10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:Davacı vekili----- harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin ------- plakalı aracı arıza nedeniyle emniyet şeridinde çekiciye yüklendiği sırada davalıların aracının tam ve asli kusurlu olarak çarpması nedeniyle ağır hasara uğramış ve pert olmuştur. Müvekkile ait aracın değerinden/pert bedelinden şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketi sigorta poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, Davacı müvekkilin ailesiyle birlikte ticaretinde kullandığı aracı pert olması nedeniyle kullanılamadığından işlerinde kullanmak ve hastaneye götürülebilmesi için belli bir süre araç kiralamak zorunda kalınmış, aracın çekici ve otopark ücretleri de müvekkil tarafından ödenmiştir. Bu nedenle müvekkilin aracından mahrum kalması nedeniyle uğradığı kazanç kaybı/mahrumiyet bedeli ve araç kiralama, çekici, otopark vs masraflara karşılık şimdilik 5.000,00 TL.'nin; kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, İhtiyati haciz talebimizin kabulü ile davalılar adına kayıtlı araç ve taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz şerhi konulmasına, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile tarafımıza ödenmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz." denmiştir.
CEVAP
Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacının işbu davayı Kısmi/Belirsiz dava olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmamaktadır. Nitekim davacının huzurdaki dava bakımından talep ettiği değer kaybı bedeli tutarı net bir şekilde tespit edilebilir bir zarar kalemi olmakla nitekim daha evvel müvekkil şirkete başvurusu kapsamında da kısmi nitelikte bir talepte değil net bir tutar talep edilmiştir. Dolayısıyla huzurdaki başvurunun kısmi dava olarak ikamesinin davacı açısından hukuki faydası bulunmamaktadır. Müvekkil şirket nezdinde ------- poliçe no ile ---- tarihleri arasında ---- sigortalanan --- plaka sayılı aracın --- tarihinde karıştığı iddia edilen kazada ------------plaka sayılı araçta meydana gelen hasarının karşılanması amacıyla, davacı yanca işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu taleplere katılmak mümkün değildir. Usul eksikliğine ilişkin beyanlarımız saklı kalmak ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek isteriz ki; sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına sigorta limiti 50.000,00 TL ile sınırlıdır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket bu teminat ile sorumludur. Davacı yan dava dilekçesinde aracın pert olarak tespit edildiğini akabinde teminat limitinde ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin yeterli olmadığını iddia etmiştir. Ancak müvekkil şirket tarafından davacıya ilgili hasar dosyası kapsamında ödeme yapılmamış olup davacı yan bakiye pert ücreti talep etmekte olup işbu talebin reddi gerekmektedir. Dosyada davacı yan tarafından sunulmuş pert kaydı, ağır hasar belgesi, çekme belgesi veya rayiç çalışma raporu bulunmamaktadır. Yukarıdaki beyanlarımız saklı kalmak ve davayı kabul anlamına gelmemek kaldıyla ifade etmek isteriz ki; müvekkil şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetindedir.--------- sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlanır. Sigortacı ise , KTK ve Genel Şartlar mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işletenin sorumlu bulunması gerekir. Dolayısıyla KTK.86.madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacaktır. ---------kararı bu yöndedir. Kaldı ki KTK Madde hükmünce 86 hükmünce İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın kazanın meydana geldiğini ispat ederlerse sorumluluktan kurtulur. -------- kararı bu yöndedir.
Araç mahrumiyet zararının dolaylı zarar niteliğinde kabul edilmesi sebebiyle trafik sigortası genel şartları gereğince poliçe teminatı dışında kalmaktadır.
