemen arkasından gelen sanık ...'in belinde bulunan tabancasını çıkararak düğün meydanına girdiği, yine araçta bulunan sanıklar ...'ın araçtan çıktığı, .........'ın av tüfeğini alarak düğün meydanına doğru yaklaştığı, elinde bulunan tüfekle havaya doğru bir el ateş ettiği, devamında .................nin maktulle karşılıklı birbirlerine vurmaya başladıkları, yine sanık ...'in elinde bulunan tabancanın kabzasıyla katılan ...'ün kafasına doğru birkaç kez vurduğu, aynı saniyelerde olay yerine gelen sanık ...'ın, sanık ...'ın elinden tüfeği almaya çalıştığı, alamayınca arbede içerisine doğru girdiği, karşısına ilk çıkan maktule yumruk vurduğu, bu esnada sanık ...'ın bir el daha havaya doğru ateş ettiği, sanık ...'ın sanık ...'ın elinden tüfeği zorlayarak aldığı, kalabalığın üzerine yere doğru bir el daha ateş ettiği, bu esnada sanık ...'in yaralanmasını görmesi üzerine av tüfeğini masaya bıraktığı, daha sonra sanıklar ...'ın diğer sanık ve ...yi olay yerinden götürmek istedikleri lakin elinde sandalye bulunan maktulün ...ye doğru sandalyeyi kaldırarak saldıracak vaziyette hareket ettiği, ...nin elini kaldırarak maktulün durmasına yönelik harekette bulunduğu, bunu gören sanık ...'in tüfeği alarak maktule doğru hareket ettiği ve maktul kaçarken arkasından birkaç el ateş ettiği ve maktulün bu esnada kafasından vurularak olay yerinde vefat ettiğinin görülmesi,
Gerek kamera görüntülerinde sanıkların açıklanan eylemleri gerekse de taraflar arasında öldürmeye sebep olabilecek nitelikte bir husumet olmaması , sanık ...'in kavganın bitirilmesine yönelik olarak havaya 2 kez, daha sonra sanık ...'ın ise av tüfeği ile arbedeyi ayırmak amacıyla hedef gözetmeksizin yere doğru bir el ateş etmesi ile tüfekten çıkan saçma tanelerinin isabet etmesi sonucu katılan ...'ın sağ bacağından, müşteki ...'in ayağından, katılan ...'ın sol ayak bileğinin üst kısmından ve beraber geldikleri sanık ...'in de ayağından yaşamlarını tehlikeye sokmayacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmaları, tüfeği masanın üzerine bırakmış olması, bu ateş sonucunda nitelikli yaralanmalarda meydana gelmediğine göre bu atışında kavgayı bitirmeye yönelik olarak ta değerlendirilebileceği, bu sanıkların arbede esnasında toplam 3 kez ateş etmiş olmalarına rağmen birden fazla kişiyi öldürebilecek durumdayken bu mahiyette bir icraatte bulunmamalarının öldürme eylemine iştirak etmediklerine yönelik kuvvetli bir gösterge olması, yukarıda arbede esnasında sanık ...'ın kalabalığı ayırmak amacıyla iki kez havaya ateş etmiş olması, sanık ...'in silahla katılanlara yönelik öldürmeyle sonuçlanabilecek silahlı eylemlerinin olmasına rağmen sanıklar ...'ın ısrarla sanık ...'i olay yerinden götürmeye çalışmaları, tüfeği saklamaya çalışmaları ,
Sonuç olarak tüm sanıkların olay yerine maktulü öldürmek amacıyla gelmedikleri, zira önceki olayın maktulle bir ilgisinin olmadığı, ... ve sanık ...'ın düğünde dövdükleri ... ile kendilerini ayıran müştekiler ... ve ...'dan hesap sormak amacıyla olay yerine gidilmiş olması,
Sanık ... ve ...'ın karıştığı kavgaya sanıklar ...'ın fiili olarak dahil olmayıp aksine bu kavganın bitirilmesine yönelik tüfekle 2 el havaya bir elde yere doğru ateş edilmesine rağmen devam eden kavga sırasında...ve maktul ...'in birbirlerine vurmaları,sanık ...'ın ateş etmesi sonucu müşteki ...'in yere düştüğü diğer müştekilerin ise olay yerinden kaçarak uzaklaştıkları, müşteki ...'in yerde acı içinde kıvranıp bağırdığını gören maktul ...'in eline plastik sandalye alarak oğlunun başında ayakta beklediği esnada sanık ...'ın masanın üzerinde bulunan tüfeği alarak uzaklaştırmaya çalıştığı, ancak sanık ...'in sanık ...'ın elinden tüfeği aldığı, maktul ...'in karşısında duran mağdur ...'ın sol kolunu yukarı doğru kaldırarak maktulün kendisine vurmamasını söylemeye çalıştığı sırada mağdur sanık ...'in elindeki tüfeği maktul ...'e doğrultarak doğrudan hedef gözetmek suretiyle maktule doğru iki el ateş etmesi , dolayısıyla sanık ...'in kavga esnasında ani bir kararla tüfeği alarak maktulün ölümüne neden olması, bu sırada sanıklar ...'ın sanık ...'in bu tüfeği hangi amaçla aldığını ve ne yapacağını bilebilecek durumda olduklarının net bir şekilde söylenmemesi dışında müdahale edebilecek durumda olup olmadıklarının da kesin bir şekilde belirlenememesi, bu sanıkların birisini öldürme veya maktulü öldürme niyetlerinin olması durumunda daha önce bu tüfekle sanık ...'in iki kez havaya ve sanık ...'ın ise maktule isabet etmeyecek ve yere doğru bir kez ateş etmeleri dışında sanık ... bu tüfeği almadan önce zaman ve fırsatları olduğu halde maktule yönelik bir eylemlerinin olmasınında maktulün öldürülmesi suçuna iştirak etmediklerini gösterdiği, Nitekim bu sanıkların bu suçu iştirak halinde işlediklerine dair her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden üzerilerine atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.