7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2025/4039 E. , 2025/4040 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Asıl davada davacı ... vekili ve birleştirilen davada davacı ... vekili; müvekkilinin hissedarı olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, 5219 parsel sayılı taşınmazdaki bahçeli kargir ev vasıflı taşınmazın önceki hissedarı ... İnş. Ltd. Şti. tarafından sahip olunan 1/2 payın 19.09.2019 tarihinde 20.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, ön alım hakkı kapsamında dava konusu 1/2 payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'nin kendi akrabası olan davalı ...'a başvurarak dava konusu taşınmazda aralarına yabancı paydaş girmesin diye müteahhidin satacağı yarı hisseyi almasını teklif ettiğini, davalı ...'ın ise yeterli parası olmadığı için taşınmazını ve taşıtlarını vermek suretiyle arsanın yarı payını aldığını, trampa sözleşmesine göre davacının iki adet aracın önce zilyetliğini sonra mülkiyetini devrettiğini, ancak noterde trampa araç olduğunu belirtmeyerek satış olarak gösterdiklerini, fakat daha sonra 06.04.2019 tarihli trampa sözleşmesinde araçların takas yapıldığını belirttiklerini, satıcı olarak görünen ... 'nın vergiyi çok göstermemek için düşük bedelle satış yaptıklarını, ancak kişileri aldatma amaçlarının ve muvazaanın söz konusu olmadığını, müvekkili ...'ın ayrıca 200.000,00 TL kredi çekerek takas bedelini denkleştirdiğini, ...'ın takas suretiyle devrettiği evin 390.000,00 TL ve araçlarının her ikisinin toplamının 200.000,00 TL sayılarak 850.000,00 TL'nin toplam takas bedeli olduğunu, davacının da tüm gelişmelerden haberi bulunduğunu, taşınmazın fiilen taksim edilerek kullanıldığını, gerçek amacın ise akrabalar arasında satış yapılması olduğunu, mirasçıların taşınmazı aralarında fiilen bölüştüklerini, müteahhit/satıcı ... 'ya satılırken de bölünen taşınmazın satılan kısmına ev yapmak amacıyla satıldığını, ancak yaşanan ekonomik kriz nedeniyle evin yapılamadığını, davalı ...'ın ise kendi evinin bitişiğindeki bu kısmı fiilen kullanmakta olduğunu, evinin bulunduğu kısımda dava konusu arsa üzerindeki barakada eşyalarının bulunup arsanın müteahhit ...'in satın alması üzerine bölündüğünü, akrabası olan tüm paydaşların da bu kullanıma rıza gösterdiklerini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2023 tarihli ve 2022/70 E., 2023/133 K. sayılı kararıyla; "...Davalının trampa iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede, davalı tarafça yapılan işlemin takas (trampa) işlemi olduğu ileri sürülmüş ancak tapuda yapılan devrin satış olarak kütüğe geçirildiği, hiç kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceği, yine trampaya konu edildiği iddia edilen 4 43... parsele ilişkin davalı ile dava dışı ... Yapı İnş. Ltd. Şti. arasında devir işleminin bulunmadığı, bildirilen araçların satışlarının 2019 yılı ocak ve şubat aylarında yapıldığı, dava dışı ... Yapı İnş. Ltd. Şti. ile bağlantıları tespit edilemediğinden söz konusu işlemin trampa olduğunun ispat edilemediği; davalının fiili taksim iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemede ise ön alım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanmasının, TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmayacağı..." gerekçesiyle; davacı ... vekilinin davalı ... aleyhine açtığı şufa davasının kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, 5219 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 1/2 hissenin iptali ile işbu dosya ile birleştirilen Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/370 Esas sayılı dosyası da dikkate alınarak davacı ... adına davalıya ait olan 1/2 hissenin yarısı olan 1/4 hissesinin davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar vermiştir. V. EK KARAR
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2025 günlü ek karar ile; "...Her ne kadar Dairemizce ön alım bedeli dikkate alınarak kesin şekilde karar verilmişse de, davalı vekilinin temyiz talebinin dayanağı olarak gösterdiği Anayasa Mahkemesinin 2021/46030 Başvuru no, 23/10/2024 karar tarihli kararı gereğince gerekli değerlendirmenin yapılabilmesi için dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesine..." karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2025 günlü ek kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunan olmamıştır. Anayasa Mahkemesinin 23.10.2024 karar tarihli ve 2021/46030 Başvuru No.lu, kararı gereğince gerekli değerlendirmenin ve temyiz incelemesinin yapılabilmesi için dosya Yargıtaya gönderilmiş ve Dairemiz esasına kaydedilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; kök muris ...'in çocuklarının kendi hisselerini 13.03.2017 tarihinde müteahhit ... 'ya satıp devrettiklerini, 2018 yıllında ise ...'in işlerinin bozulmuş ve buraya inşaat yapamayacak olması nedeniyle hisseyi 850.000,00 TL'ye satmak zorunda olduğunu diğer kök murislerin mirasçılarına bildirdiklerini, davalının evinin bitişikte olup dava konusu arsaya da kaymış olması sebebiyle istemsiz bir kullanımının bulunduğunu, fakat Mahkemece bu fiili kullanımın dikkate alınmadığını, tanık dinlemediğini, gerçeğin sorgulanmadığını, trampa iddialarının değerlendirilmediğini, özellikle de davacı ... yönünden hiç inceleme yapılmadığını, Anayasa Mahkemesince gerçek değer ile resmi senetteki değer arasındaki aşırı dengesizlik nedeniyle bu belirsizliğin kanun yolu incelemesine engel olarak mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarının bu nedenle kabul edilebilir olduğuna karar verildiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu'nun 732 ve devamı maddeleri gereğince ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
2025 yılı itibariyle Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz kesinlik sınırı 544.000,00 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesince ön alım bedelinin 20.300,00 TL olduğu gerekçesiyle temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin karar verilmiş ise de, davalı taraf, ön alıma konu payın değerinin açıkça 850.000,00 TL olduğunu bildirdiğinden ve yine ön alım bedeline de bu yönüyle itiraz ettiğinden, aradaki farkın miktarı olan 829.700,00 TL üzerinden davalının temyiz hakkının bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizce temyiz incelemesine geçilmiştir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.