Davacı tarafın, bahse konu aracın onarımı süresince mahrumiyet zararı taleplerini kabul etmemekteyiz. Zira mahrumiyet zararına ilişkin talepler dolaylı zarar niteliğinde olup, müvekkil şirket nezdinde düzenlenen ----------- sigortası teminatı dışında kalmaktadır. Buna göre trafik sigortası kapsamına dahi girmeyen aracın kullanılamamasından ötürü uğranılan kazanç kaybı zararından dolayı herhangi bir sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Bu nedenle işbu talebin tarafımız yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Aynı şekilde uzman kişilerce hazırlanmamış olan yalnızca trafik görevlisinin kusur isnadı üzerinden düzenlenen kaza tespit tutanağının esas alınarak müvekkil sigorta şirketine sorumluluk yüklenmesi hukuka aykırıdır.Dosya kapsamında yapılan incelemede ------ sayılı plakalı araç sürücüsü 2918 sayılı KTK madde 59;" Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır." kapsamında asli kusurlu oluğu anlaşılmıştır. İşbu sebeple davacı yanın bu yöndeki talebinin reddi gerekmektedir. Davacının tazminat taleplerinde, talep edebileceği faiz yasal faizdir.-------- tarihli kararında aynen zikredildiği gibi;
Tazminata konu kaza, haksız fiilden kaynaklandığındanuygulanması gereken faiz yasal faiz olup, başvuru sahibi tarafından talep edilen tazminat tutarına avans faizi talep edilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Yukarıda yer vermiş olduğumuz itiraz sebeplerimiz baki kalmak ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile belirtmek isteriz ki, bir an için müvekkil şirket bakımından yukarıda yer verilen nedenlerle davanın reddi cihetine gidilmeyecek olması halinde esasa ilişkin olarak da tüm haksız istemlerin ve davanın reddini talep etmekte olduğumuzu saygılarımızla beyan ve ifade ediyoruz. " denmiştir. Davalı --------vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf, huzurdaki davayı ikame etmeden önce davaya konu talepleri ile ilgili olarak sigorta şirketine başvuru yapmış olup sigorta şirketi tarafından bir pert bedeli belirlenmiştir. Söz konusu bedel tespit edilmişken ve aracın kaza tarihi itibari ile kasko bedeli de belliyken davaya konu alacak kalemlerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği iddiası ile belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiş olması hukuka aykırıdır.
Davacı taraf, talep ettiği tüm alacak kalemlerini hasar faturaları ve ekspertiz raporları ile tespit etmiş olmasına rağmen söz konusu evrakları dava dosyasına sunmamakta, bilirkişi raporları ile tespit edilecek farazi bedeller üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalışmaktadır.
Davacı taraf vuku bulan trafik kazası sonucu, mahkemeniz huzurunda ikame ettiği dava ile müvekkiline ait araçta meydana geldiği iddia edilen hasar bedeli, hak mahrumiyet bedelini, araç kiralama bedelini ve masraflarını talep etmektedir.Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki, dosyada mübrez bilgi ve belgelerin hiçbiri tarafların kusur oranlarını tespit etmeye elverişli bulunmamaktadır. Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilin sorumluluğunun tespiti için mahkemeniz tarafından----- Seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi ve ayrıca ----marifetiyle kusur durumu tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğu aşikardır.Açıklanan nedenlerle, davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın ----- seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişiye ve---- tevdi edilmesi gerekmektedir. Zira huzurdaki davada kontrolsüz ve güvenliksiz bir şekilde emniyet şeridinde bekleyen ----- plakalı araç şoförü ağır kusurludur. Bu durum motorlu araç işleten konumunda olan müvekkil yönünden sorumluluğu kaldıran bir haldir. Davacının ağır hasarının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.86 uyarınca müvekkilin sorumluluğunu ortadan kaldırdığının tespiti ile davanın reddine karar verilmelidir.
Davacı taraf, ------ plakalı aracın ---- tarihli kaza sebebiyle pert olduğu iddiası ile aracın pert bedelini talep etmektedir. Öncelikle belirtmemiz gerekir ki aracın kaza sebebiyle pert olduğu iddiasını kabul etmemek üzere bu bedelden sorumlu olan taraf davalı sigorta şirketi ve davalı sürücüdür. Nitekim kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmayan müvekkil şirketin söz konusu talepten sorumlu tutulabilmesi mümkün değildir.
Davacı tarafça talep edilen mahrumiyet bedeli, araç kiralama bedeli ve çekici otopark masrafı hukuka aykırıdır. Davacı aynı kaza sebebiyle hem araç için mahrumiyet bedeli hem de araç kiralama bedeli talep edemeyecektir. Zira aracın kullanılmaması sebebiyle mahrumiyet bedeli talep edilirken bunun yanında araç yerine kiralama yapıldığı iddiası ile araç kiralama bedeli talep edilmesi kötü niyetli olup hukuken korunamaz.
Davacı taraf mahrumiyet bedeli, araç kiralama bedeli ve çekici, otopark masrafı taleplerini hiçbir şekilde somutlaştırmamış olup soyut beyanlar üzerinden tazminat talebinde bulunulmaktadır. Ve yine taleplerini ayrımlaştırmış dahi değildir.
Davacı tarafa taleplerini ayrımlaştırmak üzere kesin süre verilmesi; kesin süre içinde taleplerin ayrımlaştırılmaması halinde davanın reddine karar verilmelidir. Emsal Yargıtay kararlarına göre somutlaştırılmamış alacak taleplerinin kabul edilemez. Davacı cevap dilekçesi ekinde bir takım fiş ve faturalar sunmak suretiyle gerçek dışı bu alacak taleplerine gerekçe oluşturmaya çalışmaktadır. Ancak ne için alındığı dahi belli olmayan bu hizmetlerin müvekkilden talep edilebilmesi mümkün değildir.
Davacı taraf, çekici, otopark v.s. masrafı taleplerini davalı sigorta şirketi dışında diğer davalılara yönlendirmiştir. Ancak, müvekkil şirkete ait aracın --- davalı ----- poliçe limiti kapsamında olan çekici,otopark giderlerinde sorumludur. Bu bedellerin Allianz Sigorta dışında kalan davalılardan talep edilmesi bu davalı yönünden feragat anlamına gelmektedir. Davacının işbu taleplerinin kabulü halinde davalıların müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olacağı bu bedeller yönünden yapılan feragat tüm davalıları bağlayacağından çekici, otopark v.s. masrafı taleplerinin reddine karar verilmelidir.
Davacı taraf dava dilekçesinde talep ettiği alacak kalemlerine avans faizi işlenmesini talep etmektedir. Ancak haksiz fiilden doğan tazminatlarda uygulanması gereken faiz "yasal faiz" olduğundan avans faizi talebine itiraz ediyoruz." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava;
TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (pert bedeli, mahrumiyet bedeli vd.) talebine ilişkindir.Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. -------- Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;---- tarihinde meydana gelen trafik kazasında --- plakalı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda kusurlu olmadığı, ----- plaka sayılı davalı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği bu haliyle mahkememizce hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile dava konusu kaza nedeniyle---------- sayılı araçta (noter satış senedi dikkate alınarak)85.000,00 TL pert bedeli, 600,00 TL kurtarıcı bedeli, 450,00 TL ve 532,00 TL otopark ücreti bedeli ile (araç km ve modeli göz önünde bulundurularak makul kabul edilen) 2.090,00 TL mahrumiyet bedeli üzerinden değer artırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davanın davalı sigorta yönünden konusuz kaldığından davalı sigorta yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın kısmen kabulü ile; -Davanın davalı sigorta yönünden konusuz kaldığından davalı sigorta yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, -35.000,00 TL pert bedeli tazminatı+2.090,00 TL mahrumiyet bedeli tazminatı+600,00 TL kurtarıcı çekme bedeli+450,00 TL otopark ücreti+532,00 TL otopark ücreti olmak üzere toplam 38.672,00 TL tazminatın 13.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----------müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3.Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 2.641,68 TL harçtan peşin alınan 256,17 TL harç ile 469,33 TL ıslah harcının toplamı olan 725,50 TL'den mahsubu ile bakiye 1.916,18 TL karar harcının davalılar--------- müşterek müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4.Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 256,17 TL peşin harç, 469,33 TL ıslah harcı ve 179,90 TL başvurma harcı davalılar ------ müşterek müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 38.672,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------- müşterek müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 1.328,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar------VERİLMESİNE,
7.Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.383,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.383,25 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 6.483,94 TL yargılama giderinin davalılar -------müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Kabul red oranına göre belirlenen 2.474,88 TL Arabulucu ücretinin davalılar----- müşterek müteselsilen tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 725,12 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.. 22/01/2026